oğlum büyürken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oğlum büyürken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2018 Çarşamba

Kavgada Sevdaya Dahildi

  
  Geçenlerde kocCama bir sürpriz yapmış onu Kayıkhane'ye konsere götürmüştüm o gece minnak annemlerde kaldı.Sırf biraz daha uyanık kalabilmek için uyku öncesi ne var yok şakımış anneme eşşek sıpası:) 
  Bir kaç akşam önce minnak ile Paint it,black ile coşuyor,salonda kafa sallayıp oradan oraya koşuyorduk ki baba kişisi böyle şeylerden pek hoşlanmaz öyle bir baktı ve kafa sallayıp içeri geçti. Baş ağrısı tutunca pek bir huysuz olduğu için tabi söyleniyordu "gel bi öpem" dedim niyeyse çocuğun yanında çekinior adam sanırım oğlu kıskanıyor ve hemen ortamıza bodozlama atlıyor diye ama bebe bunu anneme şöyle anlatmış. "Geçen gün annem babamı öpmek istedi ama babam onu itekledi, inanabiliyor musun anane bunu senin kızına yaptı! Merak etme ben annemi hiç üzmüyorum onu hep seviyorum,sarılıyorum.." 

  İlk evlendiğimiz iki sene inanılmaz kavga ediyorduk çünkü her istediği yapılmış bir şımarık çocuk olarak alttan alma konusunda pek başarılı değildim, adam zaten hatasını kabul etmekte zorlanan bir model.Neyse sonuçta hakaret vs olmadan iş tatlıya bağlansa da o zamanlar birbirimizi yeme ve sonrasındaki barışma da sanırım tutkunun fazlalığındandı:)))) Şaka bir yana çocuktan sonra enerjim mi azaldı ne oldu kavgada edemiyorum. "he he" deyip geçtiğim çok şey oluyor nede olsa bir şekilde istediğimi elde edebildiğimi (geçte olsa) öğrendiğim için o tartışmalara hiç girmiyorum. Ama iştede beraberiz ve bazen parasal konularda tartıştığımız oluyor. Hakaret yada şiddet içerikli kavgalar değil zaten ama ses haliyle yükseliyor. Zaten ses tonu bir anda yükselen,çoşan insanlarız ve çocukta aksine (kendisi borozan gibi bir sese sahip olsada) yüksek sesten hoşlanmıyor. Hemen yanımıza gelip "tartışıyor musunuz yoksa kavgamı ediyorsunuz bakim?" diye soruyor. "Babamı üzme anne zaten çok stresli o" dedi geçen gün eşşek ama yeri geldi mi de babasını azarlıyor "anneme karışamazsın o özgür bir kadın" diye:)
  Ebeveyn olarak duygularımı çocuğuma göstermekten çekinmiyorum. Öfke sadece ona ait olumsuz bir duygu değil yada hüzün. Çünkü biz olumsuz duygularımızı sanki yok gibi gösterir her şeyi kapalı kapılar ardında yaşar isek sanki bunları sadece o yaşıyor gibi hissetmesini istemiyorum. Belki öyle bir şey yoktur ama ben öyle hissediyorum.Sonuçta birine sinirlenmek doğal,hırslanmak,öfkelenmek normal. Bunları tek yaşayan o da sanki sorun onda, onun dışında herkes sevgi pıtırcığı gibi değil bunu bilsin.
  Fikir ayrılığı yaşadığımız halde birbirimizi sevip beraber yaşayabildiğimizi görmesi de önemli diye düşünüyorum. Çocuklar zaten kavganın içeriğinden çok sesin yükselmesine ve mimiklerimize odaklanıyorlar ama benim evdeki model içeriğe de hakim olmayı sevenlerden. Dediğim gibi tartışsak da yine bir şekilde anlaşmaya varıyoruz ve bunu "aman bu durumu çocuğa bir ders verme şansı olarak görelim de tane tane konuşalım" gibi bir moda girmeden gayet doğal devam ediyoruz. Bana bunun yanlış olduğunu ve çocuğumu yok yere strese soktuğumu söyleyen biri oldu geçen gün. Daha önce evini su basmıştı ve onu bile çocuklarına söylememiş onları apar topar kardeşinin evine götürmüştü.Çocukları yok yere strese sokmanın gereği yok diye düşünüyor kendisi. Yani ne bileyim bazen psikologların söyledikleri de bana uymuyor sonuçta herkesin yaşam tarzı farklı,aile yapısı ve çocuğunun olgunluk derecesi farklıyken "kesin" olarak bu doğru yada yanlış denilebilir mi? Ben genelde kendime göre davranmayı seçiyorum kimi zaman sonu istediğim gibi olmuyor ama yanlışları da zaten böyle böyle öğrenmiyor muyuz? Tamam çocuk büyütmek önemli bir şey ama hiç hata yapmamak ve sürekli kitaplara göre davranabilmek mümkün mü? Gün sonunda çok pişman değilsem "ok iyiydi" diyorum ama baksana benim normal gördüğüm bir konuyu oğlan nasıl düşünmüş de anneme nasıl aktarmış. Gerçi onu o arada uyumamak için bahane olarak kullanmış ama yinede rahatsız olmadım da değil.. Şimdi ben bildiğim gibi mi devam etsem yoksa unicorn diyarında ki sevgi pıtırcığı mahallesinde yaşıyor gibi mi davransam? 
  Susmak,tepki vermemek bu seferde olayları çocuğun hayal gücüne bırakmak olmaz mı ne bileyim sonra kendisini suçlu hisseder falan daha kötü değil mi? Sorunların birini aşsak başka bir şey çıkıyor yahu, gerçekten ebeveynlik roller coaster gibi bir heyecan,bir korku,bir mutluluk,bir endişe derken geçip gidiyor..







