beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2018 Çarşamba

Sorun Brokoli de Değilmişşş !


   Sorun brokolide değil bende demiştim ya daha önce işte arada neler yapıyoruz, yeme düzenimiz nasıl gidiyor bahsetmek istedim. İceoğlan geçen gün bana dedi ki "eline sağlık anne yemekler güzelmiş ama bezelyeyi sevmiyorum, yine de biraz yedim, çünkü değişik şeyler denemek güzeldir." Demek ki reddetme modellerinden birini bozabilmişim,gerçeten çok mutlu olduğum bir andı.Tabi ki yemediği şeyler var ama olsun,bende her şeyi yemiyorum sonuçta.. Bazı şeyleriyle dil ucuyla,yalayarak yada koklayarak deniyor. Ama o mandalinayı emip emip posasını tabağa çıkarması beni maf ediyor böykkk:( 

  Berkay yaklaşık bir aydır (bebekliğinden sonra) tekrar brokoli ve karnabahar yemeye başladı. Ama işte gel gör ki nasıl yiyor. Vallahi utanıyorum söylemeye ama "gaz bombası" olacakmış diye, kahkahalar atarak hüpletiyor ama sadece bol limonlu ve zeytinyağlı halini. Sarımsak acıymış sevmiyor. İki yemek kaşığı kadar tüketiyor, bir yandan da "hahahah bugün tam bir gaz bombası olucam hihihi" diyor. Bende gülüyorum "offf yandık yaa, kapıları kitlicem, gece benim yanıma gelme diye,böykkkk" diye cesaretlendiriyorum. Kendimden utanıyorum evet ama pişman değilim:) Bir arkadaşım var "ay bunu senden hiç beklemezdim" dedi. Ne yapayım peki? En azından zorla değil gülerek ve severek tüketiyor. Yalan da değil yani bildiğin gaz bombası:)) Ayıp ayıp, kocca kadın çocuğunu nasıl teşvik ediyor diyebilirsiniz tabi ama napim a dostlar? 


   Çocukların dillerindeki tat hafızasının ilk 5 yılda geliştiğini okumuştum özellikle ilk 3 yıl kritik önem taşıyormuş. Bende her gıdayı değişik formlarda ve belli aralıklarla tekrar ederek ona sundum. En azından tabağında her zaman bir iki çeşit renkte sebze olması gerektiğini bir süre sonra kabul etti.Zorlamayınca ve mutfakta benimle yemek yapmaya teşvik edince yaptıklarımızdan tatmaya kendi gönüllü oldu. Tatmayı istemesi bile gerçekten güzeldi."Yutmak zorunda değilsin ama bir tadına bakmalısın". Sebzeleri yıkamak,kesmek, kokusunu alması,hissetmesi ve sürece dahil olmasının ben faydasını gördüm. Balkonda saksılarda biber,nane,salatalık gibi sebzelerimiz var yada köy de bahçede daha çok ilgilenip suladığı,baktığı ağaçları,bitkileri var. Dikkat ettimde tohumunu ekip,sulayıp ilgilendiği şeylere karşı daha ilgili. Naneleri kopartıp kopartıp ağzına atıyor mesela.Salatalıkları dalından çekip alıyor ve üstüne sildiği gibi kütür kütür yiyor:) Hatta daha önce burada yayımlamıştım ev yapımı ranch sos yapmıştım onunla havuç vs yiyebiliyoruz bazen. Bu tarz soslar da bazen teşvik edici olabiliyor. Yani ben teşvik etmek adına baya uğraştım diyebilirim.

  Her şeyden önemlisi de "çok sağlıklı,faydalı,yararlı" gibi kelimeleri sık kullanmadığımı belirtmiştim. Çünkü pozitif anlamları olsa bile, cümle içinde kullanış şeklimiz sebebiyle ve sürekli tekrar ediyor oluşumuzdan dolayı olumlu anlamlarını kaybediyorlar. Bizim içinde öyle değil mi diyetteyken ki halinizi düşünün mesela daha çok yiyemediklerinize odaklanıyorsunuz değil mi? Yoksunluk hissi kötü hissettiriyor tabi.. Çocuklara dönersek "Bak bu senin boyunu uzatır yavrucuğum" cümlesi belli bir yaş grubunda ki çocukların ilgisini hiç çekmiyor canım. Çünkü uzun vadeler umurlarında değil, kısa vadeli sonuca bakıyorlar.Baktı ki uzamıyor ıhhh umursamıyor. Hem kabul edelim çoğu sebzenin tadı pek iştahla yenilecek şekilde değil üstelik gaz yapıyorlar.Kale,brüksel lahanası gibi aşırı gaz yapan şeyleri vermiyorum ben mesela.Zaten o nasıl bir kokudur yahu.. Ben daha çok kereviz,kabak,enginar ve aslında her çeşit ota bayılırım. Çocukken annem çok zorladığı için tükürür yada kusarmışım fakat doktor zorlamasıyla beni rahat bırakmasından bir kaç ay sonra yemekle aram düzelmiş, o zamandan beride hiç bozulmadı zaten:) 
  Yani zorlama,kavga yada tehdit/rüşvet bir işe yaramıyor yada kısa sürede günü kurtarıyor. Ayrıca rüşvet sunulan gıdanın itibarını kaybettiğini düşünüyorum."Bu yenilecek gibi değil ama yersen dondurma alırız" mesajını verince onlarda "demek ki zor yenilen bir şey ki karşılığında ödül var" diye düşünüyorlardır. Bu da çocuktan değil bizden kaynaklı bir yeme sorunu oluyor. Suçlu yine biziz yani canım.
 Yemekler hakkında konuşmayı denedim bir kaç kez.Mesela spor yapmayı çok sevdiği için tahıl grubunun enerji verdiğini,proteinlerin kas yapmasına ve güçlenmesine yardımcı olacağını söyledim.Hatta hastayken yada biz hastayken işte portakaldı,kiviydi ne bileyim nar vs gibi şeylerin içindeki c vitamini iyileştirir,ishal olunca yada kabız oluncacanın yanıyor karnın ağrıyor ama işte muz yada elma,armut gibi şeyler bunlara iyi geliyor gibi konuşuyoruz. Aslında biz herşeyi konuştuğumuz için bu bana normal geliyor yoksa her çocuğun ilgisini çekecek bir konuşma değil:)) Hurma,çiğ ceviz/fındık/badem gibi şeyleri evde hep bulunduruyorum kutu oyunları oynarken sunuyorum mesela eğlenceli vakit geçirirken iyi gidiyor.Hatta yer fıstığı ayıklamak baya eğlenceli oluyor ama etrafı batırması beni geriyor:) Ama bu sene 10kg taze fasulyeyi babasıyla beraber ayıklayıp,kılçıklarını falan temizlediler (berkayın katkısı genelde saplarını kırmak oldu ama olsun) buradan kendilerine teşekkür ediyorum:) 

  Ben en çok ıspanak üzerinde niye bu kadar ısrar var asıl onu anlayamıyorum. Ispanak yemeyen çocuk niye bu kadar dert ediliyor? Onun yerine pazı var mesela. Okulda söyledim mesela öğretmenine "ıspanak yemeyebilir bunun için zorlamayın lütfen". Çünkü çocuk soruyor ve bende ona yalan söylemiyorum, ıspanağın bir yararı yok yani varsa da kilolarca yemek lazım.Çocuk boş yere kendini bunun için zorlamasın. Yinede yediriyorlar galiba geçen gün şikayet ediyordu çünkü. Ay birde çok bilinen ama aslında demir miktarını azaltan ıspanakla yoğurt yemek var.Bazı gıdalar beraber alındıkları yiyecek yada içeceklerle etkisini attırıyor yada azaltıyor.İlk ek gıda döneminde buna çok dikkat etmiştim ama şimdi çok dert etmiyorum yalan söylemeyeyim. 


   Okuldan gelen yemek listesine çok dikkat ediyorum çünkü öğlen yediğini akşam istemediği için hem okulda, hem evde aynı yemek olduğunda sinirleniyor(!) Evet bir gün yediğini ertesi gün yemeyi sevmiyor. Hatta bir gün aynen şöyle dedi "acaba üşendin mi yoksa gezmelerden mi geldin de aynı yemeği yiyoruz biz anne!? he anne?" Yengem o sırada evdeydi kadın hala anlatıyor bu anısını:)) Aa bu arada salata konusunda biraz seçici gerçi soğan banada dokunduğu için çok sevsemde eklemiyorum.Mevsime göre salatasının içeriğine kendi karar veriyor,bende izin veriyorum.Turpları bir çok deneme sonrası dışı beyaz içi pembe olanını sevdiğine karar verdi buna biraz havuç ve kıvıcık ekleyip yağ,limon ve tuzla yiyor.Havuç gibi sert gıdaları tüketmesine diş doktoru da teşvik ediyor. Hem meyve ve sebzelerin farklı formlarda,sıcaklıklarda servis edilmesi çocukların daha olgun bir damak tadına sahip olmasını sağlıyor. Kurutulmuş,konservesi yapılmı,püre yada sıcak soğuk,buharda pişmiş gibi..

