ekran bağımlılığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekran bağımlılığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2018 Çarşamba

Hangi Çizgi Filmleri İzliyorsunuz ?

    Berkay'ın izlediği ve hayatımıza işleyen bazı çizgi filmler var.Lego Ninjago,Transformers ve Ben10.Bazen Vampirina ve Doctor Doti'de izliyor.Bunlar toplamda 25-35dk arası sürüyor bunun dışında ekranla pek işi yok.Bazen animasyon filmler izliyoruz beraber, Pixar filmlerini çok seviyoruz.Berkay özellikle Halloween temasını;Thriller'den dolayı zombileri ve danslarını,vampirleri,uzaylıları falan çok seviyor.Ama sevilmeyecek gibi değiller ki helede Küçük Vampir Rüdiger.Küçük Vampir ve Jill Murphy 'nin Cadılar Okulunu okuduğumda küçücüktüm ve böyle fantastik öykülere bayılırdım sonra Orta Dünya;Narnia,Hogwarts falan girdi hayatıma.Ben çok severdim o yüzden ben çocuğumun bunları sevmesini çok absürt görmüyorum.
    Okul psikoloğu zaman zaman yaptıkları konuşmalarda, sorularına verdiği cevaplarda farklı karakterlerden bahsettiğini duyunca şaşırmış.Kötü mü yaptım ki acaba diye sordum ama çocuk seviyor ve korkmuyorda, o bazı çocukların böyle şeylere çok farklı tepkiler verebileceğini ama Berkay'ın kötü karakterlerle bile empati kurduğunu ve bunun anormal olmadığını belirtti.Mesela Noel Baba yerine Krampus'u seviyor.”O neden kötü hiç sordun mu, nereden biliyorsun neden yalnız kaldığını” dedi, “herkes ondan korkup kimse onunla arkadaşlık etmediğinde yalnız kalmıştır yazık” dedi!
Neyse bende Lego çok sevdiği için kayıtlara bakarken gördüm StarWars ve Friends'te var, dedim kayıt edeyim belki beğenir izler.Star Wars sarmadı,bir iki bölümde Friends'i izledikten sonra “bu kızlar çok kavga ediyor izlemek istemiyorum,geriliyorum” dedi. “Annecim Ninjago'da sürekli dövüş vs var ama aynı şey değil mi” dedim. “Anne onlar Ninjalık yapıyor tabiki dövüşecekler ama çok iyi arkadaşlar,ustaları onları seviyor beraberce kazanıyorlar” dedi.Devam etti “ ama bu kızlar öyle değil biri hep onun dediği olsun istiyor,sürekli kızıyor,küsüyor hep yalnız kalınca anlıyor özür diliyor,arkadaşlarıda affediyor.Sürekli yanlış yapıyor,sürekli kavga ediyor hiç sevmedim” dedi.Aslında haklı bahsettiği karakter (sarışın olan) çok sorunlu ve aşırı rekabetçi bende sevmemiştim.