22 Aralık 2017 Cuma

Berkay 4 Yaşında

   Yaaa siz nasıl tatlış bi grup oldunuz böyle:)) Üstelik annem tam bir gamlı baykuş,babam çok ciddi bir adamken torunlarının yanında kendinden geçiyorlar. Torun Eyleme Entertainment geldi diyorum ahaha.
 Bu sene kuzenlerim Berkay’a Viyana’dayken süpriz parti yaptılar hemde okulda arkadaşlarıyla minik bir kutlaması oldu diye,birde evde yapmayalım dedik ama anane&dede bu fikri kabul etti mi? Ordan bakınca nasıl duruyor:) Transformesli süslerle uyum içindeler maşallah.Soframızı kurduk,yedik içtik.Minnakın son haftalarda favorisi olan tombala oynandı,hediyeler açıldı.. Minnakım tam 4 yaşına girdi.4 koca yıl wowww! 
 Doğumunu hikaye olarak o kadar çok anlattım ki sorsan kendisi şöyle diyor; “Önce çoook fazla kar varmış annem üzülmüş ama sonra karlar erimiş hatta çok güneşli bir gün annemin karnı gıdıklanmış.Doktora gidince oğlun geliyor demişler.Ben kış ortasında sıcak bir günde, güneşle gelmişim.Adım ayışığı gibi demek ama güneş gibi doğmuşum yani annem öyle diyor.Kış güneşimmm,ayparçam,beyaz pamuğum diyor.Sonra herkes çok sevinmiş,bir sürü insan beni görmeye gelmiş,gelemeyenler telefon açmış.Çok öpmüş annem ve “seni çok seviyorum” diye kulağıma fısıldamış.Sağlıklı ve mutlu yaşamam için dua etmişler.Sonrada işte ben büyümüşümmm!” 
  Evet Aralığın ortasında 20 derece sıcaklıkta geldin kuzum,doğduğunda bile güldün.Hatta ilk birkaç gün hiç ama hiç ağlamadın herkes şaşkındı.(kolik gelene kadar fırtına öncesi sessizlikmiş) 
Ömründe alacağın yaşların çok olsun,sağlıklı olsun! Büyüdüğünü görebilmek tek duamız,sen hep sağlam bas yere,çokça gül,bolca gez,keyifle ve huzurla yaşa evlat! Sınavımız seninle olmasın oğlum.Seni çok seviyorum,çoook seviyoruz.İyi ki varsın! 

20 Kasım 2017 Pazartesi

Babayla Aynı Takımı Tutmak !?

  Eşimle farklı takımları tutuyoruz ama ikimizde fanatik değiliz(artık).İlk zamanlar bu konuda tartışmış ve baya küsmüş falan olabiliriz,yaniiii daha doğrusu ben çok sinirlenmiş ve bir suçu yokken ona patlamış olabilirim..ama artık takmıyorum..:) Ne bileyim gs gibi bir takımı tutarsa evden kovabilirim sanırım eheheh şaka ayolll,şimdi durduk yere karmanın aklına karpuz kabuğu sokmayalım!
   Bir oğlumuz olacağını öğrendiğimizde ben(!) bir anlaşma önerdim “kimse çocuğu etkilemeyecek,takımının tulumlarını almayacak” o da uydu.Saf ya:) Neyse tabi kardeşim 6 aylıkken minnaka bir BJK zıbını almıştı sonra eşim hemen bir Fb sweeti aldı.Sonra kardeşim “ilk formayı dayı alır” diye düşünmüş ama o ilk bisiklet değil miydi? Neyse işte eşimde fenevbahçeli bir pijama takımı almış.Ama kimse kimseye birşey demiyor çünkü bu kadarla kaldı herşey.Sonra tabi Kartalım şampiyon oldu! Üstelik iki sene üstüste:) Veee eşimin bana verdiği sözü tutma vakti gelmişti.Takımım ne zaman şampiyon olsa beni kutlamalara götürücekti.Tabi 6 senede bir olan birşey diye düşünüp rahat rahat söz verdi ama gel gör ki kader çocuğunun tam etkileneceği yaşta,KaraKartalı iki kez şampiyon yaptı.Kutlamalar harikaydı,boğazda yüzlerce tekne meşaleler ile turluyordu.Heryerde marş sesleri,insanlar hoplaya zıplaya yürüyorlar,bayraklar vs derken ortalık tam şenlik alanıydı tabi.Çok kalabalığa sokmadan ananeyle dedeye emanet edip biz kutlamalara katıldık ama çovukta etkileniyor tabi.

  İşin komik tarafı Berkay asla futbol maçı izlemiyor ve hoşlanmıyor üstelik topla oynamayı sevmeyen az sayıda erkek çocuklarından biri sanırım.Ama Beşiktaş,Göztepe ve Fenevbahçeyi sevdiğini söylüyor.Acayip politik çocuk kimseyi üzmeden herkesin gönlüne göre konuşuyor.Açıkcası takım tutsun ve çok bağlansın istemiyorum çünkü babam bizi çok tutkulu taraftarlar yapmıştı ve derbi kaybedince okula gitmek istemeyecek kadar üzülüyordum.. 
  Konu buralara nerden geldi onuda söyliyeyim.Okul arkadaşı B. annesi Gs’li suluk almış çok güzelmiş,M. babasıyla aynı takımın eşofmanını giyiyormuş..bunlar dedeye anlatılmış.Dede hemen gidip Bjk suluğu almış ama ben sadece lisanslı diye bir suluğa o kadar para vermezdim.Neyse bizimki bir mutlu amannn.Ama diğer dedesi görünce biraz bozulucak çünkü baba tarafında iki erkek torun var ve o taraf biraz takıntılı:p 
  Çevremde gözlemliyorum da bizim çevremizde takım konularında çok takıntılı insanlar yok.Ailelerimizi saymıyorum çünkü onlar kombineli ve her sene yeni formalar alan taraftarlar ama arkadaş çevremizde böyle bir şey yok.Eşim, bir çocuk babasıyla aynı takımı tutmak zorunda değil hatta hiç tutmasa daha iyi, diyebilecek kadar rahat.Bende ilk zamanlar düşündüğüm sinsi müdahele konusunu unuttum gitti bile.Ne istiyorsa öyle yapsın! Ama özellikle hiç sevmediğim bir takım var onu tutmasın lütfeeeennn!!!

