sağlıklı yaşam için etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıklı yaşam için etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2018 Çarşamba

Sorun Brokoli de Değilmişşş !


   Sorun brokolide değil bende demiştim ya daha önce işte arada neler yapıyoruz, yeme düzenimiz nasıl gidiyor bahsetmek istedim. İceoğlan geçen gün bana dedi ki "eline sağlık anne yemekler güzelmiş ama bezelyeyi sevmiyorum, yine de biraz yedim, çünkü değişik şeyler denemek güzeldir." Demek ki reddetme modellerinden birini bozabilmişim,gerçeten çok mutlu olduğum bir andı.Tabi ki yemediği şeyler var ama olsun,bende her şeyi yemiyorum sonuçta.. Bazı şeyleriyle dil ucuyla,yalayarak yada koklayarak deniyor. Ama o mandalinayı emip emip posasını tabağa çıkarması beni maf ediyor böykkk:( 

  Berkay yaklaşık bir aydır (bebekliğinden sonra) tekrar brokoli ve karnabahar yemeye başladı. Ama işte gel gör ki nasıl yiyor. Vallahi utanıyorum söylemeye ama "gaz bombası" olacakmış diye, kahkahalar atarak hüpletiyor ama sadece bol limonlu ve zeytinyağlı halini. Sarımsak acıymış sevmiyor. İki yemek kaşığı kadar tüketiyor, bir yandan da "hahahah bugün tam bir gaz bombası olucam hihihi" diyor. Bende gülüyorum "offf yandık yaa, kapıları kitlicem, gece benim yanıma gelme diye,böykkkk" diye cesaretlendiriyorum. Kendimden utanıyorum evet ama pişman değilim:) Bir arkadaşım var "ay bunu senden hiç beklemezdim" dedi. Ne yapayım peki? En azından zorla değil gülerek ve severek tüketiyor. Yalan da değil yani bildiğin gaz bombası:)) Ayıp ayıp, kocca kadın çocuğunu nasıl teşvik ediyor diyebilirsiniz tabi ama napim a dostlar? 


   Çocukların dillerindeki tat hafızasının ilk 5 yılda geliştiğini okumuştum özellikle ilk 3 yıl kritik önem taşıyormuş. Bende her gıdayı değişik formlarda ve belli aralıklarla tekrar ederek ona sundum. En azından tabağında her zaman bir iki çeşit renkte sebze olması gerektiğini bir süre sonra kabul etti.Zorlamayınca ve mutfakta benimle yemek yapmaya teşvik edince yaptıklarımızdan tatmaya kendi gönüllü oldu. Tatmayı istemesi bile gerçekten güzeldi."Yutmak zorunda değilsin ama bir tadına bakmalısın". Sebzeleri yıkamak,kesmek, kokusunu alması,hissetmesi ve sürece dahil olmasının ben faydasını gördüm. Balkonda saksılarda biber,nane,salatalık gibi sebzelerimiz var yada köy de bahçede daha çok ilgilenip suladığı,baktığı ağaçları,bitkileri var. Dikkat ettimde tohumunu ekip,sulayıp ilgilendiği şeylere karşı daha ilgili. Naneleri kopartıp kopartıp ağzına atıyor mesela.Salatalıkları dalından çekip alıyor ve üstüne sildiği gibi kütür kütür yiyor:) Hatta daha önce burada yayımlamıştım ev yapımı ranch sos yapmıştım onunla havuç vs yiyebiliyoruz bazen. Bu tarz soslar da bazen teşvik edici olabiliyor. Yani ben teşvik etmek adına baya uğraştım diyebilirim.

  Her şeyden önemlisi de "çok sağlıklı,faydalı,yararlı" gibi kelimeleri sık kullanmadığımı belirtmiştim. Çünkü pozitif anlamları olsa bile, cümle içinde kullanış şeklimiz sebebiyle ve sürekli tekrar ediyor oluşumuzdan dolayı olumlu anlamlarını kaybediyorlar. Bizim içinde öyle değil mi diyetteyken ki halinizi düşünün mesela daha çok yiyemediklerinize odaklanıyorsunuz değil mi? Yoksunluk hissi kötü hissettiriyor tabi.. Çocuklara dönersek "Bak bu senin boyunu uzatır yavrucuğum" cümlesi belli bir yaş grubunda ki çocukların ilgisini hiç çekmiyor canım. Çünkü uzun vadeler umurlarında değil, kısa vadeli sonuca bakıyorlar.Baktı ki uzamıyor ıhhh umursamıyor. Hem kabul edelim çoğu sebzenin tadı pek iştahla yenilecek şekilde değil üstelik gaz yapıyorlar.Kale,brüksel lahanası gibi aşırı gaz yapan şeyleri vermiyorum ben mesela.Zaten o nasıl bir kokudur yahu.. Ben daha çok kereviz,kabak,enginar ve aslında her çeşit ota bayılırım. Çocukken annem çok zorladığı için tükürür yada kusarmışım fakat doktor zorlamasıyla beni rahat bırakmasından bir kaç ay sonra yemekle aram düzelmiş, o zamandan beride hiç bozulmadı zaten:) 
  Yani zorlama,kavga yada tehdit/rüşvet bir işe yaramıyor yada kısa sürede günü kurtarıyor. Ayrıca rüşvet sunulan gıdanın itibarını kaybettiğini düşünüyorum."Bu yenilecek gibi değil ama yersen dondurma alırız" mesajını verince onlarda "demek ki zor yenilen bir şey ki karşılığında ödül var" diye düşünüyorlardır. Bu da çocuktan değil bizden kaynaklı bir yeme sorunu oluyor. Suçlu yine biziz yani canım.
 Yemekler hakkında konuşmayı denedim bir kaç kez.Mesela spor yapmayı çok sevdiği için tahıl grubunun enerji verdiğini,proteinlerin kas yapmasına ve güçlenmesine yardımcı olacağını söyledim.Hatta hastayken yada biz hastayken işte portakaldı,kiviydi ne bileyim nar vs gibi şeylerin içindeki c vitamini iyileştirir,ishal olunca yada kabız oluncacanın yanıyor karnın ağrıyor ama işte muz yada elma,armut gibi şeyler bunlara iyi geliyor gibi konuşuyoruz. Aslında biz herşeyi konuştuğumuz için bu bana normal geliyor yoksa her çocuğun ilgisini çekecek bir konuşma değil:)) Hurma,çiğ ceviz/fındık/badem gibi şeyleri evde hep bulunduruyorum kutu oyunları oynarken sunuyorum mesela eğlenceli vakit geçirirken iyi gidiyor.Hatta yer fıstığı ayıklamak baya eğlenceli oluyor ama etrafı batırması beni geriyor:) Ama bu sene 10kg taze fasulyeyi babasıyla beraber ayıklayıp,kılçıklarını falan temizlediler (berkayın katkısı genelde saplarını kırmak oldu ama olsun) buradan kendilerine teşekkür ediyorum:) 

