bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2015 Pazartesi

Kendi Kendini Besleyen Çocuğun Maceraları

  İce'ın ekgıda ile başlayan yeme serüvenini daha önce paylaşmıştım.15aylık oğlum çorba dışında ki yemeklerini kendi yiyebiliyor.Ayrıca birinci yılın sonunda kendi kendine yemesine izin verilmeyen çocuklarda yeme bozuklukları oluşabiliyormuş.Yemek seçme,uzun seneler başkası tarafından beslenme,iştahsızlık yada obezite,sinir hali vs birsürü şeye sebep oluyormuş.Ee birşeyleri kendileri başardıkları zaman ne kadar mutlu oluyorlar hepimiz biliyoruz.Kendine olan güvenin gelişmeside artısı..
  Şimdiii herkesin fikri kendine tabiki ama ben okul çağına gelmiş ve hala benim yemek yedirdiğim bir çocuk istemem.Evlenmeden önce yadırgardım "yahu kazık kadar velet olmuş bi anası bi babası tıkıştırıyor ağzına,ben böyle yapmıycam" diye.Oğlum doğduktan sonra gördüm ki bekara kadın boşamak kolaymış:) Yapmam dediklerinizi bir küçük ateş parçası burnunuzu sürteee sürtee yaptırabilirmiş.Ama bu konuda sağlam durdum,yılmadım ve sabrettim!Restaurantlarda gördüğüm,koca koca çocukların yemeklerini kendileri yiyemedikleri(yemedikleri) için soğuk yemekleri yiyen anneleri gibi olmayacaktım.Evropalı yengem gibi yada oralarda gördüğüm anneler gibi,çocuğum mama sandalyesinde kendi başına yiyip içip dökerken ben eşimle arkadaşlarımla muhabbet edip yemekten zevk alıcaktım.Nitekim olduda.Ama çoook kirli,pasaklı,sancılı ve sinir krizli bir dönemden sonra.En baştan döke,saça,bata,çıkada olsa kendi yesin diye teşvik ettik.Gerçi hala sıkılınca elindekileri yoğuruyor,sağa sola fırlattığı oluyor ama belli bir yaşa gelene kadar çok bir tertip düzende beklemiyorum zaten.Anneme göre onun yedirmesi,çocuğun yemesini beklemekten daha kolay.Çocuğun doymuş olmasıda değil,kendi tatmin olacağı kadar miktarı yedirebilmesi önemli.Eşimin aileside eleştiriyor,"elleriyle yiyor topluca bitleniceksiniz,her öğünde temizlik yapmaktan bıkmadınmı,amann sen yedir ne olur ki eninde sonunda öğrenicek zaten"..Buarada eninde sonunda öğrenicek zaten diyen bayanın 3yaşındaki kızı taneli yemek yiyemiyor ve annesi besliyor,6yaşındaki diğer kızıda meyveleri annesi hep sıkıp verdiği için taneyle yemiyor.Eleştirmek bana düşmez kendi tercihi fakat şikayet etme noktasına gelince dayanamıyorum.Ozaman sıkma şu meyveleri ver eline yesin offf diyesim geliyor,susuyorum.
  Yemeğini kendi kendine yiyebilecek yaşta çocukları siz beslerseniz,tabiki hep sizden beklerler.Neden kendileri uğraşsın ki? En sinir olduğum şey ise heryer blw ci anne kaynıyor ama bunlar bir tek bana mı denk gelmiyor? Ayrıca bu konudan dert yanan bir ben değilim,çok anne ile konuştum.Aslında bir anneyi yine başka anneler yadırgıyor,üzüyor..Halbuki üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri yaşıyoruz.Hangi konularda hassas olduğumuz belliyken;neden duyulur şekilde yadırgama gereği duyarız?
  Gelelim kızdığım konuya.Bu pazar kahvaltısına eşimle en sevdiğimiz  mekanlardan birindeyiz,sahipleri tatlı ve ilgili insanlar.Mama sandalyeleri,çocuk oyun alanları hem kapalı hemde açık parkları var.Neyse biz yemeğe başladık ve bizim gibi çocuklu ailelerde çok.Yan masadaki ice ile aynı aylarda olduğu belli boğum boğum kız bebeğin annesi,bir yandan "hadeee ye dedim,offf,ayyy,sıkıldım,yeter buyu artık,çayım soğudu bak,aaa uçakk geliyoo,hade annem aç ağzını.."diye diye çocuğa bir şeyler tıkıştırmakta.Yalnız rahatta durmuyor "ayyy pis pis görüyomusun,ıyyy ben yediririm ömür boyu daha iyi,zayıf zaten aç işte yazık,keyif yapıyorlar orda çocuğa bakan yok" diye söyleniyor.Tabiki cevap bile vermedim,hangi birine yetişicem.Hayır kendin iki dakka rahat oturamadın,güzelce kahvaltını yapamadın diye bizim gibilere düşman olmuşsun onu anladım da ne gerek var?Ve evet çocuğum zayıf,normalide bu.Kilo problemi yok,iştahlı değil ama yiyor.Buda hem benim için hemde dr. içinde yeterli.
  Dışarda anneleri eleştiren çok insan görüyorum halbuki annelere daha çok destek lazım!Ee çenenizi tutamıyorsunuz ve illaki eleştiri yapacaksanızda mümkünse "yapıcı" olsun "yıkıcı" değil!!!
  Bizim evdede durumlar biraz sıkıntılı bu aralar.Eğer evde yatılı misafir,anane-babane/dede tayfası var ise şımarıklık son noktada oluyor.Cilve yapar,yemez,oyun ister,uyumaz..Artık bunada bir çözüm bulduk:) Şuan diş çıkardığı için üç gündür toplamda yediği 7-8çilek ve iki galeta(kendim yaptım).Üzülüyorum ama en azından emiyor diye içim bir nebze olsun rahat.Hala emiyor olması bu dönemler için avantaj.Ve bugün ilk defa akşam yemeğini güzelce yedi hemde suyuna ekmek banarak:)))Babayı taklit ediyor sıpa..Buarada tariflerimizide #iceneyiyor etiketi ile instada paylaşıyorum genelde.