31 Ekim 2017 Salı

Akran Zorbalığı

   Geçenlerde okuldan bir suratla geldi ; arkadaşı ona "sen şişmansın ve kötü görünüyorsun" demiş! Çocuk işte üzülmüş "ama ben şişman değilim ki ben sadece çocuğum dedim o anlamıyor" dedi.. Akran zorbalığı konusunda ilk tecrübemiz ve hazırlıksız yakalandık "çok kaba bir davranış beni üzdün,hoş değil söylediklerin" diyebilirsin dedim,hemen karşı çıktı "aaa insanlara kaba diyilmez üzülürler" Çocuk haklı bir yönden çünkü biz ona hep şişman,kısa,uzun,kel vs diye insanlar ayrılmaz sadece kadın,çocuk ve erkek vardır dedik.Ten rengi,cinsiyeti,görüşleri,giyimi,inancı bizi ilgilendirmez ve alay konusu olamaz asla dedik o da şimdi bana "hayır ben normalim o da normal böyle şeyler söylenmez işte ama o anlamıyor,beni üzdün seninle oynamak istemiyorum" demiş ve gelmiş.Artık onunla oynamak istemiyormuş ve bir ara dudağı büzüldü söylerken ağlayacak gibi oldu sonra “off tamam boşver” dedi.Belki kötü bir gün geçiriyordur arkadaşın falan dedik ama çokta takmak istemiyorum çünkü çocuk yani bu duygu halleri pek stabil değil,yarın gelir en çok onu seviyorum falan der.
İçim parçalandı tabi insan istiyor ki hep yanında olsun,kollasın,kimse duygusal yada fiziksel zarar veremesin...ama işte öyle olmuyor ne kadar çabuk bunlarla başa çıkmayı öğrenir ve kolay atlatmayı becerebilirse o kadar özgüvenli olacaktır.Karakteri şekillendirecek olaylar bunlar ve tabi bizlerinde takındığı tavırlar biliyorum ama ahhh kalbim.. 
Bazen diyorum biz fazla mı duygusal ve kibar yetiştiriyoruz dışarısı öyle değil,insanlar acımasız ve kavgacı.Ama hakkını aramak için şiddete başvuran bir insan olsun da istemem.Sana vurana sende vur diyemiyorum,kızmalısın sadece napıyorsun de mesela diyorum ama doğru mu yanlış mı bilemiyorum gerçekten.Böyle zamanlarda daha zor ebeveynlik.Hani büyüdükçe kolaylaşıyordu?! 
    Bir arkadaş içimi döktüğüm fotoğrafın altına yazmış “Seninkinden çok o çocuğa üzüldüm.Düşünsene 3,5 yaşlarında bir çocuk böyle davranmayı nerede öğrendi acaba?”  Haklı.Her çocuk eşit şartlarda büyümüyor tabiki.Berkay kavgacı değil hatta genelde susup,karşı koymayan taraf.Ama başka birini korumak için ses çıkartmaya çalışıyor.Sürekli gülümser ve insanlara sorular sorar,ilgilenir,sarılır.Eşim bu durumdan çok sıkıntılı çünkü fazla duygusal olduğunu düşünüyor, bende sadece kendi koruyabilecek kadar sesi çıksa yeter diyorum ama tabi bizim dememizle olmuyor.Çocuk gözümüzün önünde büyüyor ve gelişiyor.Yüksek sesli konuşmalardan dahi haz etmeyen sakin bir karakteri var.. Nasıl devam eder,neler yapabiliriz bilmiyorum ama bir anneden güzel bir öneri geldi.Anne zor/alaycı/yaramaz çocuğu canladıracak, çocukta kendini nasıl koruması gerektiğini öğrenecek.Bu rol yapma oyununu biraz değerlendireceğim tabi.Gelişme olursa bahsederim.Farklı önerilerede açığım.
Bu arada gözlüğede alıştı gibi:)




21 Ekim 2017 Cumartesi

Gözlüklü Yaşama Merhabalar

  Şimdi sanki basitmiş gibi gelen ama kabus gibi bir on günden bahsetmek istiyorum.Minnakın okula başlamadan önce senelik rutin diş ve göz kontrollerini yaptırdık.Malum sağ gözünde doğuştan gelen bir minik lekesi var.Şimdiye kadar önemsiz denilmişti ama bu sefer arkasında bir kitle olmasından şüphe edildi.Gittiğimiz doktor,tavsiye edebileceği İstanbulda bu alanda sadece iki doktorun olduğunu söylerken zaten içimi bir sıkıntı bastı bile.Hayır gugıldan olası hastalıkları araştırmadım ama doktorları iyice araştırdım ve en kısa tarihe zar zor bir randevu aldım.Profesör olunca muayene ücreti 3 haneli oluyormuş bunuda öğrenmiş olduk gerçi o sırada hiçbirşey umurumda değildi ama.. Etilerde Dünya Göz Hastanesi Oküler Onkoloji bölümüne gittik.Bende daha önce lazer ameliyatımı bu hastanede oldum ve gerçekten personel ve hizmet kalitesi çok çok iyi bir kurum olduğunu söyleyebilirim.
Doktorumuzun işinin ehli olmasının yanında birde baba olması şansımıza oldu.Minnaka ayak uydurdu ve sıkılmadan kontrolünü bitirdik.Teşhis Irıs Melonama.Berkay'da bulunan kötü huylu değil fakat her sene aynı doktorda kontrol edilecek.Benzer hastalıktan gözlerini kaybeden,görme kalitesi çok fazla düşen çocuklar var:( Ayrıca Myop astigmata'da var maalesef ve yüksek:( Ben okulda çok uzun süre zorluk çektim yada gözlüğümü unutunca baş ağrısı,kırıldıkça olan masrafı vs.. Aynı şeyleri oğlumun yaşamasını istemezdim ama napalım.20li yaşlara kadar ameliyat da olamıyor o yüzden gözlük kullanacak.Bugün beğenip sipariş verdik ve artık yeni bir döneme başlıyoruz.Bu kadar hareketli ve sıkılgan bir çocukta gözlük nasıl olacak bilemiyorum ama eğer o kitle kötü huylu olsaydı olabileceklerin yanında bu hiçbirşey.Allah kimseye şifasız dert vermesin.Gözlük seçmek tam anlamıyla işkence oldu, mor istiyor istediği ton yok.Ben kırılması en zor gruptan ayırdım önüne seçenekleri daraltıyorum o "kesinlikle kırmızı olmalı!" diyor.Hadi bir tane kırmızı beğendi kenarı kelebekli falan diye kız modeli dediler eee ok ben umursamam böyle şeyleri,annem başladı "okulda dalga geçerler henüz kaldırabilecek yaşta değil" diye tutturdu.. Bir tanesi çok bir cingöz recai gibi oldu bayıldım ama ağır geldi belki bir iki sene sonra öyle bir modele geçer.En sonunda beğendik ve sipariş verdik artık beklemedeyiz.
Bu arada annem ve teyzem çılgınca araştırmış  ve balık yağı kullanmam gerektiğini düşünüyorlar hatta içinde a ve d vitamini olan gıdaları ve onların emilimini arttıran gıdaları bile çözmüşler..Ben zorunda kalmadıkça takviye gıda kullanmak istemiyorum çünkü zaten gerekli şeyleri yiyip içen bir çocuk.Üstelik beslenmenin görme üzerinde iyileştirici etkisi ciddi anlamda kanıtlanmamış.Neyse hepimizi yeni bir dönem bekliyor umarım sorunsuz geçer.

