ice büyüyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ice büyüyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2019 Perşembe

Ponçik Başkanlığı Seçimi


   Daha önce adı geçen "Ponçik Liderliği" seçiminden bahsetmek istiorum. Her ne kadar videoları,fotoğrafları ve ses kayıtları olsada bu şekilde de hatırası her daim taze kalsın istedim.
  Aslında aklımızda böyle birşey yoktu zaten herkes Berkay'a ponçiksin vs dediğinde "o ponçik,bu ponçik,herkes ponçik o zaman bende ponçik olamam","hem kim bu ponçiklerin lideri?" demesiyle başladı. Biyolojik yaşı 29 ama huyu 5 yaş civarında olan müstakbel damat adayı,pek olgun bir kişilik olan sevgili kardeşim "hayır ponçiklerin lideri benim sen diiilsin ahahahaha" diyerek ortalığı kızıştırdı. İşi gücü bebemle uğraşmak zaten:) O gece minnakta sinirlendi baktım içeriden pijamasının üstüne gömlek giymiş gelmiş "hemen herkesi arayacağız,oy isteyeceğiz,seçim yapmamız lazım böyle olmuyor, yeter bıktım ben dayımdan" dedi! Ta-dammm geleceğin politikacısı (töbe töbe). Haliyle bende analıktan kampanya sorumlusuna dönüştüm. Böyle herkes aranmaz bir video çekelim hemen, hem ınstagramdan ankete sunalım hemde yorum yazsınlar böylece daha kolay olur ama daha yakın seçmenlerini görüntülü ararız dedim. Saat 8 çocuğun yatmasına yarım saat kalmış hemen bir video çektik. Bana kalsa daha güzel cümleler kurmasını sağlardım ama "ben ne söyleyeceğimi biliyorum kaç yaşındayım sen karışma" dedi. Bana dediiiii! Neyse aşağıdaki videoyu çektik oradan takip edenler bilir. Anket başladı, o arada mesajlar geliyor. İnanılmaz eğlenceli ve keyifli bir süreç oldu. Bu sırada baba kişisi içeride uyuyor ama onunda telefonu çalmaya başladı:))) 

  Berkay önce teyzemleri,ananemi vs aradı ki eniştem zaten oğlana aşık "ben kampanyana 50 euro bağışlıyorum" dedi ama :P Yok dedi minnak "para istemez oy ver yeter" (bu çocuğunda parayı görünce ardına bakmadan kaçması tuhaf ya) Akrabalar,kuzenler vs aranıyor o arada annem komşuya kahveye gitmiş ama görmüşler onlarda hemen kulise başlamış sağolsun. Onları da aradık gerçekten çok tatlı komşularımız var eşleriyle vs görüştü minnak görüntülü oradan da oyları kaptı. Gelin kızımız ankette Berkay lehine oy verdi, ben kardeşimle kafa buluyorum "aşkım gönlümün lideri sensin ama oda küçük çocuk işte:))" 
  Bu arada dayıda oy topluyor arada yanlışlıkla hayıra basanlar olmuş mesaj atıyorlar "yanlışlık oldu aman" diye. Gazabımdan mı korktular ne:)
Yok canımmmm kimseyi kara listeye almadık. Dede hariç! Hain dedeee. Öz babacığım oğluna kıyamadı "benim çocuğumu üzüyorsun" dedi ve çekimser kalmayı ret etti, oyunu oğluşuna verdi. "Annecim hadi artık yat sen yarın devam ederiz" dedim ama bana ne dedi "ben kazanırsam sen lider annesi olacaksın, istemes misinnnn?" Vay anasını arkadaş masum diye yetiştirdiğimiz bebe, hırslı bir vol sitrit lobicisine dönmüş haberim yok. Gazada getirdi ya beni asssdhdg.
Ertesi gün öğlen, yoğun geçen bir gece ve onlarca görüşmeden sonra Berkay Ponçiklerin Lideri oldu. İlk önce bir video çekip seçmenlerine teşekkür etti:)  Onuda ödül alan gazeticilerde görmüş oradan aklına gelmiş. Neyse bir hafta falan geçmedi işte hastalandı dayısını arayıp "şuan ponçik liderliğini sana devrediyorum" dedi kıyamam dayısınıda mutlu etmek istedi. Demek ki hala içinde bir yerde benim masum bebem var:)) 
  Şaka bir yana bence çocukken böyle şeyler gelişimlerinde önemli. Uzman fikri değil bak bence diyorum. Çocukken evin önüne bez serip oyuncak yada kitap satmak,izci kurabiyeleri,limonata yada su satmak,tatil planı yapmak vs.. Alışveriş yapma yada valiz hazırlama sorumluluğu. Bunlar hep öz saygıya iyi geliyor diye düşünüyorum. Ben değerliyim,benim özgüvenim var, fikirlerime saygı duyuluyor,ailenin gerçek bir parçasıyım. 
 Belediyelerin çocuk meclisleri var belki ilkokulda oraya aday falan olur. Olursa mutlaka haberiniz olur sizlerden de oy isteriz artık:) Yerel seçimler yaklaşırken çocuğu sadece sandığın başına giderek değil gerçek bir seçim süreci yaşatarak olaya dahil etmiş olduk. Sonuç herkes mutlu. Kaybedebilirdi de bunuda konuştuk ama çok sevimli olduğunu düşündüğü için pek ihtimal dahilinde değildi:P Bu da iyi mi kötü mü bilemedim.