Yorulucaksınız,etrafta batıcak ve evet kriz geçirip ağlıcaksınız bile ama sonucuna değer,yılmayın,sabredin!Hepinize iştahlı  günler dilerim efenim..

11 Şubat 2015 Çarşamba

Duyusal Oyun Aktiviteleri

  Son zamanlarda ülkemizde popüler olan duyusal oyun/duyusal masalar alında abd ve başka ülkelerde uzun zamandır yapılıyor.Montessori uzantılı,çocukların algılarını geliştirme amaçlı etkinlik ve oyunlardan oluşuyor.
  Duyusal masalarda bulunan farklı kumaşlar,pütürlü yüzeyler,jeller,renkli objeler çocuklardaki keşfetme duygusunu harekete geçiriyor.Çocuklar oyunları oynarken bilişsel,duygusal ve fiziksel alanlarda gelişiyorlar.Dokunma,tat alma,koku alma,duyma ve görme duyuları  nı harekete geçiren duyusal oyunlar aynı zamanda ılık,sıcak,soğuk gibi kavramlarıda öğrenmelerini sağlıyor.
  Duyusal masalarda neler yapabiliriz derseniz örnek vereyim.
• Koku Duyu Masası; lavanta,gül suyu,kahve,tarçın,kolonya,kekik,nane,kokulu taş,mum,gargara suyu.Bunları kavanozlara koyup açıp,koklatıp kapatabilirsiniz.Dikkatli olmalı ve sürekli yanında bulunmalısınız.
• Duyma Duyu Masası; müzik aletleri ile tanıştırabilirsiniz.ziller koyabilir yada havanla oynamasını sağlayabilirsiniz.Çeşitli kapların içine pirinç,mercimek,nohut koyup,sallayıp sesini dinletebilirsiniz.Kutu kola içine pirinç koyup deneyin çok hoş ses çıkartıyor:)
• Tat Alma Duyu Masası; limon,yoğurt,nane,tarçın,ananas..
• Dokunma Duyu Masası; şeker,buz,lego,renkli makarna,poşet,alimınyum folyo,sert-yumuşak yüzeyler,peluşlar,tül,zımpara,bulaşık teli,keçe,kadife,metal,ahşap,taş..
  Oyunlar sırasında bebeğinizin sürekli yanında olmalı,kaşla göz arası bir şeyi yutmamasına özen göstermeli,herşeye dokunmasına teşvik etmelisiniz.Bir anda fazla uyarana maruz kalmadan,oyunları günlere bölerek uygulamanızda fayda var.
  Ben bir kaç günde bir farklı oyunlar deniyorum yakında onlarıda paylaşıcam.
  Evdeki malzemeler ile kolaylıkla hazırlanabilecek oyunlar için size örnek resimler..