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Evdeki Yeşiller

  Benim succulentlerin çoğu çürüdü gitti.Ya yerlerini yadırgadılar ya çok fazla su verdim yada bir sürü farklı bakım isteyen çeşidi bir arada koydum ondan yada tamamen benim beceriksizliğimden.Ama gel gör ki oğlumun "kırpık" adını verdiği ve latince adını şuan hatırlayamadığım bu arkadaş çoştu gidiyor.
Yeni yeni açık yeşil renkte başlar veriyor.Her sabah kalkınca onu seviyor,minnak elleriyle okşuyor "büyü emi benim tatlımmm,çok güzelsin senn" diyor.Sonra "yazık diğerlerine kıskanmasınlar" diyerek benimkileri de accık okşuyor,öpüyor saolsun:) 
Bu boncuklarda benimkiler.Adı "bonibon" yada "bezelyecik" olmalıymış birisine göre.Bakalım bunnar nasıl olacak merak ediyorum.Duruma höre daha sonra kaktüs vs de almak istiyorum.

9 Temmuz 2017 Pazar

Bir Dikili Ağacı Olmalı İnsanın

   Artık gölgesinde oturup,meyvesini yiyebileceğin,sırtını yaslayıp dinlenebileceğin bir ağacın var oğlum.Beraber büyüdüğünüzü görmek nasip olur umarım.
    Berkay sabah dedesiyle elma fidesini dikti,boyu kadar olan birde şeftalisi var kuzumun.Tema'ya adına bağışlanan fidanlarımız var ama bu sefer farklı çünkü kendi eli değdi,kısmetse emeğide olacak üzerinde.Belki ilerde çocukları bile tadabilecek meyvelerinden..Anne hayallere daldı hemen tabi.
  Haydarpaşa Kitap Günlerinde Tefrika Yayınlarından aldığım Küçük Aziz Nesin ve Kiraz Ağacı kitabını yanımda getirmiştim.

Piknikte okuduk kimbilir kaç kez çok sevdik ikimizde.Ve hatta minnağı çok özendirmişti "bizde ekelim kiraz,o zaman büyürüm ve ağacımın altında ben sana kitap okurum anne" demişti.O an neler hissettiğimi az çok anlar anneler.Ahhhh seni çoook seviyom be çocuk! Uzun ve sağlıklı bir ömrün olsun inşallah.Ağacın büyüsün,dallanıp budaklansın da altında beraber oturalım yine.
  Benim yetiştiğim kültürde her yeni doğan çocuğun adına bir ağaç dikilir.Ama kendinin bunu istemesi ve yapması ayrı bir zevk.Verdiği emeğin karşılığını almak için sabretmesini doğal yoldan öğrenecek ne mutlu bize.


7 Temmuz 2017 Cuma

Su Tabancası Sorunsalı

   Bu haltıda yedik ya en sonunda ben daha ne diyeyim a dostlar? Öncelikle "Anne olunca bunu yapmam yeaaa" dediğim bir iki şeyi bana güzelce yedirdiği için buradan minnak oğluma teşekkürü borç bilir,daha da büyük konuşmam anacım sizde akıllı olun derim yoksa bu minnaklar aklınızı alıyollağ🙈 Tabi ki markete gidip çocuğu evde uyur vaziyette bırakma,ağlayınca oto koltuğundan çıkarma gibi uç şeyler asla yapmam ama mesela silah almam diyordum su tabancası aldım.Ay ama çok ta keyifli be! Moda sahilde doyasıya oynadık daha doğrusu o oynadı,dönerken benim her yanımdan şıpır şıpır sular damlıyordu🤣 

Tatil yerlerinde,
havuzlarda,akşam gittiğimiz parklarda her yerde çocukların elinde var,bakıyor güle oynaya koşarak çocuklar oynuyor özendi yavrucak.Düşündüm bi çocukken nasıl keyif alırdık kuzenlerimle,kardeşimle böyle oynamaktan.Ve hiç birimiz şiddet yanlısı olmadık,oyunu tadında bıraktık.Kardeşim askerdeyken bile silah eline bir kez aldı talim için (onda bile söylenerek) resmi bayramdı o şekilde tek bir fotoğrafı var.Şimdilerde çocukların silah görmeme gibi bir lüksüde yok,havaalanına gidiyoruz ohal var her yer taramalı tüfekli özel kuvvet polisleriyle dolu keza şehrin meydanları aynı durumda..en azından anlıyor artık silah dediğin şey "güvenlik kuvvetlerince" ve "gerektiğinde" kullanılmalıdır.Daha da yapabileceğim bir şey yok artık ben üstüme düşeni yaptım zaten, yapıyorumda.Barışçıl bir çocuk yetiştirdiğime inanıyorum.Ölme,vurma,zarar verme temalı oyunlar oynamıyor , öfkeli olduğu zamanlarda hararetli şekilde konuşarak anlatıyor ve çözmeden asla yakanı bırakmıyor.  
  "Silah korunma amaçlıdır annecim ve eve alınması iyi değil! Bizi zaten polisler,askerler koruyor bizim silaha ihtiyacımız yok.Kötü insanlar silah kullanır ve birilerini yaralayabilirler." şeklinde anlatıyoruz gördüğü zamanlar.Hatta ilk defa bir arkadaşında oyuncak siyah bir silah gördü bu kış ve kaptığı gibi çocuğun annesine gitti "Bunlar çok sakıncalı bilmiyormusun sen? Böyle pis şeyler çocuklara alınmaz! Al bunu çöpe at bence!" dedi! Hah dedim aferim bak bazı şeyleri doğru yapıyoruz demek ki.Bilmiyorum arkadaş ortamında çok tartışmıştık bu konuyu ama sonuçlara baktım birde oğluma..İceoğlan zaten fazlasıyla sevgi dolu ve ince ruhlu bir çocuk."Teşekkürlerrr","özür dilerim","rica ederim","lütfen","elinize sağlık" kelimelerini yerinde kullanır.Biraz atarlı,giderli bir velettir ama kavga etmez hiç.O yüzden elinde bu OYUNCAĞI verdiğimde olumsuz sonuçları düşünmedim.Zaten hiçte düşünüldüğü gibi kimseye hedef almadı, ilk iş gidip bahçedeki kediler için koyduğumuz su kabını doldurdu.
  Ailenin genel tavrı,tartışma zamanlarında ki tutumu,hal ve hareketlerini örnek alıyor çocuklar.Tabiki kendi karakterleri var ve istekleri farklı olucaktır ama sevgi ve anayış dolu bir ortamda büyüyen bir çocuğun aksi şekilde olabileceğini düşünmüyorum.