21 Eylül 2015 Pazartesi

Annee Bak Cıssss

  Çoook sevgili(!),muhterem ve pek tecrübeli büyüklerimizin, minicik ve masum bebelerimizi "korkutarak koruma" uygulaması kapsamında en çok kullandığı kelime; cıssss.Cıs ne ya? 
  Hele ki şiddetle karşı koyan,efenim bakınız benim çocuğuma bunu söylemeyiniz diyen annenin çocuğuna, özellikle kaşla göz arası "cısss" öğretmekte ne? İntikamım acı olucak ama:) Hani biz bayram da eşimin memleketine gitmiştik ya sevgili okur,çocuğumuz hayvana,doğaya,yeşile doysun diye,hehh işte tam o arada çocuğa bir güzel öğretmişler.Ya yok ben ne yaparsam yapayım, istediğim şeyi öğretmek için falan inat eder,hıh der pöf der ama "cıss" hemen kapılmış.Böyle olunca da "demek ki bak doğru yöntem buymuş,iş eskilerde var ne varsa" derler.Doğru eski yöntemlerde işe yarıyor tabi ama korkutmaya dayalı hiç bir şeye tahammülüm yok.Baskı hiç hoşlanmadığım birşey! 
  Kendince yanlış olduğuna(ben çoğu şeye izin veriyorum çünkü) inandığı şeyi,  çocuğa herhangi bir açıklama gereksinimi duymadan hemen "cısss".Neden dokunmasın,neden ellemesin,niye o odaya gitmesin? Yok küçücük çocuğa neden açıklayasın ki anlamaz zaten,cıs de geç işte.Hemde şöyle yüksek sesle söyle ki yavrucak bir yerinden zıplasın.Amaç zaten korkutmak.
  Ocaktaki tencereye dokunmayamı yeltendi,pencereyemi yanaştı,çatal bıçak çekmecesinimi kurcalıyor her ne yapıyorsa "cısss".Çocukta korku uyandırıp (tamamiyle onun iyiliği için tabi) koruyorlar güya! Ben evde her türlü güvenlik önlemini almışım zaten, deterjan vs hep yüksek yerlerde,ocaktaki tencere arka tarafta,fırın zaten yukarda,kesici delici hiçbir şey ayak altında yok, sadece çocuğum özgürce keşfetmenin tadını çıkarsın diye.Gözetim altında(o fark etmeden) özgürlük var evimizde.
  Özgüvenin temeli bebeklik zamanlarında oluşuyor.Biz her türlü fedakarlıkta bulunuyoruz.İşin kolayına kaçmadan çocuğumuza gereken bakımı,ilgiyi,sevgiyi veriyoruz.Ama özgüven eğitimi veriyoruz diye toplumsal norm ve kurallardan soyut bir çocuk da yetiştirmiyoruz.Gereken yerlerde sınırlar koymaya çalışıyoruz."dokunmaaa" diye bağırmam ben şahsen,kırılacak bir tabağın ondan daha değerli olduğunu düşünmesini istemem.Bu demek değil ki eline geçeni kırsın.Bir denge var ve işimize karışılmadığında bu dengeyi biz çocuklarımız ile kurabiliyoruz.Bizim için çok değerlisin ve seni seviyoruz diye sürekli destekliyoruz.Oğlum kendini seven ve işlerini kendi halletmeye çalışan bağımsız bir çocuk.Kendinden memnun olup olmadığını bilemiyorum daha küçük olduğu için:) Annem özellikle bu konuda çok takıntılı "kızma,bağırma,özgüveni çok önemli,bak ben sürekli sevgimi gösteriyorum" bıd bıd bıd anlatır işte..