  Kötü anlaşmazlıklar ve başarısız biten anlaşmalar sonrası "sağlıklı" yiyeceklerle barış yapmak.. Var mısınız? Önce şu "ama sağlıklıııı" lafını bırakarak tabi. Kelimelerin gücü önemli! Sağlıklı demek bizim toplululumuzda maalesef  "tatsız, tuzsuz, yağsız, berbat" ile eş değer. Çocuk yada sebze sevmeyen bir yetişkin daha "sağlıklı" lafını duyduğu anda olumsuza kodlanıyor. O yüzden bu ifadeyi bırakıyoruz. Ben bıraktım bile."ayy çok lezzetli ham hum" la da çocuk mu kandırıyorsunuz siz:) Küçük ve sevimliler evet ama safta değiller! 

Reklamlar ve dizilerin bu sebze sevmemeyi doğal birşeymiş gibi lanse etmesinden de şikayetçiyim ayrıca. Ben bu durumdan gerçekten çok rahatsızım yani sebze yemeyen çocuğu üstelik kereviz yada işte kabak vs gibi özellikle adını vererek hatta o sırada çocuğun ekşimiş surat ifadesinide göstererek, işte bunu ketçapla yemek çok eğlenceli, şunla tüketmek çok lezzetli gibi lanse edilmesi aslında doğru değil. Son zamanlarda annelerin çok güzel bir imza kampanyası oldu hatta her türlü sosyal mecrada yayımlandı ama sanırım sonuç vermeyecek. Hani şu giyim mağazaları yada kitap evlerinde satılmasını istemediğimiz jelibon,şeker vs gibi saçma sapan şeylerle ilgili. Şimdi birde makarna makinamız var marcato 150 model ve inanılmaz eğlenceli oluyor uğraşmak. Bir iki tarif deneyelim bakalım tutarsa buradan da paylaşırım artık.


  















7 Kasım 2017 Salı

Yeme Alışkanlıklarımız Değişiyor

Çoook basit ama geçerli bir kural "Çocuğunun nasıl beslenmesini istiyorsan,sende öyle besleneceksin!" Sen kolanın yanına kızartma götürürken o çocuk buharda pişmiş gacur gucur sebzeyi mi yiyecek sanıyorsun? "Amannn pizza söyleriz aç kalmasın yeter ki" diye düşünen bir annenin çocuğu bulgurlu pırasayı yemez değil mi? Bende yemem şahsen..
  Tüm ailem için istediğim yaşam boyu sağlıklı beslenme alışkanlığı edinebilmemiz.Çocuğun yeme şeklini bizim alışkanlıklarımız etkilediği için de değişim önce bizde başlıyor.Eşimle anlaşmakta en çok zorlandığımız konu bu.Alma diyorum eve, abur cubur saçma sapan şeyleri alma! Yani görseniz 36 yaşında bir adam değilde bir ilkokul çocuğunu markete göndermişin gibi bir alışveriş poşetiyle dönüyor.Sonra vay efenim akşam uyuyamamış.Ben paketli gıdayı özelliklede şekeri ve gluteni kestiğimde inanılmaz enerjik oluyorum.Ne eklem ağrısı,ne uykusuzluk,ne kronik yorgunluk kalıyor.Tabi bu benim açımdan sürdürülebilir bir durum değil.Birde psikolojik boyutu var bunun mesela bazen canım çekiyor, sonuçta çelik gibi bir iradem yok.Dışarıda almıyorum ama o sırada evde elimin altında ne varsa yiyebiliyorum:( Dertliyim bu konuda ve kendimi değiştirmeye çalışıyorum.Oğluma karşı da bu yüzden daha dikkatliyim.
  Ben çocuğunun gün içinde yediklerini porsiyon yada kalori hesabına ayırıp,kiloyla gelişim takibi yapan bir anne değilim.Aslında bir çocuğum var ve bu zor olmasa gerek ama bana göre gereksiz çünkü "olması gerek listesi" üstümde baskı yarattığı gibi olmadığı zaman da gerginlik yaratıyor."Ooo öğlen karbonhidrat yedi,akşam protein vereyim, yanınada ne içse demir emilimini arttırır acaba" diye düşünen arkadaşlarımın yanında mağara kadını gibi kalıyorum:) 
  Ek gıdaya ilk başladığımız zamanlarda daha dikkatliydim ama artık daha fazla sorumluluğum var ve çocuğumda büyüdü.Zevkleri gelişen ve "hayır" diyebilen bir çocuğa zaten herşeyi yediremiyorsunuz.Üstelik yaşına göre kalori ihtiyaçları değişiyor ve bu gün içinde harcadığı enerjiye görede değişiyor.Ne kadar su tüketiyor,öğlen uyuyor mu,şekerli gıda ne sıklıkla tüketiyor,o gün canı ne yemek istiyor.. Bu yüzden kendime sorduğum bazı sorular var.Bunlara verdiğim cevaplar beni tatmin ediyorsa tamam diyorum,iyiyiz.Bunlar;
  • İşlenmiş gıdalardan ne kadar ve ne sıklakla tüketiyor?
  • Beslenme ve ödül ilişkisi kurduk mu?
  • Mevsim dışı meyve sebze tüketiyor mu?
  • Aldığı ürünün paketini inceliyor muyuz? (okuma bilenlerin paketleri okuma alışkanlığı edinmesi önemli!)
  • Acıktım diyebiliyor mu? (Çoğu anne acıkmadan kendine uygun gördüğü saatlerde besliyor)
O gün içinde zeytinyağlı kabak yada kıymalı karnabaharı kakışlamaya çalışmaktan ziyade,uzun vadede bir sebze yeme alışkanlığı geliştirsin istiyorum.Köye gittiğimiz zamanlarda zaten işlenmiş,paketli herşeyden ve fastfooddan uzak kalıyor ve hiç aramıyor da ama önemli olan tüm bunların içindeyken de karşı koyabilmemiz.Orada yemezse aç kalıyor,güçten düşüyor ve istediği şeyi başaramıyor ya hemen araya giriyorum "o kayaya tırmanmak için kemiklerin ve kaslarının daha güçlü olması lazım bebeğim.Daha çok uğraşmalı ve denemekten vazgeçmemelisin!" hemen araya kamu supotu gibi “sen ayranını içtin mi annecim?" diye girerek farkındalık yaratma çabam ahahaha kendi halime gülüyorum.Ay resmen fırsatçılık.Hatta daha sonradan fark ettiğim daha kötü bir boyuta getirmişim olayı.Ne kadar yanlış yaklaşımlarmış:( Günü kurtarmak adına “bugün çabuk yoruldun çünküü öğlen yemek yemedin”, "bundan yemezsen kısa kalırsın amaa bak buuuu boy uzatır" Eee kısa olsun ne olacak bu bir kusur değil bir özellik aslında.Görünüşle ilgili bu çeşit bir etiketleme yaptığım için kendimden utandım.Afrikadaki aç çocukları anlatıp sen şanslısın demek kadar acımasızca yada uçak geliyor kadar saçma değil ama uygun da değil! Fark eder etmez değiştirdim bu tutumu.Zaten genel tutumumuzla uyuşmadığı için bir işede yaramadı. “İnsanlara kısa diyilmez anne!” PEKİ!
   Mükemmel değilim ve değişime açığım.Zamanla daha iyi yönde geliştiğime inanıyorum.O gün sebzesini yesin diye yaptıklarım ilerde farklı konularda sorun olabilirdi.Artık çocuğumun yedikleriyle geliştirdiği pozitif ilişkiye odaklanıyorum!Daha doğrusu buna çalışıyorum,çabalıyorum..