• Bunu da "aaa inanmıyorummm senin asla böyle bir oyuncak alcağnı düşünmezdim, çok erkeksi değil mi?" diye soran bir iş arkadaşım yüzünden yazma,bu konu hakkında içimi dökme gereksinimi hissettiğim için buraya iliştiriveriyorum.Ayrıca silahların "erkeklik" ile bağlantılı olduğuna inanmıyorum! Bireysel silahlanmaya karşıyım ama çok sevilen ve bununla övünülen bir ülkede yaşıyorum.Zevk için hayvan avlanmasınada karşıyım!!! Oldu mu? 😊😆 


24 Mayıs 2017 Çarşamba

Kreşte Başka Evde Başka

  Geçenlerde kreşten aradılar "arkadaşıyla minik bir sorun yaşadı yanağı çizildi..biz krem sürdük bla bla..işte oyuncak çekiştirirken bla bla..paylaşma..biz şöyle yapalım bla bla.." şeklinde bir konuşma geçti.Daha önce iki kere daha aynı arkadaşıyla minik problemler yaşamıştı fakat o arkadaşını seviyor ve ondan güzel şekilde bahsediyor.Huyları çok benzediği ve ilgi alanları aynı olduğu için sürtüşelebiliyorlar biraz.Diğer çocuğun annesinin okulda öğretmen olması bizim minnağı etkiliyormu diye biraz ağzını aramak istedim fakat o konu pek umurunda değil gibi..bilemiyorum..
  Önce bir endişelendim acaba bizim bildiğimizden farklı bir karakter sergiliyor mu diye fakat anladığım kadarıyla bir Dr.jekyll & Mr.hyde durumu yok.Yinede kreşte benim bilmediğim yada tanımadığım farklı bir çocuğum var! Orada yediklerini evde yemiyor mesela.Öğlen uyuyor evde olduğu zamanlar yatmıyor.Çok inatçı ve dediğim dedik bir çocuk ayrıca sosyal ortamlarda oyuncaklarını paylaşırda hep ama kreşte biraz daha farklıymış durum.Sıra beklemek istemiyormuş mesela ayrıca elinden birşey alındığında ses çıkarmıyormuş hatta üzülüp kenara çekiliyormuş:( Oyuncaklarını paylaşmak istemiyormuş."Geri vermeyebilirler" bahanesiyle.Paylaşma apayrı bir konu ama dışarıda tanımadığı çocuklarla bile paylaşıp oyun kuran bir çocuk için okulda tam tersi olması tuhaf değil mi? Herkes otururken onun sürekli hareket halinde oluşu kendisinin farklı olduğunu düşündürtüyor olabilir mi? "Çünkü herkes oturuyor bende oturmadığım için uyarıyorlar ama sıkılıyorum" dedi bir kez.
  Dışardan yapıştırıldığı gibi bir hiperaktivite durumu değil fakat dikkat eksikliği olabilir konunun uzmanlarına danışın denildi.Babaya ve aile büyüklerine kabul ettirmede sıkıntı yaşıyorum, yaşı itibariyle bunun normal olduğunu söylüyorlar ve öylede tabi hatta genetik faktörler etkiliyse ve böyle huylar aileden geçiyorsa ben ondan daha betermişim oğlum normalmiş(!) benim çocukluğuma göre:) Huysuz ve yaramaz şeklinde etiketlenerek bugünlere gelmişim işte:)
  Okul psikoloğunun anlatımıyla "Genel olarak uyumlu ve çok sosyal bir çocuk olduğunu söyleyebilirim.Yemek yada uyku vs gibi şeylerde hiç problem yaşamıyor hatta öz bakım becerileri yaşıtlarının ilerisinde fakat "aşırı hareketli" oluşunun önüne geçmeye çalışmamız lazım çünkü kendinede zarar verebilir.Bilişsel olarakta iyi,verileni hemen alıyor özellikle dil ve matematik konusunda destekliyoruz,yalnız dikkatinin çabuk dağılması potansiyelini tam değerlendirememesine neden oluyor."      
  Aslında bu benim çocuğumda kendimde gözlemlediğim bir durum.Yakın zamanda uzmanlığı bu konu olan bir psikolok ile görüşmeyi düşünüyorum bizi daha doğru yönlendirebileceğini umduğum için birazda kendim için.Dikkat konusundan ziyade aşırı hareket ediyor ve bu konuda kesinlikle söz dinlemiyor oluşu beni endişelendiren.Bir çeşit banta falan koysam günlük elektrik ihtiyacımızı koşarak karşılar:)
 
  (daha önce evde böyle bir alan yapıp videosunu paylaşmıştım)
Bir yere çıkarken bile 10 kere düşünüyorum açıkcası, çok yorucu oluyor ve yaz boyu kreşe gitmeyecek beraber vakit geçirip,gezeceğimiz için düşündükçe önce mutlu oluyor sonra biraz geriliyorum.
   Offf büyüdükçe kolaylaşıyor diyenlere neler neler söylemek istiyorum şu an ama salon hanfendisi(😆) kimliğime ters düştüğü için sadece diyorum kii "bi halttan anladığınız yok cicim,büyüdükçe herşey daha karmaşık oluyor!" 

22 Şubat 2017 Çarşamba

Henüz Zamanımız Varken

Lavabonun içinde yıkanmayı bekleyen bulaşıklar vardı ama kadının hiiiiç umuru değildi:))Oğluyla gönlünce tepişip,kudurmayı,eğlenmeyi ve mutlu olmayı seçmişti.

  Evet belki durum biraz abartılı gözükebilir ve o bulaşıklar (bir önceki gün çok hastaydım) mutfak tezgahından yerlere kadar inmiş olabilir ama o an işte o anı kaçırmak istememek benim hakkım.Ben yemeğin ve dinlenmenin verdiği enerjiyle zaten bir gün önce yeteri kadar ilgilenemediğim evladımı, aman evim toplu dursun mantığıyla mutfağa girip bulaşığa girişip bıraksam o içeride yalnız oturup ya çizgi filmine bakıcak ya yanımda olmak istediği için paçalarımdan çekiştirip "yütfeeennn odama gelll" diye yakınacaktı.. Bulaşıklar bekleyebilirdi belki bi on dakika, belki bir yarım saat daha sonra yıkanabilirdi,önemli olan (benim önceliğim) oğlumla doyasıya gülüp,manasızca hareketlerle zıplayıp dans edip eğlenmek oldu! Ohhh iyide oldu! Bu noktada pembik evlerin sultanısı anaların kalp spazmı geçirdiğini tahmin ediyorum.Hatta bazıları acımasızca yorumlar yapar,bazılarıysa bilmiş bilmiş "biz anamızdan böyle gördük efenim,ev toplu oluncada oyun olur çocuğu böyle alıştırmamalı hedö hödö.." minvalinde ahkam kesebilir.Fakat evim temiz sadece dağınık çünkü içinde bir çocuk ve bir aile "yaşıyor" ,yaşanmışlık evimin her köşesinde.Dekorasyon dergilerinden çıkmış bir daire istemiyorum yinede her sabah topluyorum evet ama dağılınca kendimden geçmiyorum,çocuğumun vaktinden bunlar için çalmıyorum! 