Ninjaları çok seviyor diye kavgacı olacağını düşünmek,bilgisayar oyunlarında adam öldürüp katil olacağını düşünmek kadar saçma.Tabiki olumsuz etkileri vardır ama zaten bazı çocuklar şiddete eğilimli oluyor ve bu oyunlar yada filmler yüzünden değil,çoğunlukla aile ortamları yüzünden oluyor. Bu tip mecralar da sadece var olan olumsuz duyguları pekiştiriyor.Zarar verme eğilimi olan çocuklar için farklı yollar izlenmelidir elbette fakat oyunun sadece oyun ve masalın sadece masal olduğunu düşünen realist çocuklarda var, hepsini aynı kefeye koyup genel bir görüş belirtmek ne kadar profesyonel olur bilemiyorum.Mesela ikimizde aynı şeyi izledik ama ne kadar farklı anlamlar yüklemişiz.
   Paw Patrol,Pijamask gibi toplu arkadaş gruplarının olduğu, özelliklede göreve yönelik şeyleri izlemekten zevk aldığını fark ettim.Ama dediğim gibi fantastik şeyleri izlemekten zevk alıyor ama pek hayalgücü olduğu söylenemez.Okuldan bir video geldi bana ,öğretmen hayalindeki evi anlat diyor bazı çocuklar ponnyler ile bazıları ise gökkuşağında yaşamayı istediğini söylüyor..benim sıpam aynen şölye ifade ediyor “teraslı ve havuzlu bir ev istiyorum birde denize yakın olsun!” Hayal değil de müteahhit projesi anlatıyor bebe:) Benim ona izlettirdiğim şeyler gerçek algısını bozar diyorlar ama hiçte öyle bir şey olduğu yok,onların gerçek olmadığının farkında çocuk.
Geçen akşam annemlere çaya gittik babam futbol maçı izliyordu,değiştir dedim hayvan belgeseli açtı.Annem katil balinaların kıyaya kadar yanaşıp fokları avlamasına hatta karınları doyduğunda suda cesetleri birbirlerine fırlatarak oynamalarına dehşet içinde bakıyor,bir yandan “tühhh tühh,ahhh vah,ayyyy gitti hayvan kıyamam” yorumları yapıyordu.Çocuk o sırada Lego oynuyor ve tv ile ilgilenmiyor gibi gözüküyordu ama bakmış demek ki en sonunda kalkıp tv'nin önüne geldi ve ellerini açıp resmen isyan etti “sizin televizyonunuzda ne biçim filmler var böyle ya!” diye.Böyle görüntülerden haliyle rahatsız oldu ama bir kaplanın antilopu parçalamasından rahatsız olmayarak izleyecek bir sürü çocuk ta var.Ve burada önemli olan biz dizi/film yada herhangi bir program izlerken çoook daha dikkatli olmalıyız çünkü izlemiyor,ilgilenmiyor gibi gözükselerde herşeyi kapıyorlar.İzlediği herşeyde eğitimle,bilimle vs ilgili olsun diye kasmıyorum ama şiddet içeriğine ve verdiği mesajlara dikkat etmeye çalışsam da bazen olmuyor.Artık küçük çocuklar için olan programlar da bile yetişkin içerikleri var.


Sizler neler izletiyorsunuz ve ne süreyle ekran izniniz var merak ettim? 

17 Eylül 2015 Perşembe

Pepee Sevmeyenler Sevenlere Karşı:))

   Sürekli mesaj kaygısı taşıdığından kasıntı, fakat yüzde yüz yerli olmasından dolayı, olumsuzlukları görmezden gelinen,çocuklardan çok büyük hayranları bulunan, bir çizgi dizi bu.Hedef kitle çocuklar fakat dediğim gibi büyükler daha çok izliyor.Nette biraz dolaşın "pepeyi seven/sevmeyenler" ile ilgili forumları anlarsınız demek istediğimi.Kavga edenler var yahu altı üstü bir çizgi film işte.Sevip sevmeme yada eleştirme hakkına sahibiz ama olumsuz bir laf ettiğiniz de "pepee sever anneler" sizi hemen vatan haini,türkü düşmanı,batı yanlısı falan diye etiketliyorlar.Acaip bir durum söz konusu yani.Açıkcası ben hoşlanmadım..Daha çok maruz kalsam severmiyim ki acep?
  Nereye gitsek çocukların elinde Pepee oyuncağı,bebeği yada lisanslı başka bir ürünü var.Oğlumda konu komşuda göre göre alıştı,tanıyor görünce,sürekli istiyor ve ben direniyordum.Babamız birgün eve elinde küçücük bedeni ve koca kafası olan o bebeği getirdi.
(Baba seyahatten her döndüğünde İce acaip tavırlı oluyor,babamızda işgüzarlık yapıp bu sefer çok istediği birşeyi alıp gelince wuuuu,bu bebek en çok sevilenler arasında şuan..pehh)

Buradan hakkında yapılmış 400 küsür sayfalık araştırmaya ulaşabilirsiniz.