22 Ocak 2015 Perşembe

Çocuğumu Geliştireyim Derken..

  Oyun gruplarına,bebekli etkinliklere sadece çocuğumla eğlenmek,sosyalleşmesini sağlamak için gidiyorum.Birkaç şey öğrenirsede ne ala.. Ama geçen gün gözlemledim ki bu gruplarda çoğu anne yarış içinde."Aaa seninki yüzebiliyor mu hımmm","benimkide üç dilde annecim seni seviyorum diyebiliyor hıhh":)) 
Çocuğa 1,5 yaşında tuvalet eğitimi muhakkak verilmeli diyen öğretmen bir anne var!Bazı şeyler çocuğun iradesine bırakılmamalıymış.Çocuklara okulda nasıl eğitim veriyor acaba diye düşündüm bir an.
  Hergüne bir aktivite deyipte çocuğu yıpratmamalı.Bir yaşındaki bebeğine sayıları ve harfleri öğretmek için aktivite araştıran anneler var.Olayın özünü çoktan kaçırmış,kendilerini farklı bir yarışın içine sokmuşlar.Çocuğumun yaşına uygun etkinlikler varken,ne diye gidip 2-3 yaşında ancak öğrenebileceği şeyler için zorlayım oğlumu?Elime ne geçicek? Amaç beraber güzel vakit geçirip,eğlenebilmek.Ben bir oyuncak seçiyorum o başka bir tane tutup getiriyor  ve tabiki onun istediği ile oynuyoruz.Portakalın şeklini ve rengini öğrenmesi için acele etmiyorum.Gelişimine ve yaşına uygun etkinlikler yapıyoruz.Duyu masaları kuruyoruz ve en çok sulu olanları seviyor:)Önemli olansa çocuğum eğleniyor ve mutlu!Birşeyleri başarma baskısını hissetmiyor,ard arda gelen sorular ile bunalmıyor..Ben bunalıyorum tabi bazen:))
  Eyy anne ve baba lütfen "çocuğumu geliştirmeliyim" baskısı altında olmadan,oyun vakitlerinden karşılıklı keyif alarak oynayınız.
  "Erken yaşta çok şeyler öğretme" çabasında olmayın!!Her çocuğun gelişim hızı,kendi kendine öğrenme stili,merak ettikleri ve kişilikleri farklıdır.Çocuğunuzu başka bebekler ile kıyaslamayın."patronumun oğlu renkleri biliyor","eltimin kızı konuşmaya başladı benimki anne zor diyor","arkadaşımın çocuğu resmen koşuyor benimki hala emekliyor","ayşenin kızı renkli halkaları ne güzel diziyor bende hemen öğretmeliyim"...derdiniz bunlar olmasın.Çocuğunuzu başka çocuklarla yarışa sokmayın.Zamanı gelince sizin bebeğinizde renkleri,şekilleri,sayıları öğrenicek yada ingilizce şarkılar söyliyecek.Komşunun çocuğundan önce bunları yapması ise sadece sizi mutlu edicek..Verdiğiniz her bilgiyi anlayıp,uygulayabilmesini beklemek ona karşı haksızlık,onunda bir kişiliği olduğunu unutmayın.Kendi merakı,ilgisini çekenler,kendi öğrenme süreci yine kendisine özeldir.