  Ben en çok ıspanak üzerinde niye bu kadar ısrar var asıl onu anlayamıyorum. Ispanak yemeyen çocuk niye bu kadar dert ediliyor? Onun yerine pazı var mesela. Okulda söyledim mesela öğretmenine "ıspanak yemeyebilir bunun için zorlamayın lütfen". Çünkü çocuk soruyor ve bende ona yalan söylemiyorum, ıspanağın bir yararı yok yani varsa da kilolarca yemek lazım.Çocuk boş yere kendini bunun için zorlamasın. Yinede yediriyorlar galiba geçen gün şikayet ediyordu çünkü. Ay birde çok bilinen ama aslında demir miktarını azaltan ıspanakla yoğurt yemek var.Bazı gıdalar beraber alındıkları yiyecek yada içeceklerle etkisini attırıyor yada azaltıyor.İlk ek gıda döneminde buna çok dikkat etmiştim ama şimdi çok dert etmiyorum yalan söylemeyeyim. 


   Okuldan gelen yemek listesine çok dikkat ediyorum çünkü öğlen yediğini akşam istemediği için hem okulda, hem evde aynı yemek olduğunda sinirleniyor(!) Evet bir gün yediğini ertesi gün yemeyi sevmiyor. Hatta bir gün aynen şöyle dedi "acaba üşendin mi yoksa gezmelerden mi geldin de aynı yemeği yiyoruz biz anne!? he anne?" Yengem o sırada evdeydi kadın hala anlatıyor bu anısını:)) Aa bu arada salata konusunda biraz seçici gerçi soğan banada dokunduğu için çok sevsemde eklemiyorum.Mevsime göre salatasının içeriğine kendi karar veriyor,bende izin veriyorum.Turpları bir çok deneme sonrası dışı beyaz içi pembe olanını sevdiğine karar verdi buna biraz havuç ve kıvıcık ekleyip yağ,limon ve tuzla yiyor.Havuç gibi sert gıdaları tüketmesine diş doktoru da teşvik ediyor. Hem meyve ve sebzelerin farklı formlarda,sıcaklıklarda servis edilmesi çocukların daha olgun bir damak tadına sahip olmasını sağlıyor. Kurutulmuş,konservesi yapılmı,püre yada sıcak soğuk,buharda pişmiş gibi..

  Kötü anlaşmazlıklar ve başarısız biten anlaşmalar sonrası "sağlıklı" yiyeceklerle barış yapmak.. Var mısınız? Önce şu "ama sağlıklıııı" lafını bırakarak tabi. Kelimelerin gücü önemli! Sağlıklı demek bizim toplululumuzda maalesef  "tatsız, tuzsuz, yağsız, berbat" ile eş değer. Çocuk yada sebze sevmeyen bir yetişkin daha "sağlıklı" lafını duyduğu anda olumsuza kodlanıyor. O yüzden bu ifadeyi bırakıyoruz. Ben bıraktım bile."ayy çok lezzetli ham hum" la da çocuk mu kandırıyorsunuz siz:) Küçük ve sevimliler evet ama safta değiller! 

Reklamlar ve dizilerin bu sebze sevmemeyi doğal birşeymiş gibi lanse etmesinden de şikayetçiyim ayrıca. Ben bu durumdan gerçekten çok rahatsızım yani sebze yemeyen çocuğu üstelik kereviz yada işte kabak vs gibi özellikle adını vererek hatta o sırada çocuğun ekşimiş surat ifadesinide göstererek, işte bunu ketçapla yemek çok eğlenceli, şunla tüketmek çok lezzetli gibi lanse edilmesi aslında doğru değil. Son zamanlarda annelerin çok güzel bir imza kampanyası oldu hatta her türlü sosyal mecrada yayımlandı ama sanırım sonuç vermeyecek. Hani şu giyim mağazaları yada kitap evlerinde satılmasını istemediğimiz jelibon,şeker vs gibi saçma sapan şeylerle ilgili. Şimdi birde makarna makinamız var marcato 150 model ve inanılmaz eğlenceli oluyor uğraşmak. Bir iki tarif deneyelim bakalım tutarsa buradan da paylaşırım artık.


  















10 Mayıs 2018 Perşembe

Fırında Kuşkonmaz


    Balığın ve etin yanına en yakışan hafif garnitürlerden olsa da ben sadece öğle yemeği niyetine bile fırınlayıp tüketebiliyorum. Normalde Ege Mutfağında daha çok haşlanıp limonlu,zeytinyağlı salatası tüketiliyor olsa da ben bol parmesanla fırınlanmış halini ve kahvaltılarda da poşe yumurta yada omletle yemeyi daha çok tercih ediyorum. Ve sanırım herkesin en sevdiği hali klasik hollandez soslu kuşkonmaz ama onu evde hiç yapmadım.
 Saplarının altından yaklaşık üç parmak hizasını kadarını kesip atıyorum. Zaten elinize alıp büktüğünüzde çıt diye kırılan nokta referans olur. Kuşkonmazın üzerinde diken denilen minik yaprakları bir bıçakla temizliyorum. Kökleri kalın ise bir sebze soyucu ile tıraşlıyorum ki her yeri aynı zamanda pişsin. Mevsimindeyken buna gerek kalmıyor. Haşlayarak salatasını yapıyorsam piştikten sonra hemen buzlu suda bir dakika kadar tutup çıkarıyorum ki rengini korusun. Aynı ot salatalarında olduğu gibi zeytinyağ,limon,tuz ve taze çekilmiş karabiberle de servis ediyorum. Rendelenmiş limon kabuğunu çok yakıştırıyorum ben özellikle kabukları enfes kokan Çeşme Limonunu! 