Ama herkes böyle değil tabi.Ülkemin meşhuurrr "park teyzeleri",akraba,konu komşu,bakıcı,arkadaş,esnaf falan da dahil kaşla göz arası ve ne münasebet ise (bu ülkede tanımadığın kişinin işine karışmak hobi olmuş) bir anda müdahele edebiliyorlar."Aaa ağlama bak erkek adamsın sen","kocaman çocuksun emzik mi kullanıyorsun ayıpp ayıpp","totondan haberin yok bezlisin hala ama artistlik yapıyorsun","hııı ona dokunulmaz cıss","köpek ısırır","karanlıkta öcü var böcek var "...Çok şahit oluyorum,oluyoruz,kimi zaman bizim bile başımıza geliyor:(
  İce ile yürüyoruz, bir şey gördü çocuk ve başladı "cıssss,tıssss" demeye bende ne oluyor diyorum,meğersem vantilatör görmüş ve eliyle uzatıp "tısss ıhh" diyor kafasını iki yana sallıyor.İlk önce anlamadım sonra bir kere daha gördüğünde yaptı birde fırına ve ufoya yapıyor bunu:( Şu Türk aile yapısında ki aşırı koruyuculuk bitiriyor çocuklarımızı.Öğretmenine soru sormaya çekinen,idari üstünün yaptığı yanlışı düzeltmeye korkan,ailesi gitmek istediği yere izin vermeyeceği için yalan söyleyen,sürekli yönlendirmeye ihtiyaç duyan bireyler böyle oluyor.Altı üstü bir "cısss" ayol ne büyüttün demeyin,gerçekten önemli.
  Çocuğuma "cısss" lafını kimin öğrettiğini benim öğreniş anım daha da garipti.Yemeğe gelen kayınvalidem fırına uzandı neler var diyerekten ve o arada oğlan mutfağa girdi, "hiii anne cıss" dedi yanıma gelmedi.Kadın da demez mi "bir ay geçti ama bak beni unutmamış cısss ı nasıl da biliyor,ben öğrettim tabi aferim oğluma cısss tabi o"."Ayyy ne iyi etmişsiniz,ben 20 ay hiç akıl edememiştim çünkü hahaha ne güzel" diyiverdim.. 
Unutur inşallahh diyerek üstüne gitmiyorum ama bizimkilerde kesin kolaya yatıp cıs,tıs,pıs diye devam ederler.
Şu devirde dilediğince çocuk büyütmek zor şekerim:) 



Tek derdim bu olsun dimii,olsun valla..

24 Ağustos 2015 Pazartesi

Oğlumu Büyütürken..

  Seni büyütürken iç güdülerime güvenmenin dışında, bol bol okuyorum ve araştırıyorum.Tabiki yanlışlarım oluyor,pişman olduklarım oluyor, işte bu yüzden daha fazla keşkelerim olsun istemiyorum:( Annelik zorlu bir yol ve ilk çocuğu olanlar,hele de benim gibi etrafında çoluk çocuk olmadan büyüyenler için gri bir alan.Burnum poka bata çıka,çoğu zaman eğlenerek,arada krizlere sürüklenerek ilerliyoruz işte.Ama birde olmazsa olmazlarımız var.Asla taviz vermeden yapılacaklar!