Yemek Savaşları Bölüm 3: Sağlıklı Atıştırmalıklar

  Sağlıklı atıştırmalık yada ara öğünler çocuklara beslenmeyi sevdiriyor.Her çocuğun sevdikleri farklı olduğu gibi bazı besin gruplarına alerjiside olabildiğinden bunlar dikkatlice seçilmelidir.Tabi birde ailelerin beslenme alışkanlıkları,çocuğuna vermek istediği-istemedikleri var.Bende çoğu anne gibi en az 3 yaşına kadar tuz ve şekerden uzak durmasını istiyorum.Her öğün grubundan muhakkak vermeye çalışıyorum.Fakat İceoğlan 9.ayın sonunda bir anda süt ürünlerini reddetmeye başladı:( Peynir yada yoğurt yediremiyorum maalesef.Meyvede elma,mandalin,muz yiyor sadece,yaz meyvelerini daha çok sevmişti,zaten kim onları daha çok sevmez ki.
  "O Tabak Bitecek! Mi?" kitabında;küçük çocuklara ister yemek ister atıştırmalık şeklinde olsun,uzun yıllar boyunca günde altı yada daha fazla öğün verilmelidir diyor.Sık sık besleyici atıştırmalıklar vermek,küçük çocukların şeker yada abur cubur istemesini engellemenin en iyi yoluymuş.Bence mantıklı..
  "kendi yemeğini kendi pişiren bebe bizede pişirdiklerinden veriyor:)"

  Ben oğluma atıştırmalık yada ara öğün neler veriyorum?Aslında mevsimine göre baya çeşitlendiriyorum.Yaşına girdikten sonra ise daha da kolay oldu.Evde kendim hazırladığım için tariflerde ufak değişiklikler yapıp ona göre uyarlıyorum.Bizim ara öğünlerimiz bunlar:

Balkabaklı kek 
Ispanaklı muffin 
Kuru meyve püresi
Hurmalı toplar
Mercimek köftesi
Falafel
Humus 
Mücver
Yaban mersinli pancake
Cacık
Kumpir
Meyve salatası
Yoğurtlu meyveli smootie
Ev yapımı dondurma
Mayalı tam buğday unundan poğaça
Kabak cipsi
Peynirli patates topları

*muhallebi yada pirinç unuyla yapılan gıdaları vermiyorum.pekmezi yada balı  keklere şeker yerine ekleyen annelerimiz var bu asla yapılmamalı kansorejen maddeleri aktif hale getiriyorsunuz.inek sütü içirmiyorum.fakat bazı tariflerde azda olsa günlük süt kullanıyorum.

  "Her Çocuk Ispanak Sevmez" adlı bir kitap çıktı yeni bende haftasonu alıp okumayı düşünüyorum.Çocuğu yemek seçen anneler için yazılmış, "130 besleyici ve yeni tarif" diyor.

20 Ocak 2015 Salı

Yemek Savaşları Bölüm 2: Neyi,Ne Kadar Yicek Bu Çocuk?