25 Ağustos 2017 Cuma

Duygusal Yeme

  Film ve patlamış mısır? Şimdi size bilişsel bir senaryodan bahsetmek istiyorum.Bunu geçen sene yemek&sağlık bloglarından birinde okumuştum,hatırlarsam adını yazarım.Bir soru vardı film izlerken neden patlamış mısır tercih ediliyorsunuz? Neden soyulmuş salatalık yada üzüm değil neden fındık,fıstık değil? 
🍿🎬Şu şekilde şartlanmışız;
Filmi seç,sinemaya git,bileti al,patlamış mısır ve içeceği al,yerken izle! 
  Alışkanlıklarımız nasıl oluşuyor? Neye göre şekilleniyor? Toplum mu yoksa yoğun şekilde maruz kalınan reklamlar mı veya takip edilen kişinin tavsiye etmesi mi? 
   Çocuklarımız akşam balık yerine "ben bunu yemem,patates kızart" dediğinde ne yapıyoruz? Aç yatmasın,aman karnı doysun diyerek günü geçirdiğimiz yöntemler hızlıca çocuğun alışkanlıkları haline dönüşürken, bunu biz yapıyoruz!!! Ama kabul etmiyoruz,etmek istemiyoruz! El kadar çocuk abur cubur ona sunulmadığı sürece ve varlığından bile haberdar olmadığı şeyle, nasıl bağ kurabilir ve alışkanlık edinir? Biz verdiğimiz için olmasın.. 
   

  Bu yaz oğlumun yeme içme düzeninde bazı şeyler değişti hatta olumlu yönde gelişim gösterdi.Bu durum umarım kalıcı olur.Onun için planladığımız bu yaz bazı(!) konularda meyvesini verdi diyebiliriz.
 Daha önce "yemek savaşları" diye bir dizi yazı yazmıştım "beslenme" yada "blw" etiketlerinden ulaşabilirsiniz.Her yaşın getirdikleriyle bu yazıları güncelleyip,yeni öğrendiklerimi daha sonra işime yarayacakları bu etiketlerde paylaşmak istiyorum.
  Ben yeme içme konusunda sürekli araştırıp yeni yöntemlere,farklı tariflere ve pişirme tekniklerine bakıyorum.Bilinçlendikçe ve daha sağlıklı beslendikçe vücudumunda bana karşılığını verdiğini gördüm.Çocuğumda hayat boyu gel gitlerle,diyetlerle,kilo problemleriyle uğraşsın istemediğim için en baştan ve müdahele edebilecek kıvamdayken alışkanlıklarını şekillendirmeye başladım.Tabi bu her defasında başarılı oldum demek değil.Sadece yöntemlerin bazıları tuttu,bazıları tutmadı.Sonuçta her aile yapısı,yeme düzeni,alışanlıkları,eve alınan gıdalar,alışveriş listeleri ve çocuğun damak zevki farklı! Ama damak zevki çok çeşit sunularak geliştirilebiliyor ve annenin ilk başlarda yılmadan bunu denemesi gerekiyor.
  Beslenme stratejilerim ve alışkanlıklarını çeşitlendirme üzerine postları ard arda yayınlamayı düşünüyorum.Ben yaptım sen yapma,ben nerde yanlış yaptım gibi:p Bilişsel beslenme,günü kurtarma,uzun vadede sağlıklı hayat,kavgalar,tartışmalar ne ararsanız var yani:) 

12 Ocak 2017 Perşembe

Kek Kokulu Ev

  Okuldan döndüğüm zamanlar evde hep bir kek,börek,soğuk salata,kurabiye,tatlı birşeyler olurdu. Annem çalışıyor olmasına rağmen mutlaka birşeyler hazırlardı.Birkaç farklı spor faaliyetine gittiğimiz için yağ tutma sorunuda yok ohhh ye:)

  Oğlum eve geldiğinde onu kurabiye yada kek kokusu karşılasın bazen..pazar kahvaltılarında yediği vanilyalı pofidik pancakeleri hatırlasın büyüdüğünde.. Mikemmel anne değilim! Yediğine,içtiğine,fiziksel gelişimine ve ruhsal durumuna tabiki dikkat ediyorum.Ama en iyisi olsun,en doğalı olsun,aman ağzına şeker sürmesin,reyonun önünden geçmesin mazallah obez olur demiyorum.İki yaşına kadar şekerli,tuzlu,paketli gıda yedirmedim ama artık büyüdü ve herşeyin farkında."Bu çoklota zararlı annecim dimiiii?" diye soruyor çünkü anlatıyorum,konuşuyoruz ama kuzeni yerken iki tane alayım mı dediğinde "kesssinlikle hayırrrr!" demiyorum.Belki yanlış ama çok nadir zamanlarda mini kaçamakları "anormal" bulmuyorum.

  Mesela çikolatayı yüksek kakaolu bitter olarak alıyorum.Zaten sürekli böyle şeyler istemez çünkü hep meyve,kuruyemiş ve ev yapımı atıştırmalıklar sunuyorum.Geçen gün dedesini kola içerken gördüğünde "o içtiğin çok zararlı lütfen içme,dişlerin çürür,hasta olursun ben sevmem" demiş annem anlattı "ayran iç yoksa su iç" demiş:D

  Bence önemli olan yemekle olan ilişkisini "yasak" üstüne kurmak yerine sınırlarını bilen,tercih hakkı olan bir çocuk olması ve sağlıklı,sağlıksız ayrımını kendi yapabilmesi.. 

21 Kasım 2016 Pazartesi

Okul Sonrası Beslenme Düzeni

   6 ay kadar aralıklarla yazdığım beslenme,ekgıda etiketli yazılar ile oğlumun gelişimini takip ediyorum.Eski yazılara bu etiketlerden ulaşabilirsiniz.
  İceoğlan okula başladıktan sonra hayatımızda bazı değişiklikler oldu tabi.Oyun dikkat süresi biraz daha uzadı (ama yeterli değil),odasında tek zaman geçirmesi ve öz bakım becerileri gibi.Beslenme ise bayaaa değişti diyebilirim.
  Okulda tencere yemeği pişiyor,organik,temiz ve özenliler.Tüketilen markaları biliyoruz,kızartma yok,çok şekerli gıdalar zaten yok.Sabah kahvaltısı,öğle yemeği ve ikindi vaktide kek,poğaça,meyve,kurabiye gibi yine kendi mutfaklarında pişen atıştırmalıklar yiyorlar.Sabah kahvaltıları açık büfe şeklinde tahin-pekmezde var,gözlemede,reçelde,haşlanmış yumurtada.Arada tost yada omlet veriyorlar.Öğlen yemeklerinde mutlaka çorba ve iki çeşit yemek oluyor.Mantı yemeyen tek çocuk benimki:D Süt asla içmiyor(hala) ama okula başladığından beri domates(ağzına sürmezdi) yemeye başladı! Peynir tadıyor,kıymalı kabak yada tarhana içiyormuş mesela.Evde ıspanak gördüğü zaman "bu okul yemeği evde yiyemem" diyor bende "iyi başka yemek yok aç uyursun o zaman" diyor ve yemeğime devam ediyorum.Cidden aç yatırıyorumda ertesi gün daha çok yiyor yada bazen az az tadına bakıyor.Eğer "bugün yemek bu var başka birşey yok!" dersem masadan kalkıyor aç kalacağını artık öğrendi o yüzden gelip biraz tadına bakıp gidiyor.
  Okula başladığından beri akşam yemeğini az yemeye başladı.Öğretmeni ve müdiremiz güzel destekliyorlar okulda ama evde söz geçmediği oluyor işte.Belkide tok oluyor yada sadece meyve&kuruyemiş yemek istiyordur diye zorlamıyorum.Köfteyi artık yememesine üzülüyorum çünkü başka et yemiyor:( Henüz gelişim çağında vegan olması için daha erken! Önümüzdeki ay 3 yaş rutin kontrolüne gideceğiz bakalım doktor gelişiminden ne kadar memnun kalacak..
  Beslenme uzmanı et sevmeyen çocuklara daha çok baklagil sunabilirsiniz dediği için kurufasulye,barbunya vs haftada iki kez muhakkak yapıyorum.Taneli şeyleri yemek çocuklarında hoşuna gidiyor.Oturmayı hala sevmiyor mama sandalyesi iyiydi bir yere kaçamıyordu şimdi bazen oturup yiyor bazen geziniyor.Şikayetçiyim bu durumdan ama çok katı müdahele etmiyorum.
  Balık olarak sadece mısır unlu hamsi yiyor:)) Mısır unu dedesinin bahçesinden ve taş değirmende çekilme baya lezzetli.
  Mevsimi olduğu ama yemediği için bal kabağından kek yada pancake yapıyorum.Ispanağı poğaçaya katıyorum.Ayy valla arada bir hevesle değişik değişik şeyler deniyorum bazen sıkılıp sadece çorba yapıyorum.Havuç çok seviyor ama zeytinyağ ile birleşmediğinde içindeki vitaminlerden yararlanamıyormuş:( Acaba çocuk hergün o havucu boşa mı yiyor? 
  Sadece haftasonları krep üzerine sürmesi için bir tatlı kaşığı ovomaltine veriyorum.B12 ve malt içeren bir çeşit çokolatalı kahvaltılık ama nutella gibi zararlı değil.Türkiyede satılmıyor ama hindistan cevizi şekeri,avacado ve kakao rondoda çekip yapanlar varmış ben hiç denemedim.
  Sebze tüketimi sadece okulda artık evde istemiyor baklagil,bulgur,çorba,köfte gibi belli şeyler yiyor.En azından bir öğün orada tükettiği için içim az olsun rahat.Meyve alışkanlığı var ama değişik şeyler vermeye çalışıyorum.Babayı daha çok taklit ettiği için akşamları babaya portakal veriyorum o zaman gidip dibinde bekliyor,baba yedikçe minnakta yiyor.Yemeği sadece anne sunduğundan sanırım sıkılıyorlar,zorunluluk gibi geliyor ve ters tepebiliyor.Babayıda işin içine katınca daha iyi oluyor.
  Sabahları kalktığında bir tatlı kaşığı bal verip su içiriyorum:) Artık "bak bu sağlıklı","hımmm çok lezzetliiii","şu çok faydalıymış" demeyi bıraktım, banada sürekli böyle söyleseler bende istemem yemek.Özendireyim derken soğutmuşum çocuğu yok yere:( 
  Günlük olarak bir ceviz,kuru kayası,çiğ badem yada fındık az az tüketmesini sağlıyorum.Çok çeşitli gıda tüketmediği için meyve ve kuruyemişler ile desteklemeye çalışıyorum.Bağışıklığı güçlendirici çaylar veriyorum zencefilli limonlu mesela..keyif vaktimiz hadi karşıklıklı oturalım deyip:D 
Haftasonları daha kontrollü oluyor ama işin içine baba girdimi kaçamak mutlaka yapıyorlar:(  Bu yaşta ve kiloda bir çocuğun günlük tüketmesi gereken miktarı ve hangi çeşitlerden tahmini ne kadar yemesi gerektiğini tablo olarak vericek doktorumuz.Gerçi verse ne olur çocuk ne yese o yani.En azından az çok neler sunmam gerektiğini bilirim.Birde doktordan isteyen çokmuş ihtiyacı olmadığı halde balık yağı,vitaminler vs , ben yapay hiçbirşey vermiyorum ekstra desteklemeye ihtiyaç duymuyorum.
  Birde çok üşengecim hergün ne yapsam sıkıntısı yaşayanlardanım.Okul aylık yemek listesi gönderiyor bende ordan kopya çekiyorum:) Bu aralar yeni tariflerde paylaşırım birkaç deneme peşindeyim..
  