•Etiketleyici ifadelerden kaçınarak yetiştiricem seni.erkeksin sen ağlama,bebekle oynama,kızsın sen top oynama,ev işini kızlar yapar sen karışma, gibi saçma sapan şeyler duymayacaksın.
•İnsanlara,farklılıkları olanlara,hayvanlara,doğaya karşı hoşgörülü ve saygı dolu olmalısın.Hayvanlara asla zarar vermeden,taş atmadan,onlardan korkmadan,severek yaklaşmalısın.Çicekleri yada ağaç yapraklarını kopartmamalısın,ağaç gövdelerine isim kazımamalısın.Farklılıkları olanlar ile dalga geçmemelisin.Anlayışlı olmalısın!
•Annene,kız kardeşine,sevgiline,eşine,hayatındaki bayanlara gerektiği saygıyı gösterecek,onları asla hizmetkarın gibi görmeyeceksin!!!
(Kalkta suyunu kendin al,kendi işini kendin yap,babanın uşağı yok:))
•Ev işlerine yardım etmek,çocuk bakımına yardım etmek,gömleğini ütüleyebilmek kılıbıklık değil,sorumluluktur.Baskı yapan,dalga geçen safsaklar ile arkadaş olma.
•Şiddete asla başvurma,ikna edici ve yapıcı olmaya çalış.Küfür etme ne olur, heleki kimsenin anasına bacısına..
•Oku bolll boll oku.Donanımlı bir erkek ol.
•Canın ne ile ilgilenmek istiyor ise,hangi meslekten zevk alıcaksan onu yap.İlk tercihin,çok para kazandıran bir iş tercih etmek olmasın.
•Dinle.Karşındakini her zaman dinle ve mümkünse empatide kurmaya çalış.
•Teşekkür ederim,rica ederim,lütfen demekten çekinme.Çalışan birini gördün mü bir "kolay gelsin" de.
•Temiz ve şık giyin.Her daim bakımlı olmaya özen göster.Marka takıntın da olmasın mümkünse.
•Hareketsiz kalma,spor yap.Zinde ol,sağlıklı yaşam için iyi beslen ve uyu.
•Hayır demekten çekinme! Karşındaki kırılmasın diye,ayıp olur diye asla istemediğin bir şeyi yapma."hayır" demek kötü hissettirmesin.
•Bir hobin hatta bir kaç hobin olsun.İnternette de olmasın bunlar emi:) Müzik aleti çal,deneme yaz,resim yap,fotoğraf çek,gez çok gez..


 Oğlum,canım,herşeyim; hayattan keyif alan,kendine yetebilen,özgür,doğaya saygılı,aileye değer veren bir çocuk ol sen emi! Ayrıcaaa umutlarımı yada geleceğimi sana bağlamadım ben,sadece senin iyi olmanı istiyorum. Ne demek istediğimi çocuğun olunca anlarsın:))))))) Söylemesem içimde kalırdı ama napim,benim ailem hep bana söyledi,bende sıramı bekliyodum:)