  Bende acaba kötümü yapıyorum yahu bu kadar acımasız olmayayım dedim ve açtım..Allaha şükür bir iki izledi ve ilgisini fazla çekmedi.Fakat gittiğimiz çoğu evde tv de açık vee Pepee var.Anneler daha çok seviyor valla,bir arkadaşım "evet sesler kötü ve gıcık bir tipleme ama bak s. onun sayesinde çişini söylüyor artık" dedi.Tüm çocuklarda onun çeşit çeşit oyuncaklarını gördüğü için artık tanıyor da ve istiyor.Böyle heryerde göre göre ya büyüdükçe izlemek isterse ayyyyy:(( 
Plaja bile tablet ile gelenler o kadar çoktu ki!!! Hepsinde de Pepee kayıtlı,çocukların kovaları,kürekleri yanlarında ama onlar kucağında tablet sezlongta..Sen getirirsen çocukta izlemek ister tabi.
  Neden hoşlanmadın bu koca kafalıdan ey Giz  derseniz sayayım..Pepee dediğin bir küsgen velet! Ota poka küsüp,trip atıyor ve zır zır ağlıyor..Anneside pek bir sakin yalnız ve arada ortaya çıkıyor,çocuklarını hep yalnız bırakıyor.Bir otur çocuklarınla ilgilen,kitap oku be kadın.Çocuklar çoğu şeyi "şuşu" denen hayali arkadaştan öğreniyor.Baba desen yün süveter giyen kaldı mı yahu? Bebe denen koca kafalı kardeşi de her haltı biliyor mübarek."abişşş abişşş" dedikçe tüylerim diken diken oluyor.Nene ahh o nene yok mu,tövbe estağfullah bişiy.İzlerken korkuyorum ölüp gidecek diye.Titreye titreye, koyunlar gibi meee mee konuşuyor.Kıraçın şarkı söylemesini bildin mi? Heh aynen öyle.Dede balonla yolculuk eden marjinal bir adam fakat pek bir avam konuşuyor.Seslendirme kötü yani.Torununa "goçum benimm" diye sesleniyor.Çocuklarının kahve ağzıyla konuşmasından rahatsız olmayacaklar için sorun değil tabi.Öğrettiği çok şey var nasılsa..
  Aaaa dur asıl beni zıvanadan çıkaran bu çocuklar herşeyi çok seviyor.Sevgi pıtırcıkları mübarek."aaa yaz mı geldiiiii,ben yazı çok severim","çorba mı o süperr,ben çorbaya bayılırım","abişşş seni çok seviyorum","canım kardeşim hadi gel ittirgete binelim,aaa tamam abiş ben ittirgete bayılırım"...allahım birinin ağzından ne çıksa,çok seviyor ve bayılıyorlar.
  Milli değerlerimizi,geleneğimizi öğretiyor işte ne güzel,buna mı karşısın diyenlere iki çift lafım var.Ben türkü dinlemeyi severim ve evimde de dinleniyor,çocuğum çoğu türküyü tanıyor ve çoğu zaman kalkıp oynamaya başlıyor.7 yaşından üniversiteye gidene dek her sene halk oyunları kursuna gittim,kimse yönlendirmeden kendi isteğimle ve hep bir oğlum olursa kafkas oyunları oynamasını isterdim,kısmetse göndericem,umarım sever.. Bayrak derseniz her bayramda,özel günlerde cama asarız.Oğlum bayrağını gördüğünde hemen gülerek yanına gider ve öper, aynı şekilde Atamın resminide.Bunlar çizgi film ile olmaz önce ailede biter! Bizim gelenek göreneğimiz halk oyunları,ayran ve gözleme mi sadece??? Gerçekten..