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Sıcaklarla Kesilen İştah:(

  Sizi bilemem ama benim iştahım üzülünce, strese girince yada tam tersi mutluyken falan hiiiç değişmez hep aynı seyirinde yerim.Anneme göre çok sinir bozucu, bana göreyse gayet normal bir durum.Ama oğlum bana benzememiş:( 
  Geçen sene sıcaklar başladığı sırada iştahı kesilmiş sadece serin meyvelere ve içeceklere düşkün olmuştu.Yine aynı şeyi yaşıyoruz.Hatta bu sefer yemekte seçmeye başladı.Kilo kaybı olmadığı için doktorumuz ekstra bir takviyeye ihtiyaç duymadı.
  Şuan favorisi çilek,kiraz ve karpuz.İnstagram hesabımızdan karpuz nasıl yenirmiş öğrenebilirsiniz:) Yalnız iştah arttırıcı etkisi var benden söylemesi.Bu arada yapış yapış ve şapur şupur videoları hassas ve titiz anneler izlemesin:p 
  Havalar ısındıkça çocuklar daha az yiyor,annelerde nasıl/ne yedirsem telaşına düşüyor.Tabiki ilk tercih "mevsim meyve ve sebzeleri" olmalı,paketli gıdalardan mümkün oldukça uzak durmalı.Ağır yemekler,kızartmalar yerine soğuk çorbalar,zeytinyağlılar,ev yapımı dondurmalar,smoothieler tercih edilmeli.
Ayrıca bu güzel havalardan mümkün mertebe faydalanmalıyız.Ben minnakı sabahtan bir saat parka çıkarıyorum açık havada koşuyor,yoruluyor ve bingoooo acıkıyor:) Haftasonları piknik yapıyoruz havasıyla oyunlarla,eğlenceli vakit geçiriyor iyice acıkıncaya kadar bekliyoruz.Ara öğün yada atıştırmalık teklif etmiyoruz,bir süre sonra kendisi zaten yemek istiyor.Dışarı çıkamadığımız zamanlar zor oluyor tabi.. Güç çatışmasına girmeyelim istiyorum, kuruyemiş ve meyve yiyor olmasıda beni rahatlatıyor bir nebze.
  Yalnız sakin ve sabırlı duruşuma rağmen yemeğini yemiyorsa,önündeki yemeği belli bir süre sonra kaldırıyorum.Bir daha teklif etmiyorum.Ne zaman isterse o zaman yiyebileceğini söylüyorum ve tabiki pek umrunda olmuyor.Teklif ettiğim yemek yerine seveceği şeyler ya da atıştırmalıklar vermiyorum ki kaçış noktası bulamasın.Çünkü bir kere işin ucunu kaçırdınız mı sürekli istiyorlar ve yeteri kadar ağladığında yada itiraz ettiğinde istediği şeyi elde edebileceklerini düşünüyorlar,haklılarda..
  Ben ana öğünleri ikiye indirdim.Tabağına porsiyonları az az koyuyorum ve eğer isterse ekliyorum.Normalde kalsiyum ihtiyacı için süt tüketimi önerilir fakat ben inek sütü vermiyorum.Aslında "her canlının sütü kendi yavrusuna faydalıdır,onun ihtiyacına göredir" diyen araştırmalara katılıyorum.Keçi sütünün daha faydalı olduğu söyleniyor ama araştırmadım.Omletine yada krebine lor ekliyorum,ayran içiriyorum ve kuruyemişlerden bu tarz ihtiyaclarını  karşıladığını düşünüyorum.Temel gıdaları alsında gerisi halolur..Eğer kafama çok takarsam üstüne düşerim,iş inada biner,minnak itiraz eder,ben sinirlerinim,istemesemde bağırabilirim..ee böyle olmasın diye en iyisi "yeterli yiyen" çocuğa daha fazlası için ikna mücadelesine girmemek.

  Yaz meyveleri çok renkli ve çeşitli olduğu için çocuklar genelde seviyor.Meyveler karıştırılıp dondurma yapılabilir, bir önceki posttaki gibi mesela.Yada fırında mücver,sebzeli makarna,mercimek köfte gibi soğuk,eğlenceli ve besleyici öğünler..
 
Not: Yazın sıkça rastlanan kusma ve ishal gibi hastalıklardan korunmak için; dışarıdan yemek yerken ekstra dikkat etmek lazım.Meyve ve sebzeleri çok iyi yıkamalı,el hijyenine önem vermeli.
Kalorisi yüksek ama besleyiciliği düşük yiyeceklerden kaçınmalı!

