Oyuncaklarımız tabiki vardı ama şimdiki kadar gerek duyulmuyordu.Çünkü sokakta oyun oynayabiliyorduk, alanlarımız vardı.Şimdi kenarda köşede kalmış minicik parklar (ki onlarında içi jimnastik aletleri falan dolu),rezidanslara sıkıştırdığımız hayal dünyalarıyla "duvara tırmanan" çünkü dört duvar arasında kalan çocuklarımız var!
Tabi bu arada fırsat bu fırsat diyen oyuncak endüstrisi "eğitici-öğretici oyun ve oyuncaklar" ile "oynadığı oyunlar gelişimi için yeterli mi?" diye kendini yiyen biz evebeynlerin imdadına koşuyor(!).Veee çocuklarımızı renkli,sesli bir yığın oyuncağın arasına bırakıyoruz:( Uzmanlar son zamanlardaki dikkat eksikliği yada oyun kuramama sorunu sadece beslenmeden değil bundan da kaynaklandığını belirtiyorlar.
Hadi havalar iyiyken sahile, bağ bahçeye, yakınlardaki koruya gidebiliyoruz ama kışın avm içindeki ışıklı,gürültülü ve yorucu oyun alanlarına mecbur bırakılıyoruz:( Böyle yerlerdeki elektrik akımı yetişkinlerin bile başını ağrıtıp, yorarken çocuklarımızı nasıl etkiler bir düşünün..
Tabi bu arada fırsat bu fırsat diyen oyuncak endüstrisi "eğitici-öğretici oyun ve oyuncaklar" ile "oynadığı oyunlar gelişimi için yeterli mi?" diye kendini yiyen biz evebeynlerin imdadına koşuyor(!).Veee çocuklarımızı renkli,sesli bir yığın oyuncağın arasına bırakıyoruz:( Uzmanlar son zamanlardaki dikkat eksikliği yada oyun kuramama sorunu sadece beslenmeden değil bundan da kaynaklandığını belirtiyorlar. Halbuki doğal yoldan oyun kurabilen çocuklar daha sağlıklı gelişim gösteriyor.Bizim gözümüzde değersiz olan poşet,karton gibi şeyler çocuklar için çoook farklı anlamlar taşıyabiliyor.
Çünkü sınırsız bir hayal güçleri var ve biz "ona dokunma,bunu elleme" diyerek bunu köreltiyoruz.
Vakit buldukça mesire alanlarına yada poyraz,polonez,ağva taraflarına gidiyoruz ki çocuk topraklansın.Keşke evimin yakınında olsa hergün böyle takılsak oğlumla,resim yapsa,koşsa,böcekleri incelese,ağaçlara tırmansa..
Oyuncaksız zamanlarda evde bir sürü oyalanacak eşya bulduk.Uzun süredir aldığımız eşyaların kolileriyle önce oynayıp,boyayıp sonra geri dönüşüme yolluyoruz.Taşları boyuyor, tic tac toe falan oynamaya çalışıyoruz.Sandalyelerin arasına gerdiğim lastikten atlıyoruz.
Yaşından dolayı artık başka karaktere bürünme,taklit oyunlarımız çoğaldı.Hulk oluyor beni babası korsanmış ondan kurtarıyor:)
Aa birde evdeki yangın çıkış kapısının arkasında "ejjerhaa" yaşıyormuş falan birşeyler anlatıp duruyor,allahıım çenesi hiç durmuyor.Tabi bunların büyük kısmını hala benimle oynuyor..Tek başına oynadığı oyunlar maalesef çok az:( Ama oyuncaksız zamanlar oldukça eğlenceli ve yaratıcı tavsiye ederim.Enerjim oldukça daha sık yapıyoruz.Oğlum büyüdükçe oyunlar da daha eğlenceli ve anlamlı oluyor.
Ps: Yeni nesil ebeveynlerin draması; "çocuğumla yeteri kadar ilgilenebiliyor muyum? "Oyun oynamak öğretici olmalı!" zorlamasını artık takmıyorum.Hiç bir oyunun boş boş vakit çekirmek olduğunu da düşünmüyorum.Böyle rahat böyle mutlu! Ayy birde asla bir oyunun ortasındayken "yemek vaktiiiii" diye hayal dünyasının ortasına dalmıyorum:)
Veee hala küçük bir yerde yaşama hayallerim var..