  Burada fırında parmesanlı hali var. Sadece yağlı kağıda dizip üzerlerine sızma zeytinyağ, tuz ve limon kabuğu rendesiyle karıştırdığım galeta unundan döküp elimle karıştırdım. 180 derecede yaklaşıp 10 dk piştiler. Fırından çıkarmadan üzerlerine bolca parmesan rendeleyip 3dk daha fırında bıraktım. Bahar mevsiminde öğlen için hafif bir atıştırmalık oluyor.

12 Nisan 2018 Perşembe

Sarmaşık Otu Kavurması


     Ee Ot Festivaline gidipte sarmaşıklar, şevketi bostanlar, radika, kuşkonmaz ve turp otları alınmadan dönülür mü ? Otların yapımı çok basit hepsi haşlanıp sarımsak, zeytinyağ ve limonla karıştırılıp servis ediliyor. ama hepsini pişirmek böyle zahmetli değil. Sarmaşığın biraz zeytin acısına benzer bir tadı var zaten acı ot olarakta biliniyor. Bıçak değerse iyice acılaşacağı için elle kopartılıyor.
Sap tarafından başlanarak yukarı doğru "çıt çıt" diye kopartıldığı yerden bölünüyor. Sert kısımları atıyoruz ama ve bölmeden önce yıkamak lazım. Biraz narin bir ot yani:) 

   Tavada zeytinyağ da taze soğanı (isteğe bağlı kuru soğan yada pırasada olur) kavurup sonra sarmaşığı ekliyorum. Önce kızgın ateşte tahta kaşıkla (metal değerse acılaşıyor) çevirerek sonra kısık ateşte üstü kapalı suyunu çekene kadar pişiriyorum. En son üstüne çırpılmış yumurtayı, baharatları ve tuzu ekleyip hafifçe karıştırarak pişirmeye devam ediyorum. İlk defa deneyenlere tuhaf gelebilir ama biz Egelilerin bahar olunca pazarda görmekten en mutlu olduğu şeylerden biridir.
Genelde böğürtlen gibi dikenli bitkilerin altında yetişir.Mayısa kadar bulmak mümkündür. 

Bu arada eğer İzmir'e gidecekseniz Alaçatıdan ziyade (çok pahalı) pazar günleri kurulan Sığacık Doğal Pazarına mutlaka gidin. Köy kadınlarının sarmaları,börekleri,yöresel tatlıları ve yemeklerinin yanı sıra Kale içinde ki pazardan sebzelerinizi alabilirsiniz. Urla pazarı da yine Alaçatıya göre daha uygun ve daha güzel.

11 Nisan 2018 Çarşamba

Zeytinyağlı Sakız Kabağı


    Citta slow Sığacık pazarında bir o tezgahta bir bu tezgahta dolanırken rastladığım tazecik ve minicik, çiçekleri üstünde sakız kabakların dan almadan gelemedim tabi. Dün akşam pişirdim bugün ve yarın için ofiste öğlen yemeğinde yemeyi düşünüyorum, ev halkı kendisini tüketmiyor çünkü. Berkay biraz yoğurtla yedi ama "normalde tercih etmem" dedi. bence yoğurtla beraber harika bir yaz yemeği kendisi.
 *Zeytinyağlı yemeklere kesme şeker koyuluyor ama mevsimindeki sebeler tadı zaten çok güzel ben eklemiyorum,vegetada koyulabilir tat vermesi için ama onuda çok fazla katkı maddesi içerdiği için tercih etmiyorum.


Malzemeler

Yarım kg sakız kabağı
1 kuru soğan yada iki dal ince kıyılmış taze soğan (ben taze soğanla yaptım)
3 diş sarımsak, rendelenirse daha aromatik oluyor
2 adet domates (ben yazdan hazırladığım konservelerden kullandım)
3-4 dal dereotu ve taze nane, ince kıyılmış
2 yemek kaşığı limon suyu
Zeytinyağ



Kabakları ortadan ikiye bölüp sonra uzunlamasına dörde böldüm. Taze soğan ve sarımsağı çok az zeytinyağ da kokusunu çıkarıp hemen kabakları ve domatesi ekledim. Su eklemeye gerek bile kalmadan kısık ateşte pişiriyor daha sonra da tencereyi yavaşça sallıyorum çünkü kaşıkla karıştırınca narin kabaklar hemen eziliyor. Altını kapatınca da limon suyu,sarımsak ve biraz zeytinyağını çırpıp üzerine gezdirip, dereotunu ekliyor ve demlenmeye bırakıyorum. Enfes bir koku oluyor. Çırpılmış yoğurtla da servis ediyorum. Ilık yada soğuk hiç fark etmeden tüketiyorum:) 

27 Şubat 2018 Salı

Lorlu Bulgurlu Pazı Sarması


    Geçenlerde canım çok çekince, hem hafif hemde çocukla oyalanabilir bir tarif de olduğu için minnak evdeyken yapmaya karar verdim.Onun sardıkları her ne kadar tombik tombik olsa da bence çok lezzetli oldu. Aslında annelerimizin çocukken bize yaptırdığı küçük işler olan mantı kapatma yada bezelye,barbunya ayıklama ve bunun gibi işler şimdilerde "montessori at home" etkinliği olarak geçiyor yada "pratik yaşam becerileri" adı altında adlandırılıyor. 
Bu aslında bir ana yemek sayılmaz ama içindeki bulgurdan dolayı oldukça doyurucu bir öğün oluyor. Bol sarımsaklı yoğurtla da ılık yada soğukta tüketilebiliyor. Erzurum mutfağına ait bu tarif aslında bir vejetaryen yemeği de sayılır.
Gelelim tarife..