Salonun ortasına bomba düşmüş gibi olabilir fakat hayal dünyasında kurduğu oyunu elektrikli süpürge sesiyle bozmuyorum.Eninde sonunda topluyoruz beraber.

  Kurabiye yaparken şekillendirmesine izin veriyorum, istediği kadar şekilsiz gözüksün düzeltmiyorum.Üstünü günde birkaç kez değiştirmek zorunda kalsamda kendi yemesini destekliyorum. "Pissss,pasaklııı,pirelenicek,ayyy ısırcak bak" diye dışardan belli belirsiz müdahele gelsede sokaktaki canları sevmesini gururla izliyorum! Parkta gönlünce oynamasını,su birikintilerinde zıplamasını seviyorum.Kendi kendini mutlu etmesini gözlerim dolarak izliyorum.Daha o gün temizlediğim banyoda küvetten sular fışkırtarak oynamasını gülerek izliyorum,sırılsıklam oluşuma katılarak gülmesini seviyorum.

  İlk günden beri her gece yatmadan yatağına gidiyor,üzerini örtüyor ve kulağına fısıldıyorum "seni seviyorum,seni çok seviyorum oğlum iyiki varsın,bizi çok mutlu ediyorsun" ve yavaşça öpüyorum.Bilinç altına işliyordur diye düşünüyorum belki bir gün o fısıltıları hatırlar yada sadece güzel bir his olur içinde bilemiyorum.. Yanına uzanıyorum parmaklarımı saçlarının arasında dolaştırıyorum ve ona nasıl doğduğunu,çok komik olduğunu hikayeymiş gibi anlatıyorum.Yatmadan önce "bişiiy dicem gel otur şöyle" dediğinde yüzünü yoğurarak sevmek istiyorum ama uykusu açılır diye korkuyorum çünkü bir an önce uyumalı bende accık dinlenmeliyim diiil mi? Evet benimde kendi önceliklerim var,eşim ve çocuğum içinde var ve en son ev/iş geliyor.İşler öyle yada böyle haloluyor ama geçen zaman gerı gelmiyor..Anı yaşamalı,keyfini çıkarmalı! 

Valla ben çocuğu sevmek için yaptım dekor için diiilll, henüz mıncırılmaktan zevk alıyor utanma,sıkılma hissetmiyorken ve hala izin veriyorken(!) doyasıya sevmeliyim..hala zamanımız varken.. 

   

  

22 Aralık 2016 Perşembe

Büyüyünce Ne Olucağn Yavrum?

  "Söyle bakim teyzene ne olucen büyüyünce çocuum ?" Hangimize sorulmadı ki? Ayyy hiç sevmez,pis pis gözlerimi devirir ve hep (annem tarafından) cimcirilmeyle sonuçlanan cevaplar verirdim:) Sana ne yani sana ne arkadaş,boş muhabbet işte.Çocukla gerçekten ilgileniyorsan sor en son hangi kitabı okumuş,en çok ne yapmaktan hoşlanır falan.Birde bunun daha gıcık versiyonu "en çok anneyimi seviyorsuuuuun,babayımıııı hı hı?" Allahtan artık böyle sorular soranlar kalmadı yada var da bana denk gelmedi(hayret!). Ama ilerdeki mesleğini merak edenler hala mevcut,çocuktan bir cevap almaya çalışma,yönlendirme vs..
Babanesi geçenlerde "doktor olda sen bize bak emi oğlum?" dedi bizimkide oyuncak dr setini kapıp "paran varsa hemen bakabilirim"dedi hahahaha:))
  Bir liste yapsaydım neler olmaz belli gibi.Resim yeteneği çöp adam çizmekten (ki onun bile hakkını veremeyen) ileri gidemeyen ananeye çekmiş çeke çeke..Ressamlığı listeden sildik haliyle heykeldi,çiniydi falan onlarıda geç.. Dans ve müzik ise hala revaçta.Geçen ay kreşte veli-meslek tanıtım etkinliği vardı farklı farklı meslek gruplarından anne&babalar mini sunumlar yaptı sanırım ordan aklında kalan bir iki şey oldu.. Kendi düşündüğü birşeyler de var; uçak pilotu olup,araba yarışlarına katılmak ve dağlara tırmanmak istıyormuş birde kedi istiyormuş,birde bisiklet,birde dans etmek:)) Xmas dileklerine bağladı iyice sona doğru ama hayali buymuş madem ne diyiim.Aa unutmadan uçak pilotu olunca insanların kafasına çokolata atıcakmış herkes mutlu olcakmış.Başlarından aşağı yağsın istiyorsun yani değil mi oğlum dedim "hayır kafalarına atcam mutlu olcaklar" dedi töbee töbee:D İşin şakası bir yana böyle bir listem tabiki yok ve daha çok küçük olduğunu biliyorum.Gün geçtikçe şuan sevmediği alanlara ilgi duyabilir belki yeteneği bile vardır kimbilir.Canı ne isterse öyle olsun,mutlu olsun,kendine yetsin en güzeli..

21 Ekim 2016 Cuma

Masterchef Jr.

   Minnak uyuduktan sonra genelde yemek&gezi programları yada history tv izliyoruz.Geçenlerde masterchef jr ızlıyoruz yahu el kadar çocuklar nasıl güzel ve farklı şeyler yapıyorlar.Her birine hayranlık duymamak elde değil o tavaları tek elle kaldırmaya çalışmaları,bir sürü kesici alet ve 9 yaşındaki bir çocuğun pürmüz kullanması(!) beni bitirdi...aferin zıppaya bak dedim.Türkiyede olsa yayından kaldırırlar,ertesi gün anneler kanalın kapısına dayanır hehe tamam abarttım ama ciddi tepki alırdı o bir gerçek.Yumurtasını çırpan çocuğumun videosuna "el kadar çocuk bunu yapsa ne olur yapmasa ne olur,çocuklar mutfaktan uzak durmalı çoook tehlikeli" diyenler çıktı:))) Sizi bilemem ama ben oğlumun az çok birşeyler yapabilmesini isterim ve bu konuda destekliyorumda!