  Beslenme bir alışkanlıktır.Bu yüzden doğru beslenme alışkanlıklarını oluşturmak çok önemlidir.Bu yaşlarda sağlayacağımız sağlıklı beslenme alışkanlığı,ileri yaşlarda oluşabilecek bir çok hastalığı önleyebilir.Doğru beslenme alışkanlıkları verebilmek için ebeveynlerin de model oluşturması önemli tabi.Ben önünde çatır çutur cips yerken,kola içerken,tuzu yemeğe boca ederken,çocuğuma nasıl sen yiyemezsin diyebilirim ki?
  Anne olarak ben kendimce çözümler üretiyorum.İllaki pasta,börek,çörek yada cips falan yenecekse o uyuduktan sonra:) Eşim sebze çok sevmediği için kereviz,pırasa,brokoli,karnıbahar gibi yemekleri öğlen öğününde veriyorum.İlkinde yemediyse başka zaman tekrar deniyorum.Yemeği süslüyorum hoşuna giderse tadıyor.Şuan süt ürünlerini hiç tüketmediği için dondurma veriyorum bazen,tabiki hazır değil!Taze,tuzsuz,kavrulmamış kuruyemiş yedirmeye özen gösteriyorum.C vitamini vücutta depolanmadığı için günlük alınması lazım.Meyve ve sebzelerin mevsiminde olanlarını yediriyorum.Yemek öncesinde ve sırasında fazla sıvı almamasına dikkat ediyorum.Beslenme saatlerinde tutarlı olmaya çalışıyorum ve ödül sistemide uygulamıyorum.
  Kadıköy Şifa Hastanesi,Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uz.Dr. Arzu Yaşaroğlu Erkum, 1-2 yaş çocukların beslenmesi konusunda; "1 yaş sonrası dönemde en sık karşılaşılan sorun iştahsızlıktır. Bebeğinizin 1 yaşından sonra büyüme hızı azaldığından, fizyolojik iştahsızlık dönemi başlar. 6 - 9 ay arası 400 gr. alan bebeğinizin, 1 yaş sonrası ayda 200 gr. civarı alması normaldir. Aileye bu bilgi 1 yaşına girmeden önce verilmelidir. Aileler tarafından “iştahsızlık” olarak algılanan bu dönemin çoğu çocuk için normal olduğu belirtilmelidir.Ayda 200 gr. civarı kilo alabilen,fizik muayenesi doğal bir çocuk, fazla beslenmek için zorlanmamalıdır. Her çocuk için, aileler ile porsiyonlar, besin kalite ve içeriği konuşularak belirtilmelidir. 
   Her çocuğun gelişim hızının kendine özgü olduğu,genetik potansiyeli ile sınırlı olduğu belirtilmelidir.Ailelerin iştahsızlık şikayeti durumunda, öncelikle çocuğun muayenesi yapılmalı, muayene bulguları normal, yaşına uygun persentilde büyüme hızı gösteren bir çocukta öncelikle aileler ile besin içeriği ve porsiyonların miktarı konuşulmalıdır.Çocuğun tükettiği besin, aileyi tatmin edecek miktarda değil, çocuğun gereksinimine göre ayarlanmalıdır.Çocuğun normal büyüme sınırlarında olduğu,verilen besinin yeterli olduğu konusunda aile ikna edilmelidir. İştahsızlık, büyüme hızında yavaşlama, persentil eğrilerinde (büyüme eğrileri) düşme ile birlikte,oluyorsa, tam kan sayımı, tam idrar tahlili ve hekimin gerekli gördüğü diğer testler ile hasta organik nedenler açısından araştırılmalıdır." diyor.

  Yaşında ve hala emen bebekler için örnek menüler,çocuk beslenmesiyle ilgili kitaplardan ve seminerlerden öğrendiğim kadarıyla üç aşağı beş yukarı aynı.Genel kanı 3 ana öğün,2 ara öğün şeklinde.

1 porsiyon yemek kavramından herkesin algıladığı farklı olabilir.1 yaşındaki bir çocuktan bizlerin yediği porsiyonu bitirmesi beklenmemelidir.12 aylık bir çocuk için 1 porsiyon yemek 2 - 3 yemek (çorba kaşığı)anlamına gelir.2 yaşını doldurmuş bir çocuk içinse 1 porsiyon 3- 4 yemek kaşığı demektir. 