  

22 Haziran 2015 Pazartesi

18.Ay İtibariyle Beslenme Düzeni

  İki yaşa yarım kala ek gıdada baya ilerledik diyebilirim.Hala emmeye devam ettiği için (günde 6defa) tam bir düzen olmasada iyiyiz.
 Bugun doktor kontrolüne gittik, aşılarını yaptırdık, sağını solunu iyice kontrol ettirip evimize döndük.Sırtındaki hafif döküntü gıda alerjisi falan değil isilikmiş.Yeni birşeyde denememiştik zaten,o yüzden de biraz telaşlanmıştım ne oluyor diye.Beyaz tenli bebe zor anacım zor.Güneşten kızarır,accık aşkla seversin kızarır,dokunursun kızarır.Alerjiye yatkın olur,nemlendirme ister..Neyse kilo ve boyda her zamanki gibi 5-6 ay kadar önceden gidiyoruz.(maşallahh çocumaaa)
  İce ne çok iştahlı nede iştahsız bir çocuk.Anneme sorsan aç:) bana sorsanız yeteri kadar yiyor.Blw taraftarı olduğum için çocum kendi kendini beslemeye devam ediyor fakat çorbayı hala ben içiriyorum.Kaşıkta kullanıyor ama sıkılıyor,o bıdı bıdı bir şeyler anlatırken ben ona çorbasını içiriyorum.Yemek saatlerinde en başta olduğu gibi mama sandalyesinde, tv yada telefon olmadan devam ediyoruz.Etrafa döküp saçma minimuma inmiş olsada, üstünü başını batırmaya yeni boyutlar bile kazandırdı:) Özellikle baba gelmeden önce akşam yemeğimizide yemiş oluyoruz çünkü babamızın maalesef sınırları yok:(Herşey serbest ve bu sürekli tartışma sebebi.Ağlamasına dayanamıyor hatta öyle ki çocuk hasta nefes alamıyor, burnunu temizletmiyor bana o yokken yapıcakmışım, ağlıyormuş yazıııkkk.. Allahtan hayır dediğim şeylere evet demiyor da katlanıyoruz işte napcenn:)))
  Oğluşun özellikle bazı gıdaları çok iştahla hüplettiği "mmmmm,yamyam" gibi sesler çıkardığı doğrudur:) Bunlar şimdilik köfte,domatesli bulgur pilavı,haşlanmış et,kırmızı erik,şeftali ve kiraz.
  3 ana ve canı istedikçe ara öğün alıyor.Gün içinde bir kaç kez meyve yer.Ceviz,fıstık birkaç günde bir yiyor.Kuruyemişi hergün vermek istemiyorum.Bitki çayı içmeyi çok seviyor.Aynı annesi gibi lıkır lıkırrr su içiyor.Kahvaltısı 10-15 dk,öğlen yemeği 25dk civari,akşam yemeği ise 15-25dk arası tutuyor.Oynamaya başladığı zaman kaldırıyorum,acıkıpta emmeye geldiğinde, yemeğini tekrar teklif ediyorum.Herhangi bir gıdayı sevmediyse, bir süre sonra farklı şekilde tekrar veriyorum.10.ayında bir anda bıraktığı süt ürünlerinden ayrana, sevgi dolu bir dönüş yaptık.Günde iki çay bardağı soğuk ayran içiyor,içi yanık oğlan:) Ve evet soğuk içecek veriyorum,çok önceden alıştığı için hiçbir sorun yaşamadık.Pekmez yada bal hala vermiyorum.Zaten tatlı şeyleri sevmiyor.
Klasik bir günden örnek vermek gerekirse;
 
Örnek Menü 1

07:00 kalkar kalkmaz emiyor
09:00 yumurtalı maydanozlu ekmek(yarısını yiyor),3 zeytin,iki ceviz.bir çay bardağı bitki çayı eşliğinde
11:00 yarım muz/yarım elma/yarım şeftali (keyfinin kahyası hangisini isterse)
14:00 uykudan kalkınca önce emiyor
15:00 4 köfte,bir kase sebzeli bulgur pilavı.bir çay bardağı ayran eşliğinde
17:00 bir kase çorba
19:00 2pirzola,bir kase fırında makarna.yarım çay bardağı ayran eşliğinde
20:30 uyku öncesi emiyor.mama kesinlikle kabul etmiyor:(

Örnek Menü 2 

07:00 uykudan kalkınca emme
09:00 pancake,waffle yada otlu omlet,3-4 zeytin,yarım salatalık.bitki çayı eşliğinde
11:00 yarım kase kadar kırmızı erik/kiraz/çilek
14:00 uykudan kalkınca emiyor
15:00 etli kuru fasulye,bir çay bardağı ayran eşliğinde
17:00 bir su bardağı YEŞİL sebze-meyveli smoothie yada sebze çorbası
19:00 fırında tavuk yanında ızgara sebze ve bir çay bardağı ayran eşliğinde
20:00 ev yapımı dondurma
21:00 uyku öncesi emiyor

Herşeyi silip süpürmüyor tabiki ama yiyor işte.. 


22 Nisan 2015 Çarşamba

Yoksa Hala Emziriyormusun?

  Yaşını doldurmuş bebeği olan annelere sorulan en önemli sorulardan biridir bu: "hala emiyor mu?"
İçinde yadırgama,biraz kıskançlık,biraz alaycılık ve azda küçük görme barındırır.Bu memleket böyle,emzirmesen yadırganırsın,emzirme uzar yine yadırganırsın.
  Sezaryan olduğum için sütün gelmez dediler ama hemen geldi çok şükür,oğlumda emdi.Yok şekerli ye,bol şekerli iç,sürekli ye yoksa kesilir dediler halbuki stresten kesilir bu süt bir susun ama dimi..Göğüs ucu yaralarından,iltihaplardan,uykusuzluktan,gazdan bahsederler sürekli,sanki hiç iyi yönleri yokmuş gibi korkutmaya çalışırlar ya onu anlayamıyorum.Söylenilen çoğu şeyi yaşamadım,zaten alışır aman dedikleri çoğu şeyede alışmıyorlar.Kucağa alma alışır ne alışması adamı tutamıyorum ki atom karınca gibi:)Odayı ayırmak çok zor dediler 7.ayında ayırdık hiçte bir şey olmadı,büyük olsaydı asıl sorun olurdu.
  Sütün yedin/yemedin ile bir alakası olduğunu sanmıyorum ilk önce annenin mutlu olmasıyla alakalı.Anne huzurlu ve stresten uzaksa,bol sıvı alıyor ve bebeğide emiyorsa süt oluyor zaten.Olmuyorsada bir sağlık problemi vardır.Ama emziremeyen anneyede "eksik anne,yapay anne" muamelesi yapmak hoş değil.Annelere kendini yetersiz hissettirmek bazılarının çok hoşuna gidiyor maalesef.Ben emzirebildiğim için,sütüm var diye "tamamlanmış anne,doğal anne,daha iyi anne" mi oluyorum? 
  O kadar panik olmuştum ki hamileyken anlatılanlardan,ilk zamanlarda hangisinden ne kadar emdi,kaç dakika durdu,en son soldan emdi sonra sağı vereyim,hemen su içmem lazım,ne yesem acaba diye düşünür olmuştum.Kayınvalidem ağlayan oğlumun başında "doymuyor bu mama ver yazık" der sonrada "aaa mamalar yapay çocuğa kimyasal veriyorsunuz" derdi.Emzirmek için ayrı odaya giderdim arkamdan gelir "ah ahh buda bırakcak memeyi belli,zaten babasıda emmedi" derdi.Stresten acaba doymuyor mu,ben mi beceremiyorum,çocuğuma yetemiyormuyum diye düşündüm ve ağladım bir hafta.Sonra onlar gitti sadece oğlum ve ben kaldık.Emzirme vakitlerinden keyif almaya başladık karşılıklı.İce 16 aylık ve hala yenidoğan iştahıyla emiyor.Bazen bırakması zor olucak diye düşünmüyor değilim hani:) İştahsızlığı ile emmesini ilişkilendirenler oluyor ama genelde mutlu ve gerektiği kadarını yiyen bir bebek İce.Hem huysuzluğunun tavan yaptığı ve hiç birşeyi yemediği diş çıkarma,atak yada hastalık zamanlarında çok işime yaradı emiyor olması.En azından emiyor diye rahattım.
  Herkes bu konularda kırıcı,meraklı,eleştirici anneler ise gergin ve kızgın.En çokta kendisine sorulmadan akıl verenler yok mu.." Aaa emiyor mu kazık kadar ayol,ayıp artık erkek çocuğu o,böyle böyle anneye bağımlı oluyorlar işte,emdiği bir işe yaramıyor bırak,erkek çocuğu fazla emzirilmez uygun değil". Birde "olurmu canım bak benimki 35aylık emiyor hala ver sen ver(!)" diyenler var.Yahu 35 ay ne ki,yaşı yokmu bu çocuğun ben hesap yapmak zorunda kalıyorum,ayrıcaaa çüş yani o kadarda değil!Hee emziren isterse 9 yaşına kadar emzirsin,eskidende çokmuş öyle,beni ilgilendirmez ama ben karşıyım.İki yaş zaten hem sağlıkçılar ve psikologlar tarafından hemde inançlarımız açısından bitişe uygun vakit.Zamanı geldiğinde "ikimizde hazır olduğumuzda bu emzirme bitecek.Ama tek taraflı olsun istemiyorum.
  Öylesine harika anlar ki.Yegane sakin olduğu zaman birde kucakta olduğu için,sarılabildiğim için,bakıştığımız için dahada çok seviyorum.Emerken konuşuyoruz bazen,minnak elleriyle yanağımı okşuyor,ensemden güreşçiler gibi çekip sarılıyor..bazen uyuyor..
Acaba daha mı az gelicek kucağıma diye üzülüyorum yalan değil.Ama ikimiz içinde kesintisiz ve kaliteli gece uykusunuda almamız lazım artık diye düşünüyorum.
  Şimdilik zamana bıraktım bakalım belki kendiliğinden vazgeçer yoksa bi hinlikler düşünürüm ben:)))