  Geçen gün gittiğimiz Pepee temalı doğum günü partisi (bilsem gitmezdim cidden) sonunda iyice beynine işlendi yavrumun.Sonrasında parkta Pepee balonlarını görünce sevimlilik üstüne sevimlilikler yaptı,olmadı ağladı kendini yerlere attı..Neyse izlemiyor zaten ve yazık herkeste görüyor amannn alayım yeahh çocuğumu bunun için mi kırcam dedim.Parktaki herkese dolandı gösterdi,bir mutlu ki:)))Eve gelen herkese koşup bunları gösteriyor önce.Hey allahım dünyaları aldık oğlana o iki kıytırık balona mest oldu iyimi..
  Çoğu çizgi film gibi bunda da önce olumsuz olay işleniyor hemde dibine kadar,sonrasında karakter doğru davranışı öğreniyor ve mutlu sonnn.Ama öyle değil çocuklar olayları birbirine bağlayamadığından ilk gösterilen kötü davranışı örnek alıyor.Öyle olmasa, çocuğum Pepee gibi küsüyor,sürekli ağlıyor,trip atıyor,"allahhh seniiii" diyor diye yakınan anneler olmaz dı dimi? Ama izlettirmeye devam ediyorlar çünkü çoğu çocuk onun sayesinde yemek yiyor,emzik bırakıyor yada bezi bırakıyor.Yadırgamıyorum asla ve asla çünkü el mecbur kalınca bir annenin başvurmayacağı yöntem yok.Ama Pepee olmasın yaa sevmedim ben bu şımarık karakteri.Pepee de işi çözmüş en can alıcı konularda,pek akılda kalıcı şarkılar yapmış.Ee müzik öğrenme sürecini kolaylaştıran ve en eğlenceli yöntem nasıl olsa.Faydalanmak lazım tabi... Bu Pepee den önce birde Calliou fırtınası varmış.Çocuklar Calliou annesi gibi ol diye annelerine kızıyorlarmış falan.Çok sakin ve çocuğun etrafında her daim hazırda bekleyen bir aileymiş bu.Bu anne baba örneklerine dikkat etmeli çizgi filmlerde.Tamam çizgi film ama yinede olmayan ailelerin tasvir edilmesi hoş değil!
  Bu arada Pepee birde olumsuz davranışları sergiledikten sonra, doğru yolla öğrenmiyor işin olumlu tarafını.Hep büyüklerinden nasihat alıyor.Halbuki nasihat en zayıf öğrenme-öğretme methodur.Kaç çocuk üzerin de etkili bir yöntem ki bu?
  Ayrıca bu "şuşu" kim ya? Neden büyüklere en azından bir merhaba demiyor? Hayali arkadaş ise aile bunu fark etmemiş mi? Eğer hayali arkadaş değilse neden sadece çocuklar varken ortaya çıkıyor,rahatsız edici..
  Tamam bittiii bittiii:)) En sona, en acaip karakter kaldı.Minicik vücüdu, koca kafasının altında ezilen ve sanırım bu sebepten düzgün yürüyemeyen Bebe.Daha emeklerken tuvaletini öğrendi,emziği hadi bırak dediler bıraktı,yaşı küçük ama abisinin bilmediği herşeyi biliyor ve ona öğretiyor.Acılı kederli şarkı sözleri yazıyor.Söylenen herşeyi çok çabuk öğreniyor,çok zeki bir bebek maşallah.Bu çizgi film "uzman" psikologlarca yaratılmış ya çok merak ediyorum yaşa göre algı,büyüme ve gelişim basamakları,entellektüel kapasite hakkında ders verilirken okulumu asmışlardı..bu nası bebek?
  Şarkılar da bir kere maruz kalınca kurtulamayacağınız türden.Bu yaz sahilde "pepee şuan çok mutluuuuu,o da olacakkk okulluuuu" diye hep bir ağızdan bağıran dedeler/neneler ve aileler vardı:)) Babam ve annemde "pepee büyüdün müü sennn" şarkısını bizim oğlana göre çevirmiş bir iki ekleme falan yapmış söylüyorlar,çocukta onlar da eğleniyor.
Biz neler görcez daha kimbilir:) 
   