22 Haziran 2015 Pazartesi

18.Ay İtibariyle Beslenme Düzeni

  İki yaşa yarım kala ek gıdada baya ilerledik diyebilirim.Hala emmeye devam ettiği için (günde 6defa) tam bir düzen olmasada iyiyiz.
 Bugun doktor kontrolüne gittik, aşılarını yaptırdık, sağını solunu iyice kontrol ettirip evimize döndük.Sırtındaki hafif döküntü gıda alerjisi falan değil isilikmiş.Yeni birşeyde denememiştik zaten,o yüzden de biraz telaşlanmıştım ne oluyor diye.Beyaz tenli bebe zor anacım zor.Güneşten kızarır,accık aşkla seversin kızarır,dokunursun kızarır.Alerjiye yatkın olur,nemlendirme ister..Neyse kilo ve boyda her zamanki gibi 5-6 ay kadar önceden gidiyoruz.(maşallahh çocumaaa)
  İce ne çok iştahlı nede iştahsız bir çocuk.Anneme sorsan aç:) bana sorsanız yeteri kadar yiyor.Blw taraftarı olduğum için çocum kendi kendini beslemeye devam ediyor fakat çorbayı hala ben içiriyorum.Kaşıkta kullanıyor ama sıkılıyor,o bıdı bıdı bir şeyler anlatırken ben ona çorbasını içiriyorum.Yemek saatlerinde en başta olduğu gibi mama sandalyesinde, tv yada telefon olmadan devam ediyoruz.Etrafa döküp saçma minimuma inmiş olsada, üstünü başını batırmaya yeni boyutlar bile kazandırdı:) Özellikle baba gelmeden önce akşam yemeğimizide yemiş oluyoruz çünkü babamızın maalesef sınırları yok:(Herşey serbest ve bu sürekli tartışma sebebi.Ağlamasına dayanamıyor hatta öyle ki çocuk hasta nefes alamıyor, burnunu temizletmiyor bana o yokken yapıcakmışım, ağlıyormuş yazıııkkk.. Allahtan hayır dediğim şeylere evet demiyor da katlanıyoruz işte napcenn:)))
  Oğluşun özellikle bazı gıdaları çok iştahla hüplettiği "mmmmm,yamyam" gibi sesler çıkardığı doğrudur:) Bunlar şimdilik köfte,domatesli bulgur pilavı,haşlanmış et,kırmızı erik,şeftali ve kiraz.
  3 ana ve canı istedikçe ara öğün alıyor.Gün içinde bir kaç kez meyve yer.Ceviz,fıstık birkaç günde bir yiyor.Kuruyemişi hergün vermek istemiyorum.Bitki çayı içmeyi çok seviyor.Aynı annesi gibi lıkır lıkırrr su içiyor.Kahvaltısı 10-15 dk,öğlen yemeği 25dk civari,akşam yemeği ise 15-25dk arası tutuyor.Oynamaya başladığı zaman kaldırıyorum,acıkıpta emmeye geldiğinde, yemeğini tekrar teklif ediyorum.Herhangi bir gıdayı sevmediyse, bir süre sonra farklı şekilde tekrar veriyorum.10.ayında bir anda bıraktığı süt ürünlerinden ayrana, sevgi dolu bir dönüş yaptık.Günde iki çay bardağı soğuk ayran içiyor,içi yanık oğlan:) Ve evet soğuk içecek veriyorum,çok önceden alıştığı için hiçbir sorun yaşamadık.Pekmez yada bal hala vermiyorum.Zaten tatlı şeyleri sevmiyor.
Klasik bir günden örnek vermek gerekirse;
 
Örnek Menü 1

07:00 kalkar kalkmaz emiyor
09:00 yumurtalı maydanozlu ekmek(yarısını yiyor),3 zeytin,iki ceviz.bir çay bardağı bitki çayı eşliğinde
11:00 yarım muz/yarım elma/yarım şeftali (keyfinin kahyası hangisini isterse)
14:00 uykudan kalkınca önce emiyor
15:00 4 köfte,bir kase sebzeli bulgur pilavı.bir çay bardağı ayran eşliğinde
17:00 bir kase çorba
19:00 2pirzola,bir kase fırında makarna.yarım çay bardağı ayran eşliğinde
20:30 uyku öncesi emiyor.mama kesinlikle kabul etmiyor:(

Örnek Menü 2 

07:00 uykudan kalkınca emme
09:00 pancake,waffle yada otlu omlet,3-4 zeytin,yarım salatalık.bitki çayı eşliğinde
11:00 yarım kase kadar kırmızı erik/kiraz/çilek
14:00 uykudan kalkınca emiyor
15:00 etli kuru fasulye,bir çay bardağı ayran eşliğinde
17:00 bir su bardağı YEŞİL sebze-meyveli smoothie yada sebze çorbası
19:00 fırında tavuk yanında ızgara sebze ve bir çay bardağı ayran eşliğinde
20:00 ev yapımı dondurma
21:00 uyku öncesi emiyor

Herşeyi silip süpürmüyor tabiki ama yiyor işte.. 


20 Haziran 2015 Cumartesi

Yaşasın Bi Buçuk Yaş!