       "gurmebebek.com dan alıntıdır"

  İceoğlanın menüsünü bunlarıda baz olarak şu şekilde oluşturdum,zamanlar ve ml ler değişiklik gösteriyor tabi burdaki sadece bir örnek.Yazdığım her kalem yiyeceği değiştirerek vermeye çalışıyorum.Sizlerde kulaktan dolma bilgilerle yada sadece okuduklarınızla değil muhakkak doktorunuza danışarak menüler oluşturun!!!
 
*Ben formül mama yada inek sütü kullanmıyorum.Büyüdüğündede süt tüketmesini istemiyorum yoğurt yada peynirin kalsiyum açısından daha faydalı olduğu tıbbi bir gerçek!

07:00 150ml anne sütü
 
09:00 otlu peynirli omlet-bir dilim tam buğday ekmeği ile
          bir dilim tam buğday ekmeğine sürülmüş peynir-avakado karışımı
          tam buğday unu ile yapılmış cevizli/fındıklı pancake
•kahvaltıda her zaman ıhlamur/rezene/papatya çaylarını değiştirerek veriyorum

11:00 ceviz/fındık/badem
          yoğurt/kefir (artık tüketemiyoruz maalesef)
          mevsim meyvesi
          taze sıkılmış meyve suyu/sebze suyu
          meyveli smootie

14:00 sebzeli tavuk çorbası
          sebzeli bulgur pilavı ve cacık
          kıymalı yeşil mercimek yemeği
          kıymalı sebzeli makarna

18:00 mevsim balığı
          köfte/sebzeli köfte
          mercimek köftesi
          yoğurt çorbası

20:00 anne sütü(yatmadan önce)

  


28 Aralık 2014 Pazar

Oyun Bebeğim

  0-3 yaş öğrenme kapasitesinin hızla arttığı dönemdir ve özel olarak desteklemek önemlidir.Bu yaş grubu için hayat oyundan ibaret.Aynı zamanda oyun onların kendini ifade etme biçimidir.
  Ee artık yaşına gelmiş bir bebekle hayat daha hızlı,bol koşturmacalı,heyecanlı ve yorucu.Ordan oraya zıplayan,bir anda tv ünitesine tırmanan,çekmeceleri yerlere boca eden,biten bulaşık makinasını yeniden çalıştıran,bulduğu her düğmeye basan,enerjisi tükenmeyen bir bebeğim var.O artık tam bir "oyun bebeği" oldu.Onun gelişimini desteklemek için yaptıklarımdan bahsedicem.
  Ama unutulmaması gereken en önemli şey sizin ona sunacağınız şeylere çocuğunuzun açık olması,öğrenmek istemesidir.Her çocuğun gelişimi,merakları ve öğrenme hızı farklıdır.Başka çocuklar ile asla kıyaslamamalı.(Bu konuyla ilgili birkaç yazı okudum sonra bahsedicem.)
  Ben ilk zamanlar şekilleri kutuya atarken hep hatalarını düzeltip doğru boşluklara atsın diye uğraşıyordum.Oğlumda hemen ilgisini yitirip oyundan kaçıyordu.Bir iki günümü aldı hatamı anlamak,onun yanlışını düzeltmeme kızıyordu.Şimdi onun keşfetmesine imkan verdiğimde uzun süre ve eğlenerek oynuyoruz.Oyunları onun yönlendirmesini teşvik ediyorum,kendine güvenmesi için onu serbest bırakıyorum.Tabiki gözlem altında serbestlik:)
  Benim küçük tazmanya canavarımın bu aralar en sevdiği şeyler çorap çekmecesini boşaltmak,kirli sepetini dağıtmak,elektrik süpürgesini kullanmaya çalışmak,dans etmek..Toplamaya ise hiiiç yanaşmıyor.Ama çamaşır asarken sepetten "all annii ıhhh-ıhh" diye bana çamaşırları uzatıyor:)İkeadan bir çadır ve tünelini aldık içinde gidip tek başına oturuyor,yakalamaca yada saklambaç oynuyoruz.Artık salonda bize yer kalmadı zaten.
Etrafında duyduğu,gördüğü herşeyi anlatıyorum,sürekli konuşuyoruz."Teşekkür ederim" ve "lütfen" kelimelerini cömertçe kullanıyorum.Ağaç yaşken eğilir şekerim şimdi öğrenmezse büyüyünce hiiiç önemsemez.Bunlar sonradan kazanılan alışkanlıklar değil bence.
  Şimdiii çocuklar ile ilgili aktiviteler bir kaç kola ayrılmış,"dil gelişimi","bilişsel beceri","sosyal gelişim","ince/kaba motor gelişimi" gibi.Öyle karmaşık şeylerde değil oldukça basit.
  "Bu kim?,"anne nerde?" gibi sorular soruyorum,isimlerimizi,mesleklerimizi anlatıyorum.Bu "dil gelişimi" için iyiymiş.
Kitapları çok erken almışım henüz ilgisini çekmeye başladı.Sayfaları çevirip anlatmamı istiyor ve en çok hoşuna giden yeri sürekli tekrar ettiriyor.Tencere,tava ve kapakları..aman allahım o nasıl bir gürültü ve o nasıl bir mutluluk:)Yemekler yapıp bize tattırıyor,başka kaplara içiçe koyuyor.Farklı nesneler ile vurup çıkan sesleri dinliyor.Bunlarda "ince motor gelişimine" örnek gösterilebilir.Bu gelişimi destekleyen oyuncaklarımızdanda evde bolca var.
4-5 oyuncağı aramıza alıyorum ve adlarını söyleyip bana vermesini istiyorum,bu oyunu onu sıkmadan farklı zamanlarda sıkça tekrar ederek oynuyoruz.Buda "bilişsel beceri" oyunumuz.
  Ben bu aralar gündüz etkinliklerimizi çeşitlendirmeye çalışıyorum,mümkün oldukça dışarı çıkarıyorum,yaşıtı çocuklarla bir araya getirmeye çalışıyorum(yalnız kendi yaşıtları ilgisini çekmiyor büyük çocuklarla oynamak istiyor).Şimdilerde fiziksel gelişimine katkıda bulunacak hemde enerjisini boşaltıcağı bir bebek spor merkezi araştırıyorum..