Malzemeler
2 bağ pazı
1 su bardağı ince bulgur
1 su bardağı lor
2 bardak su
2 ince doğranmış soğan
yarım demet maydanoz
tuz,karabiber,pul biber

Pazı yaprakları çok ince olduğu için kaynar suya batırıp çıkarmanız yeterli olacaktır. Baharatların miktarını tamamen kendi damak zevkinize göre arttırıp,azaltabilirsiniz. Bazen içine domates salçası da eklendiğini gördüm ama ben öyle sevemedim. Soğanı tereyağ da iyice çevirdikten sonra bulguru ekleyip suyu ilave ediyoruz.İç kaynadıktan sonra altını kapatıp baharatlarını ekleyip demlenmeye bırakıyoruz.Soğuyunca peynir ve maydanozu ekleyip karıştırıyoruz. Yaprağın damarlı yerlerini bıçakla kesip çıkardım ve saplarını da atmadım çünkü onunda kavurması yada omleti yapılıyor.
Sıcak suyunu üzerine ekleyip fırına verdim ama tencerede de çok kısa sürede pişiyor.Üzerine bol sarımsaklı yoğurtla servis etmeyi tercih ettim ama dediğim gibi ılıkta soğukta servis ediliyor. Afiyet olsun..















6 Şubat 2018 Salı

Berkay'ın Kereviz Çorbası

  Geçen gün ki mevsim sebzeli tavuk çorbasına alternatif bu sefer taneli olmayan bir kereviz çorbası tarifi vermek istedim. Berkay'ın bu aralar favorisi diyebilirim. İlk başta mercimek çorbası sandı bende içip yorum yapana kadar içinde ne olduğunu söylemedim.Kereviz olduğunu duyunca şaşırdı çünkü sebzenin kendine has o keskin bana göre missss kokusu ona hiç hoş gelmiyor.Ben bayılırım! Gelelim çorbanın yapımına, çok basit hatta bu yüzden Berkay ile beraber yapıyoruz.Havuç soyabiliyor yada sebzeleri üstün körü kesebiliyor hatta videosunu da ekledim becerebildiysem:) 

Malzemeler
Yarım kereviz
1 patates
1 adet pırasa
1 adet havuç
1 yemek kaş. Tereyağ
2 yemek kaş. Zeytinyağ
1 yemek kaş. Un 
4 su bardağı sıcak su

Yapılışı
Sebzeleri ortalama büyüklükte kesip tuz ve karabiberini ekleyerek kokusu çıkana kadar kavuruyoruz.Daha sonra unu ekleyip biraz daha kavurmaya devam ediyoruz.En son suyunu ekleyip kaynamaya başladıktan 5 dk sonra altını kapatıyoruz.Ilıyınca blendırdan geçirip pürüzsüz kıvama getiriyoruz.
Dilerseniz üzerine nane yakabilirsiniz daha lezzetli oluyor.Hatta ben artık normal su yerine Migrostan aldığım sebzeli kemik suyunu kullanmayı düşünüyorum.Aklınızda bulunsun derim.
Afiyet olsun.