  Buçuğunu yediğim minnakım, oğlum, herşeyim, birtanem, pıtırcığım, beyaz pamuğum.Ne zaman büyüdün, ne çabuk geçti zaman.Eski fotoğraflarına bakıyorumda ahhh..nerde o koyduğun yerde kımıldamadan duran, günün çoğunda uyuyan, eciş bücüş bembeyaz bebek, nerdeeee yerinde durmayan, düz duvalara tırmanan yeni sen:)
Bebeklikten çocukluğa geçiyorsun.Bodur ergenim diyorum sana.
  Seninle anlam bulan yepyeni,bol gürültülü,full actionlu,hep koşturmacalı,heyecanlı ve aşk dolu yeni bir hayat.Kucağıma ilk verildiğinde ufacık kalan,ağzıyla meme arayan,bulduğu yeri cap cup emen,bembeyaz,mis kokulu,sessiz bir bebektin.Karnımdayken hiç hissedememiştim böyle şeyler ama ilk kucağıma aldığım anda tüm endişelerim kayboldu.Bakımın hakkında hiçbir korkum yoktu artık.Hem zaten nasıl verirdim seni başkasına,neden ilk banyonun keyifli anlarını birileriyle paylaşıcaktım ki? 
  Emzirmek ise hep aklımda soru işaretiydi.Ama ilk seferde eşsiz ve tatmin edici bir bağ kurabildik ve çok şükür ki sütüm geldi, halada geliyor.Ahh o akıl verenler yok muuu? Sezaryanda sütün gelmez,yok emsede zaten çok acır,sarılık zordur(olmadın allahtan),karabasan gelir tek kalma(iyiki yalnızdık),yatağına ıvır zıvır koy rahatsız etmesinler(!)...Olumsuz her bir haltı anlatıyorlar.Allahıma binlerce kez şükürler olsun bu tarz sorunlarımız olmadı.Ama aşırı gazlı bir bebektin,çok uğraştırdın bizi minnak çook..
   (Birkaç gündür bu yavru onun herşeyi,gezdiriyor,yediriyor,seviyor..)
  
  Herşeye ama herşeye değersin sen.Seni çoooook ama çok seviyorum annecim.Senin bakışının, gülüşünün,koşup boynuma sarılmanın,öpmenin tarifi yok oğlum.Allahım sana sağlıklı ve mutlu bir ömür nasip etsin inşallah.Hayallerim,dileklerim,dualarım hep senin için..
Sen hep gül emi oğul!