  Programı en az bir kere izlemelisiniz bence.Macaronlar,cupcakeler,el yapımı makarnalar,tam kıvamında poşe yumurta ufuuuu neler neler yapıyorlar.Kendilerine güvenleri,süsledikleri tabaklar,bilmem ne sosunda marine edip çoğu yetişkinden daha güzel yaptıkları yemekler.. Ülkemizde bu programın bir benzeri var ama olmamış yahu yaratıcılıktan uzak tabaklar,özgünlükten uzak tarifler..  Cık sevmedim.Ama bundan sonra mastercherjr örnek alıyorum ayy ben yapamıyorum be öyle yemek sıpalara bak:) 

  Ben "dur sen yapamazsın" annesi değilim.Oğlumun yemek yapmasını,mutfakta bana yardımcı olmasını istiyorum kendiside bundan keyif aldığı sürece.Etrafı batırma ise başka bir konu zamanla el alıştıkça azalıyor o durum.Hala o blendır yada mikser kullanmaya çalışırken dolaplara hatta tavana fırlayan şeyler oluyor ama silince geçiyor sonuçta.Sorumluluklarıda gün geçtikçe artıyor.Eskiden sadece yumurta çırpardı şimdi tencereden tabağına yemeği kendi koyuyor,spatula ile krebini çeviriyor,baharatlama,bazen çorba karıştırma,yumuşak sebzeleri kesme,süsleme..olduğu kadar işte:)

Bir jr chef olsun demiyorum ama bence tek yaşamaya başladığında makarna ve menemene talim olmasın!


Ayyy birde bu ne tatlı değil miiii? Kırmızı olsa birde üzerinde "my little helper" yazsa tam benlik:)) 



20 Şubat 2016 Cumartesi

Canı Bile Sıkılamayan Çocuk

  İşte o benim çocuğum:( Aslında çoğu aile benzer sorundan muzdaripmiş.Oyun grupları,eğitici atölyeler,yüzme kursu,masal dinletisi,gym,müzik atölyeleri derken çocukları ordan oraya kadar meşgul ediyoruz ki.. Kreşte aktivite,evde ayrı bir etkinlik derken hep başkası tarafından oynatılmaya alışan çocuk kendi kendini eyleyemiyor.
Baya bayaa yalnız kalmaya tahamülleri yok hep bir oyun kurulmasını bekliyorlar.
Hal böyle olunca bende bir araştırdım,çocuğu odasında oturup kendi kendine oynayan annelere de sordum "naptınız arkadaş bu bebeler böle uysal maşşallahh" diye:) Aldığım cevaplar ve okuduklarımdan anladığım kadarıyla bu durumda da çocuğun karakteri çook önemli tabi birde çocuğa evde bakan kişinin tutumu.Ayy ben buldumcuk gibi ne istese yanındayım çocumun ee birde oyun oynamayı seviyorum,beraber koşuyoruz,dans ediyoruz,sahilde parkta kumları üstüme boca etsede gülüyorum sadece, hoşuma gidiyor oynamak amaa banada mola vakti lazım ve biz bu dengeyi tutturamıyoruz:( Öğlen uykusu süresi de azaldı hatta dışarı çıkmadığı günler yorulmadığı için uyumuyor bile.Bende o saatlerde dinlenmeye alışmışım tabi şimdi zombi gibiyim.
 Bahçeli evde oturabilecek durumumuz şuan yok ama allahtan artık bahçeli ofisimiz var:) Bakınız İceman nena ile bahçe süpürüyor.En azından haftada birgün,yazın daha çok burada vakit geçirebilecek.Belki bir köpüş bile evlat ediniriz ilerde kimbilir..
Eveeet görüldüğü üzere oyuncakları azaltılıp kendi haline bırakılan çocik ne yapıyor! Çöpe atılıcak diye ayırdığım koliyi getirmiş,üstünden araba kaydırıyor ve sayıyor.Çoğu yeni nesil ebeveynler bu tarz oyunları "boşu boşuna geçen vakit" olarak görsede ben hoşlandım.
  Sıkılmasın diye sürekli oyalamayla,oyuncaklara yada aktivitelere boğmayla aslında onlara iyilik yapmış olmuyoruz.
  Kendi çocukluğumu düşünüyorum da ister istemez, nasıl da şanslıymışız! Saatlerce sokakta arkadaşlarımız ile oyunlar oynardık.Tabiki kurslara yada çeşitli etkinliklere katılıyorduk ama yaşıtlarımız ile çok vakit geçiriyorduk.Ama şimdi apartman-rezidans çocuğu neslinin böyle bir imkanı yok.Hatta bu sebepten eve misafir gelince bile sevinir oldu çocuklar:) Büyük küçük fark etmez onlarla ilgilenecek birileri daha çıktı diye mutlu oluyorlar.Valla biz misafir geldiğinde "laf dinleme doooğru odaya" talimatına uyar gider odamızda oynar,oyalanırdık.Dayak falan da yoktu ama o disiplin,sınır bir şekilde sağlanmıştı.
Daha iyi ebeveynler olucaz diyen biz yeni nesil annelerde bir sorun var galiba.. Aman psikolojisi bozulmasın,şu pedegog böyle diyor,bu kitap şunu öneriyor,tv izletmeyim,organik besleyim,özgüven falan derken contaları yakmışız toptan.Yeni nesil çocukların suçu yok, yeni nesil ailelerin suçu var bunda.En çokta heryerde "çocuğumla şöööyle kaliteli vakit geçiriyor,haftanın her günü atölyelere götürüyorum" diyen hatta bunu gözümüze gözümüze sokan anneler de saolsun.Çocuğunla etkinlik yapamıyorsan kötü annesin işte o kadar! 
Yahu annem bile "çocukta özgüven eğitimi şöyle olurmuş,tuvalet eğitimi için şu foruma kaydoldum ben sende oku emi ne güzel", "renkleri şu etkinlik ile öğretelim" diye link atıyor:) Annem cağnım annem sana noldu böyle:)
  Ben bu anne-oğul yapışak ikiz durumumuza kendimce çözümler buldum.İki yaş sendromunu da atlattık mı tamam zaten:) Yok canıııım kesin başka bişiy çıkar dimi? Neyse umarım böyle devam eder.Oyuna daldığı sırada kapıdan pencereden gözlemlemiyorum."acıktın mı" diye oyununu bölmüyorum."ayyy o öyle yapılmaz" diye müdahele etmiyorum.Ayrıcaa artık "ay bi git be çocuum,hade bakim accık oyun oyna sen , "bak anne şimdi yemek yapıyor işi var ya bana yardım et yada odanda oyna ben işim bitince yanına gelicem", "anne biraz dinlensin Berkay da biraz annesiz kafa dinlesin" diyorum:) Ama verdiğim sözü mutlaka tutuyorum.Ee napim misafirim ile iki çift sohbet edemeyim,kocamla hiç konuşamayım mı? Bu yüzden pişikolojisi mi bozulucak? Yok artık!
Hem  "mikemmel insan" diye birşey yok illa ki bir iki sorunlu yanı olucak.Ne kadar az olursa o kadar iyi tabi.
  Yani artık sürekli oyalamaya çalışmıyorum.Arabanın içini oyuncak ile doldurmuyorum,yolu izlesin etrafı daha çok gözlemlesin diye.Evde bakıyorum sıkılınca biraz resim yapıyor,uçak uçuruyor,bebeklerini tuvalete götürüyor-besliyor falan..bi bakıyorum öylece yere uzanmış elinde iki tren bişiyler anlatıyor.
Okulda bize öğrettikleri  "sıkıntı çekmeyen sorun çözücü olamaz"  nasıl da doğruymuş.Girişimci insanlar,mücadeleci olanlar hayatta her istediği önüne hazır gelenlerden çıkmıyor! Bırakıyorum sıkılsın bundan sonra ayyy..