7 Kasım 2017 Salı

Yeme Alışkanlıklarımız Değişiyor

Çoook basit ama geçerli bir kural "Çocuğunun nasıl beslenmesini istiyorsan,sende öyle besleneceksin!" Sen kolanın yanına kızartma götürürken o çocuk buharda pişmiş gacur gucur sebzeyi mi yiyecek sanıyorsun? "Amannn pizza söyleriz aç kalmasın yeter ki" diye düşünen bir annenin çocuğu bulgurlu pırasayı yemez değil mi? Bende yemem şahsen..
  Tüm ailem için istediğim yaşam boyu sağlıklı beslenme alışkanlığı edinebilmemiz.Çocuğun yeme şeklini bizim alışkanlıklarımız etkilediği için de değişim önce bizde başlıyor.Eşimle anlaşmakta en çok zorlandığımız konu bu.Alma diyorum eve, abur cubur saçma sapan şeyleri alma! Yani görseniz 36 yaşında bir adam değilde bir ilkokul çocuğunu markete göndermişin gibi bir alışveriş poşetiyle dönüyor.Sonra vay efenim akşam uyuyamamış.Ben paketli gıdayı özelliklede şekeri ve gluteni kestiğimde inanılmaz enerjik oluyorum.Ne eklem ağrısı,ne uykusuzluk,ne kronik yorgunluk kalıyor.Tabi bu benim açımdan sürdürülebilir bir durum değil.Birde psikolojik boyutu var bunun mesela bazen canım çekiyor, sonuçta çelik gibi bir iradem yok.Dışarıda almıyorum ama o sırada evde elimin altında ne varsa yiyebiliyorum:( Dertliyim bu konuda ve kendimi değiştirmeye çalışıyorum.Oğluma karşı da bu yüzden daha dikkatliyim.
  Ben çocuğunun gün içinde yediklerini porsiyon yada kalori hesabına ayırıp,kiloyla gelişim takibi yapan bir anne değilim.Aslında bir çocuğum var ve bu zor olmasa gerek ama bana göre gereksiz çünkü "olması gerek listesi" üstümde baskı yarattığı gibi olmadığı zaman da gerginlik yaratıyor."Ooo öğlen karbonhidrat yedi,akşam protein vereyim, yanınada ne içse demir emilimini arttırır acaba" diye düşünen arkadaşlarımın yanında mağara kadını gibi kalıyorum:) 
  Ek gıdaya ilk başladığımız zamanlarda daha dikkatliydim ama artık daha fazla sorumluluğum var ve çocuğumda büyüdü.Zevkleri gelişen ve "hayır" diyebilen bir çocuğa zaten herşeyi yediremiyorsunuz.Üstelik yaşına göre kalori ihtiyaçları değişiyor ve bu gün içinde harcadığı enerjiye görede değişiyor.Ne kadar su tüketiyor,öğlen uyuyor mu,şekerli gıda ne sıklıkla tüketiyor,o gün canı ne yemek istiyor.. Bu yüzden kendime sorduğum bazı sorular var.Bunlara verdiğim cevaplar beni tatmin ediyorsa tamam diyorum,iyiyiz.Bunlar;
  • İşlenmiş gıdalardan ne kadar ve ne sıklakla tüketiyor?
  • Beslenme ve ödül ilişkisi kurduk mu?
  • Mevsim dışı meyve sebze tüketiyor mu?
  • Aldığı ürünün paketini inceliyor muyuz? (okuma bilenlerin paketleri okuma alışkanlığı edinmesi önemli!)
  • Acıktım diyebiliyor mu? (Çoğu anne acıkmadan kendine uygun gördüğü saatlerde besliyor)
O gün içinde zeytinyağlı kabak yada kıymalı karnabaharı kakışlamaya çalışmaktan ziyade,uzun vadede bir sebze yeme alışkanlığı geliştirsin istiyorum.Köye gittiğimiz zamanlarda zaten işlenmiş,paketli herşeyden ve fastfooddan uzak kalıyor ve hiç aramıyor da ama önemli olan tüm bunların içindeyken de karşı koyabilmemiz.Orada yemezse aç kalıyor,güçten düşüyor ve istediği şeyi başaramıyor ya hemen araya giriyorum "o kayaya tırmanmak için kemiklerin ve kaslarının daha güçlü olması lazım bebeğim.Daha çok uğraşmalı ve denemekten vazgeçmemelisin!" hemen araya kamu supotu gibi “sen ayranını içtin mi annecim?" diye girerek farkındalık yaratma çabam ahahaha kendi halime gülüyorum.Ay resmen fırsatçılık.Hatta daha sonradan fark ettiğim daha kötü bir boyuta getirmişim olayı.Ne kadar yanlış yaklaşımlarmış:( Günü kurtarmak adına “bugün çabuk yoruldun çünküü öğlen yemek yemedin”, "bundan yemezsen kısa kalırsın amaa bak buuuu boy uzatır" Eee kısa olsun ne olacak bu bir kusur değil bir özellik aslında.Görünüşle ilgili bu çeşit bir etiketleme yaptığım için kendimden utandım.Afrikadaki aç çocukları anlatıp sen şanslısın demek kadar acımasızca yada uçak geliyor kadar saçma değil ama uygun da değil! Fark eder etmez değiştirdim bu tutumu.Zaten genel tutumumuzla uyuşmadığı için bir işede yaramadı. “İnsanlara kısa diyilmez anne!” PEKİ!
   Mükemmel değilim ve değişime açığım.Zamanla daha iyi yönde geliştiğime inanıyorum.O gün sebzesini yesin diye yaptıklarım ilerde farklı konularda sorun olabilirdi.Artık çocuğumun yedikleriyle geliştirdiği pozitif ilişkiye odaklanıyorum!Daha doğrusu buna çalışıyorum,çabalıyorum..





28 Ağustos 2017 Pazartesi

Yiyom Yiyom Pammuk Gibi Oluyorum

  Üzgün olduğum zaman (çoğu kadın gibi) canım tatlı birşeyler istiyor.Bu dün yazdığım posttaki gibi bilişsel bir beslenme şekli sanırım.Ama mutlu olduğumuzda da pastayla falan kutlama yapıyoruz..yine tatlı! Duygusal beslenmenin tehlikeli bir alışkanlık olduğunu biliyorum,yeme bozukluğu hatta,ama çoğu zaman bilinçsizce yöneliyorum.Birde mekana göre yeme var.Kadıköy'e gittim mi Cafer Erol'a uğrayıp badem ezmesi almadan yada Eminönüne gidip lokum almadan dönemiyorum eve.
   Doğum günlerinde, düğünlerde, partilerde, bebekler doğduğunda, mevlütlerde hep bir lokum,çikolata, lokma döktürme falan.Kültürümüzde bayram dediğin el açması baklava olmadan olmaz! Sacece bizde değil ki Amerikalılarda cadılar bayramında şekere saldırıyor demek ki çokta yöresel bir sorun değil.Sevgililer gününü unutmayalım bir dakika!! Kalp şeklindr çokolata yemeyen bizden değildir:) Tabi reklamlar,her yerden biten gurmeler,tavsiyeler ve food channellar.. Yahu instagram sayfamı bir açıyorum akışta hep bir yemekler,tatlılar vs geçiyor:) Yooo bende böyle değil diyebilirsin ki zaten sorun bende canım.
  Mesela o gün kendime ait özel bir günse,bir başıma vakit geçirmişsem dönüşte oğluma mutlaka birşeyler alıyorum.Bunu fark edene kadar hep tatlı vs birşeylerdi artık mini figurler falan alıyorum.Rahat hissetsemde içten içe bir suçluluk falan mı duyuyorum ki? Yoksa babam her seyahat dönüşü bize gittiği yerden tatlılar,çeşit çeşit yiyecekler getirirdi yanii bendeki durumda bu öğrenilmiş bir davranış mı? 