7 Eylül 2015 Pazartesi

"Eğitici" de Olsa Çizgi Film İzlettirmek

   Televizyon şu hepimizin evinde olan hatta bazı evlerde mutfak dahil tüm odalarda olan,bağımlılık yapan kara kutu hani.. Çocuğu olduktan sonra tv evden çıkarıp atan da var,çocuk uyanıkken açmıyoruz diyen de,sadece yararlı ve eğitici yapımları izliyor diyen de.
Eğitici olan çizgi film değil ailedir.Bu bizlerin kendi suçluluğumuzu örtme çabamız gibi geliyor.(0-3yaş arası saatlerce ekrana maruz bırakılan çocuklar için)"Biraz tv baksın da ben de bir dinleneyim" birçok annenin aklından geçmiyor değil.
  Çocukların televizyon seyredip/seyretmemesi fazlasıyla tartışmaya açık bir konu.Hiç "ekransız" yapabilenler(tebrik edilesisiniz) ve "benim kontrolümde günde 1 saatçik izliyor" diyenler var.Oooo unutmadan birde sabah kalkar kalkmaz televizyonu açıp,yatana kadar kapatmayanlar var.Televizyona "çocuk bakıcısı" muamelesi yapmanın hoşgörülecek hiçbir yanı yok!!! 
   Biz "çok bilmiş,okuyan,bilinçli ebeveynler" ise arada az da olsa "eğitici" diye çocuklarımıza çizgi film izletirken aslında hata yapıyormuşuz.Yapılan araştırmalar "eğitici sanılan" çizgi filmlerin,ilişkisel (umursamama,küsme,kapris..) ve sözel şiddette (hakaret,lakap takma,küçümseme..) artışa sebep olduğunu göstermiş.Üşenmedim sayfalarca yazı okudum bir haftadır.Kendimi bile dizi bağımlılığımı gözden geçirirken buldum."HMYM" dizisi çıktığından berı, yabancı dizilerim her sene üçer beşer eklenerek artmıştı.Türk yapımları gibi saatlerce sürmüyorlar hemde daha kaliteliler.Ve evet bayılıyorum:) Aaaa birde ben pixar hayranıyımdır ve oğlum accık daha büyüsünde sinemaya gidelim diye can atıyorum yalan değil.Sinema benim gözümde farklı bir yerde.
Neyse işte çocuklar tv de izlediklerini mantık süzgecinden geçiremiyor ve öğrenmesini istemediğiniz şeyleride çabucak kapıveriyorlar.
  Çocukların ekran ile tanışma ve çizgi film izleme yaşı mümkün olduğunca geciktirilmelidir.Hem çizgi filmlerde iyi davranışları öğretmek için önce olaylar kötü olanla başlıyor ki bu bölümler genelde daha uzun sürüyor ve sonunda tatlıya bağlanıyor.Fakat okul öncesi çocuklar detayları birbirine bağlayamadığından, ilk gördüğü kötü davranışı örnek alıyor.Olayların nasıl çözüldüğünü anlayamadıkları düşünüldüğünde bu normal tabi.Arkadaşına kötü davranıp,lakap takma,dalga geçme,paylaşmama,doktordan korkma,karanlıktan korkma ve sonra bunların yanlış olduğunu gösterip,doğru davranışları gösterme ile son buluyorlar.Çocuğunuz ise en çok hangi bölümden etkileniyor dersiniz?
 