15 Haziran 2015 Pazartesi

18. Ayında İceOğlan

  Haftasonu 18 ay olucak! Aman allahım ne çabuk büyüyorlar.. Bir pasta keserim artık oğluşuma,bi buçuk oldu boru mu?(bu ne demek ki bilmiyorum boru ne alaka acaba).Yanlış anlaşılmasın öyle otu poku kutlayan insanlar değiliz.Hatta tanışma,nişanlanma vs tarihlerini bile bilmem ben.Doğumgünü kutlamayıda suçluluk duymadan bolca pasta yiyebildiğim için ayrıca seviyorum:)
  Şaka maka derken benim minnak bebeğim 1,5 yaşına geldi.Ve bu ay içinde belirgin gelişimler yaşadık.Evimde baya baya bodur bir ergen yaşıyor sanki.Nasıl bir isyan,öfke patlaması,güç gösterileri.. Çok sevimli bulduğumuz yeni alışkanlıklarıda var.Örneğin kapalı kapıları küçük yumruğuyla tıklatıyor."dık dık" diyor bir yandan:) "kimsinnn,kim o" dediğimizde "mennn" diyor.Kıyafetlerini kendi çıkarmaya çalışıyor.Ayakkabısını giyebilmeye yaklaştı sayılır.Dağılan oyuncaklarını topluyor(her zaman değil).Çiçekleri yolmaya çalışmıyor "cicii cicii anne bak" diyerek seviyor.Seçenek sunulduğunda "bu" diyerek seçim yapıyor,hayır diyemesede beğenmediğini kafasını iki yana sallayarak belli ediyor.Daha çok komut anlamaya başladı hatta bazı karmaşık komutları bile yerine getiriyor.Yabancılara el sallama yada konuşmaya çalışma halleri hala devam ediyor:( Zamanla öğrenicek tedbirli davranmayı diyorum kendi kendime.. 
  İsyan durumlarında çığlıklar,kedi gibi mıyıklamalar,kendini yere atıp bir güzel uzanma,itiraz,asilik,tehlikeli her türlü hareket,kıskançlık,yanında  mutlaka birilerini isteme.. Ee kimse annelik kolay demedi tabikisi ama zaten çoook hareketli bir çocuk İce,bunlarda üstüne tüy dikti işte.Parka bahçeye çıktığımızda çılgınlar gibi koşuyor,sanırsın ev hapsinde kalmış.Bulduğu heryere tırmanıyor,yüksek yerlerden atlamaya çalışıyor.Hala 5 dakika totosunun üstünde oturup da resim yapmıyor.Ahşap yapbozlara bayılıyor,şekilleri az buçuk tanıyor,plazmacar(swingcar) almıştık onu sürmeyi seviyor,kedi köpek seviyor,dans ediyor,içinde su olan tüm oyunlara bayılıyor.Basit hafıza oyunları oynamaya başladık.Kulak,burun,dudak dediğimizde gösteriyor şimdilik.Çokta üstelemiyorum çünkü daha çok arabalarıyla oynamak,tırmanmak ve saklambaç,yakalamaca gibi oyunları seviyor.
  Çok sinirlendiğinde bir kaç kez oyuncaklarını fırlattı ve akülü arabasını ve bisikletini kaldırıp indirdi,bacak kadar boyuyla güç gösterisi yapıyor:) Yatağına tırmanıyor,içinden çıkmaya çalışırken düşebilir diye korkulukları kaldırıp alçatmak lazım.İstedikleri olmadığında çığlık çığlığa bağırıyor,ben sakince bekliyorum istediği olmayınca uzatmıyor ve hemen farklı bir şeye yöneliyor.Ama etrafta anane-dede yada duygu sömürüsü yapabilecek yumuşak biri varsa çığlığa birde gözyaşları ekleniyor.Aslında bunların bile hoş bir yanı var çünkü o kriz geçtiği gibi sakinleşip kendini sevdirmeye geliyor.Son birkaç gündür ise istediklerini sevimlilikle halletmeye çalışıyor.Suratını eciş bücüş yapıp gülüyor off o ne sevimlilik,baş yana eğik,gözlerini kısıyor:)) 
  Bu aylarda yoğun ve değişken duygular yaşaması normalmiş.Bize düşen bu durumla nasıl başa çıkacağını göstermek ve örnek olmak.Özgüveni açısından değer verdiğinizi,özen gösterdiğinizi hissettirmelisiniz.Sevildiğini bilme ihtiyacı da artıyormuş, daha çok sevgiii daha da çok sevgi:) Benim kuzum zaten bir özgüven patlaması yaşıyor demekki aynen devam.
  Gündüz uykusu bir kez ve 1-3saat arası değişiyor.Bu aralar gece yatmak istemiyor,oyun oynamak istiyor.Yemek konusunda ise sadece kahvaltı sorunumuz var,öğlen ve akşam yemeğini yiyor,kuruyemiş ve meyveyi çok seviyor.Bir kaç gündür iştahsızlık var ama aniden sıcaklayan havalardan da olabilir.Pazartesi kontrolde kilosu ve gelişimine bir bakıceğiz.Anneme kalsa tuvalet eğitimi vericek ben ise çocuğumun hazır olmasını bekliyicem.Ben 19.ayda öğrenmişim ya illa oğlanda öğrenecek,başka referans yok kadına:)
  Kandırma konusunda iyice tecrübe edindi.Çok yapmak istediği birşey var ve izin verilmiyorsa bizi meşgul edicek şeyleri elimize veriyor ve pırrrr.. Mesela bugun parkta oyun oynarken, oyun alanını hemen dışındaki iş arabaları dikkatini çekti ve incelemek istedi,izin vermedim.(her yerleri pas içinde ve kesici yerleri bol olduğu için) Geldi dedesinin elinden tuttu merdivenlerden çıkarttı,benide "anneee gehh gell" diyerek kaykayın ucuna çağırdı ve kaydı.Bizi orda bırakıp bir koşmaya başkadı ki aman allahım sanki yaşamı buna bağlı,uçuyor resmen..Biz o kalabalığın içinden çıkana kadar yolu yarıladı hemen yakaladım ama asi bebe bana yüzünü asıp "pofff" dedi:) 
   İki aydır her haftasonu pikniğe,kumsala ve doğa yürüyüşüne götürüyoruz.Hergün dışarıda vakit geçiriyor yinede enerjisinde ufak bir dalgalanma bile yok.Belki yakın zamanda bir köpekte evlat edinebiliriz,bilemiyorum.. Şu büyüme atağı bir geçsinde bakalım.

Yaşasın buçuklu yaş! Çok yaşa çocuk,ömrün sağlıklı ve uzun olsun.