2 Mart 2015 Pazartesi

Kendi Kendini Besleyen Çocuğun Maceraları

  İce'ın ekgıda ile başlayan yeme serüvenini daha önce paylaşmıştım.15aylık oğlum çorba dışında ki yemeklerini kendi yiyebiliyor.Ayrıca birinci yılın sonunda kendi kendine yemesine izin verilmeyen çocuklarda yeme bozuklukları oluşabiliyormuş.Yemek seçme,uzun seneler başkası tarafından beslenme,iştahsızlık yada obezite,sinir hali vs birsürü şeye sebep oluyormuş.Ee birşeyleri kendileri başardıkları zaman ne kadar mutlu oluyorlar hepimiz biliyoruz.Kendine olan güvenin gelişmeside artısı..
  Şimdiii herkesin fikri kendine tabiki ama ben okul çağına gelmiş ve hala benim yemek yedirdiğim bir çocuk istemem.Evlenmeden önce yadırgardım "yahu kazık kadar velet olmuş bi anası bi babası tıkıştırıyor ağzına,ben böyle yapmıycam" diye.Oğlum doğduktan sonra gördüm ki bekara kadın boşamak kolaymış:) Yapmam dediklerinizi bir küçük ateş parçası burnunuzu sürteee sürtee yaptırabilirmiş.Ama bu konuda sağlam durdum,yılmadım ve sabrettim!Restaurantlarda gördüğüm,koca koca çocukların yemeklerini kendileri yiyemedikleri(yemedikleri) için soğuk yemekleri yiyen anneleri gibi olmayacaktım.Evropalı yengem gibi yada oralarda gördüğüm anneler gibi,çocuğum mama sandalyesinde kendi başına yiyip içip dökerken ben eşimle arkadaşlarımla muhabbet edip yemekten zevk alıcaktım.Nitekim olduda.Ama çoook kirli,pasaklı,sancılı ve sinir krizli bir dönemden sonra.En baştan döke,saça,bata,çıkada olsa kendi yesin diye teşvik ettik.Gerçi hala sıkılınca elindekileri yoğuruyor,sağa sola fırlattığı oluyor ama belli bir yaşa gelene kadar çok bir tertip düzende beklemiyorum zaten.Anneme göre onun yedirmesi,çocuğun yemesini beklemekten daha kolay.Çocuğun doymuş olmasıda değil,kendi tatmin olacağı kadar miktarı yedirebilmesi önemli.Eşimin aileside eleştiriyor,"elleriyle yiyor topluca bitleniceksiniz,her öğünde temizlik yapmaktan bıkmadınmı,amann sen yedir ne olur ki eninde sonunda öğrenicek zaten"..Buarada eninde sonunda öğrenicek zaten diyen bayanın 3yaşındaki kızı taneli yemek yiyemiyor ve annesi besliyor,6yaşındaki diğer kızıda meyveleri annesi hep sıkıp verdiği için taneyle yemiyor.Eleştirmek bana düşmez kendi tercihi fakat şikayet etme noktasına gelince dayanamıyorum.Ozaman sıkma şu meyveleri ver eline yesin offf diyesim geliyor,susuyorum.
  Yemeğini kendi kendine yiyebilecek yaşta çocukları siz beslerseniz,tabiki hep sizden beklerler.Neden kendileri uğraşsın ki? En sinir olduğum şey ise heryer blw ci anne kaynıyor ama bunlar bir tek bana mı denk gelmiyor? Ayrıca bu konudan dert yanan bir ben değilim,çok anne ile konuştum.Aslında bir anneyi yine başka anneler yadırgıyor,üzüyor..Halbuki üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri yaşıyoruz.Hangi konularda hassas olduğumuz belliyken;neden duyulur şekilde yadırgama gereği duyarız?
  Gelelim kızdığım konuya.Bu pazar kahvaltısına eşimle en sevdiğimiz  mekanlardan birindeyiz,sahipleri tatlı ve ilgili insanlar.Mama sandalyeleri,çocuk oyun alanları hem kapalı hemde açık parkları var.Neyse biz yemeğe başladık ve bizim gibi çocuklu ailelerde çok.Yan masadaki ice ile aynı aylarda olduğu belli boğum boğum kız bebeğin annesi,bir yandan "hadeee ye dedim,offf,ayyy,sıkıldım,yeter buyu artık,çayım soğudu bak,aaa uçakk geliyoo,hade annem aç ağzını.."diye diye çocuğa bir şeyler tıkıştırmakta.Yalnız rahatta durmuyor "ayyy pis pis görüyomusun,ıyyy ben yediririm ömür boyu daha iyi,zayıf zaten aç işte yazık,keyif yapıyorlar orda çocuğa bakan yok" diye söyleniyor.Tabiki cevap bile vermedim,hangi birine yetişicem.Hayır kendin iki dakka rahat oturamadın,güzelce kahvaltını yapamadın diye bizim gibilere düşman olmuşsun onu anladım da ne gerek var?Ve evet çocuğum zayıf,normalide bu.Kilo problemi yok,iştahlı değil ama yiyor.Buda hem benim için hemde dr. içinde yeterli.
  Dışarda anneleri eleştiren çok insan görüyorum halbuki annelere daha çok destek lazım!Ee çenenizi tutamıyorsunuz ve illaki eleştiri yapacaksanızda mümkünse "yapıcı" olsun "yıkıcı" değil!!!
  Bizim evdede durumlar biraz sıkıntılı bu aralar.Eğer evde yatılı misafir,anane-babane/dede tayfası var ise şımarıklık son noktada oluyor.Cilve yapar,yemez,oyun ister,uyumaz..Artık bunada bir çözüm bulduk:) Şuan diş çıkardığı için üç gündür toplamda yediği 7-8çilek ve iki galeta(kendim yaptım).Üzülüyorum ama en azından emiyor diye içim bir nebze olsun rahat.Hala emiyor olması bu dönemler için avantaj.Ve bugün ilk defa akşam yemeğini güzelce yedi hemde suyuna ekmek banarak:)))Babayı taklit ediyor sıpa..Buarada tariflerimizide #iceneyiyor etiketi ile instada paylaşıyorum genelde.


Yorulucaksınız,etrafta batıcak ve evet kriz geçirip ağlıcaksınız bile ama sonucuna değer,yılmayın,sabredin!Hepinize iştahlı  günler dilerim efenim..

22 Ocak 2015 Perşembe

Yemek Savaşları Bölüm 3: Sağlıklı Atıştırmalıklar

  Sağlıklı atıştırmalık yada ara öğünler çocuklara beslenmeyi sevdiriyor.Her çocuğun sevdikleri farklı olduğu gibi bazı besin gruplarına alerjiside olabildiğinden bunlar dikkatlice seçilmelidir.Tabi birde ailelerin beslenme alışkanlıkları,çocuğuna vermek istediği-istemedikleri var.Bende çoğu anne gibi en az 3 yaşına kadar tuz ve şekerden uzak durmasını istiyorum.Her öğün grubundan muhakkak vermeye çalışıyorum.Fakat İceoğlan 9.ayın sonunda bir anda süt ürünlerini reddetmeye başladı:( Peynir yada yoğurt yediremiyorum maalesef.Meyvede elma,mandalin,muz yiyor sadece,yaz meyvelerini daha çok sevmişti,zaten kim onları daha çok sevmez ki.
  "O Tabak Bitecek! Mi?" kitabında;küçük çocuklara ister yemek ister atıştırmalık şeklinde olsun,uzun yıllar boyunca günde altı yada daha fazla öğün verilmelidir diyor.Sık sık besleyici atıştırmalıklar vermek,küçük çocukların şeker yada abur cubur istemesini engellemenin en iyi yoluymuş.Bence mantıklı..
  "kendi yemeğini kendi pişiren bebe bizede pişirdiklerinden veriyor:)"

  Ben oğluma atıştırmalık yada ara öğün neler veriyorum?Aslında mevsimine göre baya çeşitlendiriyorum.Yaşına girdikten sonra ise daha da kolay oldu.Evde kendim hazırladığım için tariflerde ufak değişiklikler yapıp ona göre uyarlıyorum.Bizim ara öğünlerimiz bunlar:

Balkabaklı kek 
Ispanaklı muffin 
Kuru meyve püresi
Hurmalı toplar
Mercimek köftesi
Falafel
Humus 
Mücver
Yaban mersinli pancake
Cacık
Kumpir
Meyve salatası
Yoğurtlu meyveli smootie
Ev yapımı dondurma
Mayalı tam buğday unundan poğaça
Kabak cipsi
Peynirli patates topları

*muhallebi yada pirinç unuyla yapılan gıdaları vermiyorum.pekmezi yada balı  keklere şeker yerine ekleyen annelerimiz var bu asla yapılmamalı kansorejen maddeleri aktif hale getiriyorsunuz.inek sütü içirmiyorum.fakat bazı tariflerde azda olsa günlük süt kullanıyorum.