Yan Etkiler; 
• Göz bozukluğu,kemik-kas yapısı bozulması (izleme şeklinden)
• Uyku düzensizlikleri
• Konsantransyon bozuklukları
• Kendi oyun kurma vakitlerinin azalması
• Hiperaktiveyi arttırdığı gerçeği
• Tv yi kullanıp karşısında yemek yeme,yeme bozukluğu (en sık rastlanılan buymuş!)
• Tek taraflı ilişkiden dolayı konuşma geçliği
• Kıskançlık,şiddet,dalga geçme,küsme,paylaşmamayı öğretme
• Karanlık/doktor/diş hekimi/saç kestirme/hayvan korkusunu öğretme (amaçları bu olmasada)
• Sosyalleşme ve arkadaşlık kurmada zorluk
• Hayal dünyasında yaşama,çizgi karakterlere özenme
• Hayran olunan çizgi karakterin yer aldığı zararlı hazır gıdalara özendirme.Cips,meyve suyu,sakız,dondurma,gofret,meyveli yoğurt paketlerindeki reklamlar gibi..
• Gereksiz tüketime özendirme.Karakterlerin bebekleri,masaları,defterleri,boyları,sulukları gibi.. ( bu dertten çoğumuzun başında var)

Olumlu Etkileri;
• Çocuğun dil edinimi sürecine olumlu etki,yeni kelimeler öğrenme (bunun için çocuğunuz ile sürekli konuşup,kitapta okuyabilirsiniz..)
• Yeni nesne/hayvan ve sebze isimlerini öğrenme ile dilsel beceri gelişimi
• Aile/doğa sevgisi aşılama 
• İyi hazırlanmış olanlarda olumlu davranışlar kazanmaya yardımcı olma 

Tv izleme süresi,içeriği,izleme sıklığı ve çocuğun yaşı ise en önemli kriterler.

Herşey ortada seçim bizlerin..Bir iki iyi şey için tüm olumsuzlukları yok sayma kararıda bizim elimizde yada toptan ortadan kaldırmakta..
Herşey bir yana konuşkan ve üretken çocuklar için tv ye gerek yok.Bunlar en başta ailenin görevi! Tv aşırı bir uyaran olduğu için sinir ve huysuzlukta yapıyor.Ayrıca 0-3 yaş arasındaki çocukların "keşif zamanı" dan da çalıyor.
  Biz ekran konusunda napıyoruz derseniz "ekransızlık" olayı geçen ay bitti.Kontrollü izleme var ama çizgi film falan değil.Bu daha mı iyi/kötü tartışılır.
Gezmeye gittiğimiz birkaç evde gördüğü pepee (bunla ilgili dertliyim yazıcam rahatlıcam),buz devri ilk önce ilgisini çekti ama hemen arkadaşlarıyla oynamaya çalıştı.Gerçi çoğu çocuk ekrana kilitlenip kaldı ya neyse.. Biz günde 15-20 dk kadar,çocuklar için hazırlanmış müzik videolarını izlemeye başladık ve çok seviyor.Beraber danslarını taklit ediyoruz.Ama kapatılması gerektiği zamanı ve kuralları biliyor! Bu konuda sınır koyabilmek çok önemli.Aslında hiç izlemese daha iyi ama kurallara uyduğu sürece şuan izleyebilir.Dediğim gibi ekranı bakıcı olarak gördüğünüz ve denetimsiz şekilde karşısında yalnız bıraktığınız da hata yapıyorsunuz.Oysa sınırlı zamanlarda ve kontrolünüzdeki şeyleri izlediğinde (reklamsız) faydası bile dokunabiliyormuş.Yalnız aksinide söyleyen araştırmalar var.Karar yine annelerin,hepimiz çocuğumuz için doğru olanı,yaşantılarımıza göre seçiyoruz.Zaten yaşları büyüdükçe vakit geçirmek kolaylaşıyor,yapılabilecek aktiviteler çeşitleniyor ve daha rahat dışarda vakit geçirilebiliyor.Bu sebepten tv şuan benim için bir tehlike değil..umarım düşündüğüm gibi de olur..