18 Ekim 2015 Pazar

Oğlumu Büyütürken Vol.2

  Çocuğum/eşim beni zıvanadan çıkardığında,yıkık bitik tükenik hissettiğimde okurum artık..

  • Çocuk büyütürken sorun yaşamayan anne-baba yoktur.Tek değilsin.
  • Beklentilerini düşür.
  • Bu saatten sonra iade edemezsin,elinde olanı kabullen,senin çocuğun bu (inatçı,güçlü,enerjik)
  • Herzaman sorunlar yaşanabileceğini kabul et ve RAHATLA !!!
  • Çözüm bulmaya çalışırken yardım istemekten çekinme.
  • Kendine de vakit ayır.Hatta haftada bir gün "Giz Günü" olsun. GG 
  • Eş dediğin, adı üstünde yoldaş,yükün bir kısmının onun olduğunu unuttuğunda/kendini kaptırdığında hatırlat.
  • Süper gözüken,her etkinlikten pırtlayan,botoxlu,her daim bakımlı analara bakma sen yahu, onların yardımcıları var ama sanki yok ta onlar harıkalar ımajı yaratmada başarılar.Her haltı becerebiliyor gibi gözüküyorlar,aldanma,kıyaslama! 
  • Çocuğu özgür bırak,hata yapmasına izin ver.
  • Pozitif disiplinnnn,pozitiffff:))
  • Sporu aksatma.
  • Ev işleri için kendini hırpalama ayol olduğu kadar.
  • Daha çok kitap oku.
  • Unutmaki herkesin onayını alamazsın.Hakkı olabilirsiniz de bazen gitsin.Haklısınız değil yalnız "olabilirsiniz"
  • Yalnız vakit geçirmeye özen göster.
  • Anne-oğul daha sakin vakit geçirmeyi dene..
  
 





24 Ağustos 2015 Pazartesi

Oğlumu Büyütürken..

  Seni büyütürken iç güdülerime güvenmenin dışında, bol bol okuyorum ve araştırıyorum.Tabiki yanlışlarım oluyor,pişman olduklarım oluyor, işte bu yüzden daha fazla keşkelerim olsun istemiyorum:( Annelik zorlu bir yol ve ilk çocuğu olanlar,hele de benim gibi etrafında çoluk çocuk olmadan büyüyenler için gri bir alan.Burnum poka bata çıka,çoğu zaman eğlenerek,arada krizlere sürüklenerek ilerliyoruz işte.Ama birde olmazsa olmazlarımız var.Asla taviz vermeden yapılacaklar!

•Etiketleyici ifadelerden kaçınarak yetiştiricem seni.erkeksin sen ağlama,bebekle oynama,kızsın sen top oynama,ev işini kızlar yapar sen karışma, gibi saçma sapan şeyler duymayacaksın.
•İnsanlara,farklılıkları olanlara,hayvanlara,doğaya karşı hoşgörülü ve saygı dolu olmalısın.Hayvanlara asla zarar vermeden,taş atmadan,onlardan korkmadan,severek yaklaşmalısın.Çicekleri yada ağaç yapraklarını kopartmamalısın,ağaç gövdelerine isim kazımamalısın.Farklılıkları olanlar ile dalga geçmemelisin.Anlayışlı olmalısın!
•Annene,kız kardeşine,sevgiline,eşine,hayatındaki bayanlara gerektiği saygıyı gösterecek,onları asla hizmetkarın gibi görmeyeceksin!!!
(Kalkta suyunu kendin al,kendi işini kendin yap,babanın uşağı yok:))
•Ev işlerine yardım etmek,çocuk bakımına yardım etmek,gömleğini ütüleyebilmek kılıbıklık değil,sorumluluktur.Baskı yapan,dalga geçen safsaklar ile arkadaş olma.
•Şiddete asla başvurma,ikna edici ve yapıcı olmaya çalış.Küfür etme ne olur, heleki kimsenin anasına bacısına..
•Oku bolll boll oku.Donanımlı bir erkek ol.
•Canın ne ile ilgilenmek istiyor ise,hangi meslekten zevk alıcaksan onu yap.İlk tercihin,çok para kazandıran bir iş tercih etmek olmasın.
•Dinle.Karşındakini her zaman dinle ve mümkünse empatide kurmaya çalış.
•Teşekkür ederim,rica ederim,lütfen demekten çekinme.Çalışan birini gördün mü bir "kolay gelsin" de.
•Temiz ve şık giyin.Her daim bakımlı olmaya özen göster.Marka takıntın da olmasın mümkünse.
•Hareketsiz kalma,spor yap.Zinde ol,sağlıklı yaşam için iyi beslen ve uyu.
•Hayır demekten çekinme! Karşındaki kırılmasın diye,ayıp olur diye asla istemediğin bir şeyi yapma."hayır" demek kötü hissettirmesin.
•Bir hobin hatta bir kaç hobin olsun.İnternette de olmasın bunlar emi:) Müzik aleti çal,deneme yaz,resim yap,fotoğraf çek,gez çok gez..


 Oğlum,canım,herşeyim; hayattan keyif alan,kendine yetebilen,özgür,doğaya saygılı,aileye değer veren bir çocuk ol sen emi! Ayrıcaaa umutlarımı yada geleceğimi sana bağlamadım ben,sadece senin iyi olmanı istiyorum. Ne demek istediğimi çocuğun olunca anlarsın:))))))) Söylemesem içimde kalırdı ama napim,benim ailem hep bana söyledi,bende sıramı bekliyodum:)