  "Her Çocuk Ispanak Sevmez" adlı bir kitap çıktı yeni bende haftasonu alıp okumayı düşünüyorum.Çocuğu yemek seçen anneler için yazılmış, "130 besleyici ve yeni tarif" diyor.

20 Ocak 2015 Salı

Yemek Savaşları Bölüm 2: Neyi,Ne Kadar Yicek Bu Çocuk?

  Beslenme bir alışkanlıktır.Bu yüzden doğru beslenme alışkanlıklarını oluşturmak çok önemlidir.Bu yaşlarda sağlayacağımız sağlıklı beslenme alışkanlığı,ileri yaşlarda oluşabilecek bir çok hastalığı önleyebilir.Doğru beslenme alışkanlıkları verebilmek için ebeveynlerin de model oluşturması önemli tabi.Ben önünde çatır çutur cips yerken,kola içerken,tuzu yemeğe boca ederken,çocuğuma nasıl sen yiyemezsin diyebilirim ki?
  Anne olarak ben kendimce çözümler üretiyorum.İllaki pasta,börek,çörek yada cips falan yenecekse o uyuduktan sonra:) Eşim sebze çok sevmediği için kereviz,pırasa,brokoli,karnıbahar gibi yemekleri öğlen öğününde veriyorum.İlkinde yemediyse başka zaman tekrar deniyorum.Yemeği süslüyorum hoşuna giderse tadıyor.Şuan süt ürünlerini hiç tüketmediği için dondurma veriyorum bazen,tabiki hazır değil!Taze,tuzsuz,kavrulmamış kuruyemiş yedirmeye özen gösteriyorum.C vitamini vücutta depolanmadığı için günlük alınması lazım.Meyve ve sebzelerin mevsiminde olanlarını yediriyorum.Yemek öncesinde ve sırasında fazla sıvı almamasına dikkat ediyorum.Beslenme saatlerinde tutarlı olmaya çalışıyorum ve ödül sistemide uygulamıyorum.
  Kadıköy Şifa Hastanesi,Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uz.Dr. Arzu Yaşaroğlu Erkum, 1-2 yaş çocukların beslenmesi konusunda; "1 yaş sonrası dönemde en sık karşılaşılan sorun iştahsızlıktır. Bebeğinizin 1 yaşından sonra büyüme hızı azaldığından, fizyolojik iştahsızlık dönemi başlar. 6 - 9 ay arası 400 gr. alan bebeğinizin, 1 yaş sonrası ayda 200 gr. civarı alması normaldir. Aileye bu bilgi 1 yaşına girmeden önce verilmelidir. Aileler tarafından “iştahsızlık” olarak algılanan bu dönemin çoğu çocuk için normal olduğu belirtilmelidir.Ayda 200 gr. civarı kilo alabilen,fizik muayenesi doğal bir çocuk, fazla beslenmek için zorlanmamalıdır. Her çocuk için, aileler ile porsiyonlar, besin kalite ve içeriği konuşularak belirtilmelidir. 
   Her çocuğun gelişim hızının kendine özgü olduğu,genetik potansiyeli ile sınırlı olduğu belirtilmelidir.Ailelerin iştahsızlık şikayeti durumunda, öncelikle çocuğun muayenesi yapılmalı, muayene bulguları normal, yaşına uygun persentilde büyüme hızı gösteren bir çocukta öncelikle aileler ile besin içeriği ve porsiyonların miktarı konuşulmalıdır.Çocuğun tükettiği besin, aileyi tatmin edecek miktarda değil, çocuğun gereksinimine göre ayarlanmalıdır.Çocuğun normal büyüme sınırlarında olduğu,verilen besinin yeterli olduğu konusunda aile ikna edilmelidir. İştahsızlık, büyüme hızında yavaşlama, persentil eğrilerinde (büyüme eğrileri) düşme ile birlikte,oluyorsa, tam kan sayımı, tam idrar tahlili ve hekimin gerekli gördüğü diğer testler ile hasta organik nedenler açısından araştırılmalıdır." diyor.

  Yaşında ve hala emen bebekler için örnek menüler,çocuk beslenmesiyle ilgili kitaplardan ve seminerlerden öğrendiğim kadarıyla üç aşağı beş yukarı aynı.Genel kanı 3 ana öğün,2 ara öğün şeklinde.

1 porsiyon yemek kavramından herkesin algıladığı farklı olabilir.1 yaşındaki bir çocuktan bizlerin yediği porsiyonu bitirmesi beklenmemelidir.12 aylık bir çocuk için 1 porsiyon yemek 2 - 3 yemek (çorba kaşığı)anlamına gelir.2 yaşını doldurmuş bir çocuk içinse 1 porsiyon 3- 4 yemek kaşığı demektir. 

       "gurmebebek.com dan alıntıdır"

  İceoğlanın menüsünü bunlarıda baz olarak şu şekilde oluşturdum,zamanlar ve ml ler değişiklik gösteriyor tabi burdaki sadece bir örnek.Yazdığım her kalem yiyeceği değiştirerek vermeye çalışıyorum.Sizlerde kulaktan dolma bilgilerle yada sadece okuduklarınızla değil muhakkak doktorunuza danışarak menüler oluşturun!!!
 
*Ben formül mama yada inek sütü kullanmıyorum.Büyüdüğündede süt tüketmesini istemiyorum yoğurt yada peynirin kalsiyum açısından daha faydalı olduğu tıbbi bir gerçek!

07:00 150ml anne sütü
 
09:00 otlu peynirli omlet-bir dilim tam buğday ekmeği ile
          bir dilim tam buğday ekmeğine sürülmüş peynir-avakado karışımı
          tam buğday unu ile yapılmış cevizli/fındıklı pancake
•kahvaltıda her zaman ıhlamur/rezene/papatya çaylarını değiştirerek veriyorum

11:00 ceviz/fındık/badem
          yoğurt/kefir (artık tüketemiyoruz maalesef)
          mevsim meyvesi
          taze sıkılmış meyve suyu/sebze suyu
          meyveli smootie

14:00 sebzeli tavuk çorbası
          sebzeli bulgur pilavı ve cacık
          kıymalı yeşil mercimek yemeği
          kıymalı sebzeli makarna

18:00 mevsim balığı
          köfte/sebzeli köfte
          mercimek köftesi
          yoğurt çorbası

20:00 anne sütü(yatmadan önce)

  