 Evde kurabiye yapılan gün resmen bayram havası oluyor.Mutfağa gidip gelip tepsinin başında soğusun diye bekleme,elleyip parnakları yakma,sonra sütle götürme:) Hasta olduğunda da iyi hissetsin diye kurabiye yaparım.Kendim stresli olunca kaşık kaşık tiremusu yerim.. Yemeğin iyileştirdiği tek şey iştah oluyor aslında yoksa duygular üzerinde pek bir etkisi yok ama işte gel anlat mideye..     Bende olan bu duygusal yeme sorunu bari çocuğumda olmasa, geçte olsa farkına vardım.Bundan sonra iyi hissetmesi için sarılıcam,ona özel hikayeler anlatıcam belki bir iki kitap falan alırım.Ama sanırım kendim hala tereyağında cızırdayan şatoya,çok katlı bir lazanyaya,koccaman bir pizza dilimine tav olabilirim:)


20 Mayıs 2016 Cuma

Ev Yapımı Muzlu Dondurma

Ev Yapımı Muzlu Dondurma
1,5 muz soyulup,buzdolabı poşetinde buzlukta dondurulmuş
1 çay kaşığı kakao
2 yemek kaşığı coconut milk 
Hepsini rondodan geçirip,tabağımıza alıyoruz,afiyetle yiyoruz.Üzerine hindistan cevizi yada toz fındık/badem serpilebilir tabiki.
Daha farklı meyve kombinleri üzerine çalışmalarım devam ediyor:) Yalnız onlar için ikeanın dondurma kaplarını kullanıyorum.Tadı güzel olanları burdan paylaşiciiğim tabikisi..
Afiyet olsun

19 Şubat 2016 Cuma

Jillian Michaels 30 Day Shred İle Forma Girmek

   Malum yaz geliyor hazırlık yapmak lazım.Kilomdan şikayetim yok aslında sadece sıkılaşmak istiyorum ve size tavsiye edeceğim egzersiz programı hem kilo verdiriyor hemde kaslarınızı eritmiyor.

Buradan videolarını izleyebilir başka programlarada göz atabilirsiniz.

Minnakı bırakabileceğim bir yer olmadığından spor salonuna gidemiyorsam evde çalışırım bende napim.Zaten işleride takip etmeye çalışıyorum o da vaktimi alıyor.Boğazımada hakim olamadığım gerçeği var:( Liste böyle uzayıp giderken göbeğimde jölemsi bir kıvam almış bile.Vallahi aynada kendimden utandım:( Diyet bana göre değil anacım yemeği doymak için değil zevk için yiyorum ben.Hafta içi daha sağlıklı besleniyorum ama haftasonu börekler,mantılar,pastalar,tatlılar ufuuuu..
 
 Jillianın egzersizleri o kadar işe yarıyor ki diyetle desteklemediğim halde vucudum şekillendi,sıkılaştı hatta 2 kilo bile verdim!
Ağırlıksız çalışmama rağmen kollarım ve sırtım şekillenmeye başladı bile.Bir daha başlarken 2 kiloluk ağırlıklar ile çalışıcam.
Yalnız 30 gün aralıksız yapılması lazım.Ayrıca çalışma süresi zaten kısa 25 dk civarı.Ara vermemeniz gerekiyor ki amaç kısa sürede vücudu ateşlemek.Aa birde türkçe dublajlı hali iyi değil ben her sabah youtobe den orjinaliyle beraber çalışıyorum.Kadına yok yere gestapo demiyorlar.İyice gaza getiriyor ve motive ediyor.Çok hırslı bulanlar var ve evet öyle.Bu kadın eski bir obez arkadaşlar! O halden bugünkü konumuna gelebilmek için o hırs gerekli.
Level 1,2,3 şeklinde zorluk seviyesi giderek artıyor.Başlangıç seviyesindeki hareketler bile zorlayıcı olabilir.Diğer egzersiz videolarına göre sakatlanma riski de daha yüksek, sonuçta yanınızda bir atrenör yok.Eğer önceden ufakta olsa bir spor geçmişiniz yoksa başlamadan önce bir süre ufak antremanlar yapın.İlk başladığınızdan sonra bir iki gün heryeriniz ağrıyabilir bu normal ama bırakırsanız yine hamlaşıyorsunuz.Egzersizler ardarda ve çok hızlı geçiyor ve hep zorlayıcı hareketler var o yüzden DİKKAT! Zaten doktorunuza danışmadan bulaşmayın bile kalp,tansiyon hastalarına önerilmiyor.
  Vay anasını be buralarımda da ter bezi mi varmış dedirtiyor.Antreman bittiğinde resmen su içinde kalıyorsunuz.Kulağımda hala bu deli kadının sesi var "burnn burnn".. Çok hımbıllaşmışım be şu hale bak her yanım ayrı ağrıyo çılgın kadın diye sesleniyorum, cağnıım Jillianımda bana "harika bir iş çıkardın aferinn,kendini jean alışverişinde düşün bir,hadi yarın görüşürüz" diyor.Hadi sıkıysa yarın yapma:) Banyodan çıkınca kendime bir bakıyorumda valla toplanmış kolum bacağım be.Karnım bile bi düzelmiş yani.Etraftan zayıfladın mı sen yorumlarıda geliyor.İlk başladığım gün,15.gün ve 30.gün fotoğraflarını yan yana koyunca anladım! (Ben kendi fotolarımı paylaşmıyorum ama googledan yazın bakın, 1-30gün lük değişim fotolarını nasıl gaza geliyorsunuz)
Sıkılaşmışım ben halooooo işe yarıyor.Saol Jillian,seni deli kadın ve tabiki aferim bana her gün zevkle,bıkmadan bitirdim programı.Deneyin,pes etmeyin!
Bir hafta dinleneyim de Killer Abs programı var 6 haftalık,antreman süreside daha uzun onu denemek istiyorum.
Bu göbek gidecek arkadaş!