26 Kasım 2014 Çarşamba

Taytay Oğluma Tayytayy:)

  Bağımsızlığa giden ilk adımlar..Hakikaten karmaşık bir duyguymuş minik bebeğinizin ilk adımlarını görmek.Duygusal biri değilimdir pek ama bir an büyüyüpte evden gideceği adımların başı işte bu adımlar diye düşünmekten alamadım kendimi.Canım oğlum,herşeyim nasılda kahkahalarla yürüyorsun.Nasıl büyük bir zevk alıyorsun birşeyleri başarabilmekten..Ve ne kadar çabuk büyüyorsun:(
  Buarada her anının keyfini çıkarayım derken zaman nasılda hızlı geçiyor.Bebek günlüğü tutmanın çoook basit gözüksede zor olduğunuda anladım:)
  Gelişim evreleri her çocukta fark ediyor.Bazıları 11.aylarda bazıları ise 15.ay civarı yürüyor.Ama araştırmalar gösteriyor ki bebeklerin %90 ı doğumgününden hemen sonra yürümeye başlıyor.Yürümek onların öğrenme sürecinde büyük bir adım.Ve bebeklikten çocukluğa geçişteki süreçteki en büyük gelişmelerden.
  Gelelim "taytay" olayınaa:)Herhangi bir yere tutunmadan,bağımsız uzun süre ayakta kalabilme.Gördüğüm kadarıyla artık "Taytay Partileri" revaçta.Biz öyle bir kutlama yapmadık tabi hem zaten doğumgünümüzde yakın:)Ama yazmadanda edemedim.
  İce oğlan 9.ayda tutunabileceği herşeye asılıp kendini kaldırmayı başardı.10.aydan beride önde elleri zombi gibi uzatmış paldır küldür yürümeye başladı.İki üç adında düşüyordu ama çok hırsı bir çocuk kendi kendine kalkıp tekrar yürümeye başladı.Açıkcası biz hiç teşvik etmedik canı nezaman isterse yürüsün diye.
 "Tutun ve kalk,dengede dur ve ilerle" işte işaretler bunlar:)İlk zamanlar jöle kıvamında titrek titrek adımlar vardı şimdiyse ellerini açıp anniiii diye bazen paldır küldür bazen tepkinli yürüyen bir oğlum var.Kucağıma yetiştiği yada hedeflediği şeye ulaştığı zaman kendini alkışlıyor,çok mutlu.Elimden tutup yanımdan yürüyor ve istediği şeyleri gösteriyor.Hoş ama artık ayaklanan bir bebek daha çok dikkat istiyor.Tabii birde işin iç acıtan yanı var.Patır kütür düşme.Okadar çok düşmenin sonunda onun bile yolunu bulmuş minik tazmanya canavarım.Totosunun üstüne göre yada yandan deviriyor kendini,boynunu yukarda tutmaya çalışıyor garibim.
  Çocuğunuz yaşını geçmiş ve hala yürümüyorsa dert etmeyin lütfen.Çünkü hiç bir sağlık problemi olmadığı halde 15-16.aya doğru yürüyen çocuklar var.Erken yada geç yürümenin zeka gelişimiyle bir ilgisi yok..
  Yürüteç asla tavsiye etmiyor uzmanlar bende karşıyım ama şu tarz bir yürüme yardımcısıyla bebeğinize destek olabilirsiniz.