19 Ocak 2015 Pazartesi

Yemek Savaşları Bölüm 1: Beklentilerimizi Düşürmek

  Biz karı-koca yemeye,yedirmeye,yemek için seyahat etmeye bayılan insanlarız.Çevremizdede böyle biliniriz:)Geceleri yemek programları izler sonra kalkar gider,olmadı evdeki malzemelerle hemen birşeyler hazırlarız.Çok sağlıklı bir alışkanlık olmayabilir ama seviyoruz.Değişik tarifleri bulup,arkadaşlarımızın üstünde deneriz:)
  Dünde eşimin ailesi ile yemek yedik.Eltimin iki çocuğu var biri 2,5 diğeri 6 yaşlarında çok tatlı iki kız.Masada bir de baktım ki küçüğe babası yediriyor,büyüğede annesi.Bırakın kendisi yese ya dedim.Olmazmış,dökermiş,çocuğu yedirmek,giydirmek ailenin göreviymiş,ben yeni adetler çıkarıyormuşum..İyi tamam dedim.Sonra bizimkinin,üzerinize afiyet bir kuzu pirzolayı "erol taş et yeme" tarzıyla götürdüğünü,üstüne birde önüne parçalayıp bıraktığımız köftelerin,yarısı atıp ,yarısını yiyip,gülücükler saçtığını görünce şaşırdılar."Eee pislendi heryeri,bitlenirsiniz siz!".Öyle biz pasaklıyız,pisisiz biz..:) Yalnız 6 dan sonra yatana kadar ne meyve nede kuruyemiş falan başka bir şey yemedi.Ee napim zorlamı tıkayım??Tıkıcakmışım!
  Bebeklerin ek gıdayla tanışması aile için yeni bir macera demek.Tabi çoğu ailede bu uzun zaman sürecek "yemek savaşları" nın başlangıcı oluyor.Çünkü anne el kadar bebeyle inatlaşıyor ve sonunda iki tarafta yıpranıyor.
  Tüm yaşamı boyunca sağlıklı yeme alışkanlığı edinebilmesi için evladınızın,çocukluğunda yemek vakitlerinin stressiz geçmesi ve keyif alması önemlidir.Ülkemizde yemek yemeyi seven çocuk en ideal çocuktur.Şöyle etli butlu,yanakları tombik,kolu bacağı ele gelir çocuk demek, sağlıklı çocuk demek.Geri kalan anneler ise,"şanssız" ya napsın,ellerinde kaşık çocuk kovalar,ağzını büzer hooop elindekini çocuğun boğazına yuvarlar,çizgifilm izlerken hipnotize olmuş çocuğun ağzına "anneye göre yemesi gereken miktardaki" yemeği tıkıştırır.Alkışlar,aferinler,bravolar havada uçuşur ki birde "hadi yersen parka çıkarız","gezmeye gideriz" gibi rüşvetler vardır.Çocuğa yemek yedirmek için her yol mübahtır.Eee çocuk napsın "koşullanır" bir süre sonra,"yersem oynayabilirim","yersem annem sevinir","yersem annem beni sever","yersem sokağa çıkabilirim"....   Çocuğun yemek zevki,iştahı,sevdiği şeyler üzerinde söz hakkı olmadığı gibi,birde "anne doydum artık" dediğinde onun söylediğine saygı duymak,güvenmek yok.İlla önüne konan bitecek!
  Eee oyun vakti "motorlarını geliştirsin,özgürleşsin,birey olsun" diyen sevgili anne,yemek vakti niye işlemiyor o çok sevdiğiniz evebeynlik akımınız??? Böyle söylediğimde kızan arkadaşlarım oluyor ama gerçek bu,salonda "montessori",mutfakta "mutlak monarşi".El kadar bebeyle savaştığım zamanı hatırlıyorum da,ben o yemedikçe geriliyordum,bağırıyordum o zaman oğlum benimle dahada inatlaşıyordu.Ben sakinleşince o da sakinleşti.Sonra okudum ki "blw" uygulayan annelerde başta böyle sinir krizleri olmuş ama sonuçtan herkes memnun.
Ayrıca şimdiden söyleyim benimkide önüne her koyulanı yiyen bir çocuk değil,bazen sadece emmek istiyor,süt ürünlerini hiç tüketmiyor..Ama gelişimi normal şekilde ilerliyor.Zaten tıbbi bir sorunları yoksa gelişimine yetecek kadar besini tüketiyorlar.İlla bizim istediğimiz miktarı tüketmeleri gerekmiyor.Biraz beklentilerimizi düşürmeliyiz.
Bakın İceoğlan omletini küçük küçük böldüm o da ıhlamur ile beraber atıyor ağzına:)

  Eskinin baskıcı,kuralcı tavrı değişti.Annem beni,kimi zaman burnumu tıkayarak,kimi zaman sokakta peşimden koşarak yedirmeye çalışmış çünkü çok zayıf ve yemek yemeyen bir çocukmuşum.Ee noldu gelişmedim mi?Hatta yumurtalar,sebzeler,etleri hüpleterek götüren kardeşime kıyasla daha sağlıklıyım.Hayat boyu kilo problemim olmadı,kolum bacağım kırılmadı,boyum uzun,kolayda hastalanmam eee daha nolsun..Her yemeyen çocuk hastalanacak diye birşey yok hatta çok yiyenler hastalığa daha yatkınlar.
  Çağımız obezite ve beslenmeye bağlı gelişen hastalıklar çağı!Anne karnından bebekler şeker hastası olarak doğuyor,gelişme çağına gelmeden çocuklarımız obez oluyorlar.Ama bizim toplumumuzda "annelik" demek "yedirmek" demek.Çocuklarının günlük kaç kalori aldığını hesaplayan,kaç ml çorba içti diye ölçülü kaplarda veren annelerimiz var.Hastalık ve tıbbi başka durumlar dışında bunlar zararlı alışkanlıklar.Hem anneyi üzer hem çocuğu yorar.Bizlerin bile günü gününe uymuyor.Bir gün çok yorulur,aktivitesi çoktur akşam yemeğini iştahla yer bitirir ama ertesi gün meyvesini yemeyebilir.Ne yedi-yemedi,ne kadar tüketti üstünde çok durmamak gerek.Beslenme uzmanları,ergen ve çocuklar üzerine uzmanlaşmış olan uzmanlar da bunları tavsiye ediyor!
  Benim annem misal "o çocuk aç kalıyor,ne bilsin o doyduğunu,bugün üç öğün yedi dün yememişti,ben sana gece maması veriyodum sende ver aç yatmasın oğlan.." der durmadan.Arkadaşımın çocuğunu örnek gösterir "bak bir kase yoğurdu yedirdi annesi ohh".Kendiside kuş kadar yemek yer:)Ah annemm bir tek bu konuda çakışıyoruz zaten.Eşimin anneside "zayıf bu çok zayıf","tıkmıyosun ki ağzına o ne bilsin kendi yemek yemeyi" der.Ülkemizde annelik ve yemek arasında büyük bir bağ var."Seni izlerken doydum ben annem" demeye varacak kadar.Zorla yedirmiyorsunuz diye kötü anne değilsiniz!!!
  Bırakınız kendileri yesinler,bırakınız kirlensinler..

26 Ağustos 2014 Salı

Ek Gıdaya Başlarken Biz..

  Doktorumuzun hadi bakalım yavaştan başlayalım önerisiyle ekgıda dönemimize 6aydayken başlamıştık.
  Tabiki bolbol okuduk,araştırdık,gözlemledik.Sonrada kendimize bir alışveriş birde uyulacak kurallar listesi çıkardık.
Alışveriş listemizde;
• mama sandalyesi (joie aldık çok memnunuz)
• bpa sız kaşık,tabak,kulplu suluk
• önlük,ağızbezi,sandalye altına örtü
• cam demlik (ıhlamur,rezene..çay demlemek için)
• cam rende
• bambu yada seramik bıçak
• organik,doğal yiyecekler

Yapılacaklar listemizse;
• tuz,şeker,pirinç unu,nişasta yok
• pekmez yok (diyabet ve kanser yapıcı)
• yiyecekler hazırlanırken metal değmeyecek
• sebze ve etler buhar/fırında pişecek
• meyve pürelerine tahıl eklenebilir
• çorbalar günlük taze pişicek,zeytinyağ sonradan eklenicek
• inek sütü 1yaşa kadar yok,kansızlık yapıyor
• bal 1 yaşa kadar yok
• tarçın yok
• pürüzsüz değil,pütürlü şekilde başlanıp zamanla taneye çevrilecek
• çeşit yapılıcak
• çocuk sıkmadan,ağlatmadan,oynatmadan yedirilecek 
• sağda solda değil,mama sandalyesinde ve tv izletmeden yedirilecek

  Sonrasında mı? Miktarlara takıntılı olmadım,tadımlık alsa yeterli oldu.Ne kadar yiyeceğine o karar verdi.Yemek vakitlerinden zevk aldı.
  Ek gıdaya başlandığında amaç çocuğun karnını şişirip doyurmak değil,yeterli kalori ve vitamini alabilecek şekilde beslenmesini sağlamak.
  Günde bir kez kulplu suluğu eline verip kendi içmeye çalışmasını bekledim.İlk zamanlarda mycey beslenme filesini eline verdim kendi çiğnemeye çalıştı.Akşam yemeğinde masamızın başında kuruldu elinde kaşığı bizi taklit ederek yemeğe çalıştı.Kaşıkla ağzını tutturamıyor tabi ama dişlerini kaşıyor,bizi izliyor,denemeye çalışıyor buda önemli.
  Son olarak kitap tavsiyesi; 
Bu dönemdeki en büyük yardımcınız olabilir!
Türkçe kitap;