1 Mayıs 2015 Cuma

Şekersiz Hayat Buraya Kadarmış

  Ohhhh..Bitti şükür:)Bende bittim tabi.Şaka bir yana aslında benim ilk amacım gerçekleşmiş oldu.Ben hayatımdan şekeri temelli çıkarmak için değil,kısıtlayabilmek için başlamıştım bu şekersiz 21 gün olayına.Zor arkadaş,gerçekten zor.
  Öncelikle "şeker bedenimiz için tamamiyle gereksiz ve zararlı bir hazır gıda".Bu herkes için net! Çocuğumu "rafine şekerden" mümkün olabildiği kadar uzak tutmalı,kendim içinde "olabilecek en az miktarda" tüketmeye çalışmalıyım.En önemli şey ise hareketsiz yaşam.Sağlıklı yaşamaya karar veriyorum dediğiniz noktada bu sadece beslenmeyle olmuyor.Spor şart.Zayıflamak için belli dönem diyet yapıp,egzersiz yapmak mantıklı değil.Sağlıklı beslenme bir yaşam biçimi olmalı.Kaçamaklarsa illaki olucaktır..Şeker kadar tuzlu ve asitli yiyecek-içeceklerden,alkollü sıvılardanda uzak durmak lazım.Şahsen ben öyle biri değilim.Canımın istediğini yemeliyim.Ama yapabiliyorsanız tebrik ederim wowww!
  Evet bu süre boyunca ne oldu.Bahar depresyonundan halsizlik vardı tabi şekersiz beslenme ilede alakası vardır.Kriz geçirmesemde sıkıldım,canım istedi..
Vucudumdan 1.650grm eksildi ama ben hemen yerine koyarım:) Detox suları ilede desteklendiğinde vucuttan ödem atılıyor.Spora devam edildiği sürece enerjide veriyor ama ben sevmedim.
  Sonuç derseniz memnun kaldım açıkcası.Kahvaltılarda haftasında kavanozun dibini gördüğüm meşhur çokolatalı şeyden kurtuldum,canım hiiiç istemiyor hatta ucundan bi bakim dedim tadına ıyyy çok tatlı geldi..Profiterol çok yerdim onuda aramıyorum.Gofret,abur cubur,jelibon,şekerleme,cips,şerbetli tatlı falanda istemiyorum.Ama sütlü tatlı ve dondurmayı bırakamam onu anladım:) Yaş pasta ve tiremusu offff:(iki ayda bir yapalım sizide artık. 
  Hazır şekerli gıdaları enerji almak için tükettiğim olmuştu maalesef.Aniden yükselen kan şekeri,yaşanan bir enerji patlaması ve hızla düşen kan şekeri ile gelen yorgunluk..Sonra yapay açlık,gereksiz beslenme,şişkinlik,halsizlik,suçluluk..Bunlardan kurtuldum şükür.
 Şekerli gıda tüketmeye başladım ama artık çoooook kısıtlayarak.Bu bile benim için büyük bir adım..bakalım ileride neler olacak.
 

28 Mart 2015 Cumartesi

Neden 21 Gün?

  #sağlıklıyaşamiçin dedik ve şekeri bıraktık.Cidden:) Haftada 4gün antreman yapıp,daha sağlıklı besleniyorum.
Bahaneler artık yok! Hayatımızı zorlaştıran bahaneleri ve şikayetleri bırakıyoruz! (Kişisel gelişim seminerlerindeki konuşmacılar gibi hissettim) 
"Diyet" yapmıyoruz,sağlıklı yaşam için bedenimizi temizliyoruz ve tazeleniyoruz.(yazada hazırlık oluyor bir nevi hehe)bOğlum emmeyi bıraktıktan sonra sıvı detoxta yapmayı düşünüyorum.
21günde bedenimize format atıyoruz ve sağlığımızı yine kazanıyoruz.
  Gelelim 21 gün olayına...Alışkanlıklar beynimizde 20 günde oluştuğu için 21.gün kazanılmış oluyormuş.Alışkanlıkları terketmemize yarayan,beynin yeniden programlanabilmesi için 21 güne ihtiyacımız var.Sadece irade kullanıp alışkanlık değiştirme çabamız kısa süreli işe yarıyormuş.Yani kazanan hep bilinçaltı oluyor.Bırakıp bırakıp başlamak istemiyorsanız bu programa uymalısınız.Ve allah aşkına pazartesi başlamayın emi:)
  Benjamin Disraeli "Alışkanlıkların zincirleri önce duyulmayacak kadar hafif,sonra kıralamayacak kadar güçlü olur." demiş.

Süre 21 gün! Neden? Yeni alışkanlığın zihne yerleşmesi 21 gün sürüyor.
Amaç; şekeri unutmak.Hade bakalım gelin beraber bırakalım..

25 Mart 2015 Çarşamba

Şeker Olmadan Ben Ben Değilimmm:)