  


25 Kasım 2014 Salı

Sağlıklı İlk Adımlar İçin

   Miniğiniz büyüdüde ilk adımlarınımı atıyor:)Anne baba için inanılmaz mutlu ve heyecan verici bir olay.Bebeğinizin sağlıklı gelişimi açısındanda aynı derece önemli bir olay.
   Uzmanlar ilk adımların çıplak ayak ile atılmasından yana.Neden mi?Çünkü ayak parmaklarının yere temas etmesi,yürüme reflexinin gelişmesine yardımcı oluyor.Dikkat etmemiz gerekenler ise önemli ve kısa bir liste;
• Zemin kaygan olmamalı.Toprak,çim,yumuşak halı ideali.
• Çocuk yorulduysa yada istemiyorsa asla zorlanmamalı.
• Tutunup ayağa kalktığı nesnelerin sağlam olduğundan emin olunmalı.
• Bazıları düştükçe hırslanıyor,bazılarıda korkuyor.Teşvik ederken çocuğu sıkmayın bırakın canı nezaman isterse yürüsün.İlk adımlardan sonra 6ay içinde yürüyebiliyorlarmış.
• Ayakkabı seçimi önemli,doğal maddelerden yapılmış olmalı.
• Ayakkabı kesinlikle sıkmamalı,çokta bol olmamalı.Dr.lar yarım numara büyük olanın en ideali olduğunu söylüyor.
• Ayağın şeklini alan esnek fakat tabanı biraz sert olmalı ki zemindeki olumsuzluklardan etkilenmemeli.
  
  Yani en iyisi evde çıplak ayakla yada kaydırmaz çorapla,dışarda ayına uygun ortapedik bir ayakkabı edinmek.Deri ve kaydırmaz patiklerdende kullanıp memnun kalan çok anne var.Benim oğlum ayağında pek bir şey sevmediği için çorapla denemeler yapıyor.Ayakkabıyla yürümeye zorlamak iyi değil dedi doktorumuz.Ayak adelelerinin sağlıklı gelişimini etkiliyecek hasarlar verebilirmişiz farkında olmadan.Açıkcası ben hiç yürütmeye bile çalışmıyorum kendisi evin içinde dört dönüyor zaten:)
  Ama dikkattt!!!Tutunabileceği herşeye asılıp ayaklanan bebek artık ekstra dikkat istiyor demektir.