  Zamanla fikirlerimin değiştiğinin farkındayım.Misal misler gibi patates kızartması dururken,etimin yanına buharda pişmiş sebze yiyorum yada eti/balığı kızartmak yerine sebzeyle karıştırıp fırına atmak istiyorum:) 
  Yoksunluk hissetmiyorum.Cold turkey durumları yok.Ama mutsuzluk,halsizlik,yorgunluk,kan şekeri dengesinin bozulması gibi şikayetler yaşayanlar var.Sporu düzenli yaptığımdan beri zaten daha enerjik hissetmeye başladım.Mutlu hissediyorum.
  Güne uzun senelerdir olduğu gibi detox sularım ile başlıyorum.
 Suyu zaten çok içerim o yüzden ekstra bir sıvı tüketme durumum yok.Yalnız taze bile olsa meyve suyu yok!Meyveyi posasından ayırmıyoruz olduğu gibi tüketiyoruz.Söylememe gerek yok sanırım her türlü gazlı,şekerli hazır içecek yasak.Kuru meyve yok,hazır soslar,ketçap,mayonez,hardal,soya sosu,reçeller,şekersiz olduğu söylenen paketli gıdalar,alkol(kokteyler ve tatlı şarap gibi),kahvaltılık gevrekler,dondurulmuş gıdalar,konserveler,kahve şurupları,beyaz ekmek yasaklı listesinde.Bal ve pekmez ilk etapta yasak çünkü amaç şekerin tadını unutmak.Daha sonra doğal olan bu şekeri alabilirsiniz.
  Ben çayımı,kahvemi zaten şekersiz içerim o konuda bir problemim olmadı.Evdeki asıl problem baklava düşkünü eşim..O tatlı yemeye devam ediyor,saolsun hiç destek vermedi.Erkekler göbeklide olsa farketmiyor tabi kadın bakımlı olmalı dimiiii hıhhh.Neyse sakinleşelim konudan uzaklaşmayalım.Ve evet biraz gerginleşebiliyorum:) 
  Her hafta yeni kavonoz açtığım ismi lazım değil çikolatalı kahvaltılığımı bıraktım.Pancake yok:( Sütlaç,creme brule,kek,pasta,dondurma,badem ezmesi,puding,salep,profiterol,mousse yok:((( Yazarken içim kan ağlıyor be! Beyaz pirinç yasak olduğu için yaprak sarma,enginar ve biber dolmasıda yiyemiyorum.Sabah spordan sonra smootie,akşam yemekten sonra nane/papatya çayı içiyorum.
  Çikolataya gelince yoğun kakao içerenlerden tercih edicem artık.Şuan canımda istemiyor zaten.Oğlandan vakitte bulamıyorum birkaç gündür içinden farklı bir çocuk çıktı sanki.Allahım o nasıl bir enerji.Benimkini emerek güç alıyor herhal:) Ayrıcaa okuduğuma göre çikolatayı ilk yemeye başladığımızda mutluluk verici hormonlar salgılasakta bunlar sonunda bizi depresif ve kaygılı yapıyormuş.Yani şeker bağımlılık yapıyor!
  Ben şekersiz ve mutluyum!Yalannnn valla yalann:((Yeni bir italyan restaurantı açıldı pizzalarından,cannoli ve hatta tiremususundan yemek istiyorum.Creme bruleyi gördüğümden beri fenalardayım offff...
Neyse daha önce bahsettiğim gibi bir motive partnerim var allahtan.Hemen yazıyorum o beni teşvik ediyor,o sapıtırsada ben onu:) Sizler bu kadar katı başlayamam derseniz daha yumuşak bir geçiş ilede başlayabilirsiniz.Bol sıvı tüketip egzersiz yapmayı ihmal etmeyin.
  Ben günlük bir rutin oluşturmaya başladım ve oğlum bile yavaştan alışıyor.Taytımı giydiğim zaman bir koşu spor ayakkabılarımı getiriyor.Tabiki çok rahat edemiyorum çünkü sağlık topunu,bazen matı bile alıp kaçıyor,dambıllarımı yuvarlıyor,ayakkabımın bağcıklarını çözüyor,üzerime tırmanıyor,bazen emmeye bile çalışıyor:)Ama yılmıyorum eninde sonunda alışacak o da.Hem yaptığım hareketlerin bazılarını tekrarlamaya başladı.Bebekle eğlenmek için sağlıklı bir yol hanımlar..
  Burda işler yolunda.Tamam.Şeker yok problem yok.Tamam.Sizide bekleriz.Tamam.:)))) 

Eyyy Ahaliii Şekeri Bırakıyoruz

  Şekeri bırakabilirmiyim? Tamamen hayatımdan çıkaramam belki ama 21 günlük #sugarfree diyetinden sonra istemeyeceğimi söylüyorlar.
  Şekere bağlı sağlık sorunları yaşamıyor olsamda başıma gelmeyeceği garanti değil ki ailemde maalesef şeker hastalığı,kalp rahatsızlıkları ve kanser vakası bolca var.Şekerin kanserleri hücreleri çoğalttığını biliyoruz değil mi? Ayrıca kilo aldırıyor,özenle baktığımız dişleri yıpratıyor,eşit renk tonu olsun aman nemsiz kalmasın diye tonlarca para harcadığımız cilt rengimizide bozuyor..Faydası yok zararı çok! 
  Bende "kötü beslenme alışkanlığı" mın önüne geçmek için hayatımdan "işlenmiş/rafine şekeri" çıkarmaya karar verdim!
• Derdim kilo vermek falan değil.Diyet zaten yapamam:) Ama içinde bulunduğum durumun "bağımlılık" olduğunu kabul ederek başlayabilirim.. Yaptığım en büyük hata, şekeri "enerji kaynağı" olarak kullanmaktı.Anlık şeker yükselmesi,ardından gelen enerji patlaması ve aniden düşmesiyle daha çok yeme isteği.Sonramı? Şişkinlik,halsizlik,baş ağrısı..Bu kısır döngüyü kırıyorum çünkü yorgun ve ağırlaşmış hissetmek istemiyorum dedim.
  İnstagramda günlük oluşturuyorum ve motive partnerimde kuzenim.Bu işler yalnız olmuyor efenim,destek şart!
• Sağlıklı yaşam için iyi uyku,iyi beslenme,spor disiplini ve hareket etmek şart.
• Biz "işlenmiş gıda bağımlılığımızdan" kurtulmak üzere bir karar verdik.
• Psikolojik rahatlama aracı olarak kullanmak istemiyoruz.
• Ömür boyu şeker yok demiyoruz sadece aşırıya kaçan tüketimimizin önüne geçip en aza indirgiyoruz.Sonrasında belki küçük kaçamaklar olabilir,eee insanız ayol canımız bir şeyler çekicek eninde sonunda.Ama ilk 21 gün kesinlikle şeker yok! 
  Açlıktan falan değil sadece canım istiyor diye yediğim çok olur.Şekeri bırakınca acaip atıştırmalıklar buldum:) Unsuz kek,çeşiiit çeşiit smootie ler,meyveli yoğurtlar(kendiniz yapınca daha güzel oluyor çocuklarınızı en baştan bu şekilde alıştırın)
  Rafine şekere vucudumuzun ihtiyacı yok!Herhangi bir besin değeri bile yok.O zaman sağlıklı yaşam için ne yapıyoruz? Hayatımızdan beyazları mümkün mertebe çıkarıyoruz.İlk hedef 21 gün! 
Neden 21 gün diyenleri bir sonraki yazıya bekliyorum:)




 #şekersizhayatım #sağlıklıyaşamiçin