16 Haziran 2014 Pazartesi

İce'ın Yaz Gardolabıı:)

  İzmir tatilimizin gerisayımını yapıyoruz oğluşla.Sona geldik çok şükür.Şuan gökgürüldüyor ve yağmurda değil,dolu yağıyor.Şimşekler ardarda çakarken bizde bavul hazırlamaktayız efenim..ee bir ay kalıcaz kısmetse doldur eline ne geçiosa:)Yalnız hazırlanırken fark ettim ki oğluşa herşeyi almış ama bir espadril almamışız,pabuçsuz kaldı oğlan.
  Kartanesinden hallice,bembeyaz oğlum yanıp kavrulmasın diye uv koruyucu kıyafet aldım.H&M ninki oldukça uygun ve iş görür.Şişme havuzlarımız,plaj havlularımız,güneşlikli ve güneşliksiz bebek simidlerimiz herşeyimiz tamam.Ayy plaj oyuncaklarınada ne özendim ama kumdan kaleler yapardım oğluma..neyse seneye kısmetse.
İşte şapkalarımız,mayomuz ve uv koruyucumuz.H&M 
Ahoyyy ahoyyy:) Yerim o küçüçük keten pantalonunuuu..
Şortlar,atletler,çıtçıtlılar ve tulumlar..Babasıı 5tulum alırken aklın nerdeydii,bide bana abartıyorsun der.
Kuzucuğun pijamaları ve uyku tulumlarıı
Ee bu yağmurların dineceği yok,birde ağustosta karadeniz turuna çıkıcaz,sweetlerimizide aldık.H&M den ve bir büyük beden aldım..İhtiyaç olursa kolunu katlarız artık..
  Daha ananesinin aldıkları ve teyzesinin getircekleride var tabi,çaputçu aileyiz biz😊

Güncelleme; dayanamadım biiki şey daha aldım:)

Güncelleme:) teyzesinin getirdikleriyle beraber,yazlık kıyafet kotasını aşmış bulunmaktayız.
Artık her güne bir kombin yapcak kadar çok çeşit var..










14 Haziran 2014 Cumartesi

Taş Boyayalımm

  Sakinleştirici ve ucuz bir hobi;taş boyamak.İster hediyelik,ister ev dekorasyonunda kullanmak üzere,çok tatlı ve özgün şeyler ortaya çıkarabilirsiniz.
Geçen sene tatilde güzel ve pürüzsüz taşlar toplamıştım.Nasıl değerlendirebilirim diye düşünürken,herzamanki gibi internete daldım.Oldukça basitmiş.Sahilden topladığımız taşlarımızı bir güzel siliyoruz ki tozu gitsin.Kurşun kalemle eskizi çizip,asetatlı kalemle üstünden geçiyoruz.Akrilik boya ile boyayıp,vernikliyoruz.
  Ben büyük bir taneyi kapı önüne koyucam,bikaç tanede çiçeklerin yanına,pencere önüne ve hediye etmek için kullanıcam.





















8 Haziran 2014 Pazar

Renklerde Cinsiyet Ayrımcılığı mı Olurmuş???

 "Bir çocuğu eğitmeniz için tek yapmanız gereken,ona okumayı öğretmek ve sonra rahat bırakmaktır.Bundan ötesi beyin yıkamadır." Ellen Gılchrıst
   

   Bugünlerde sürekli yağmurlu olduğu için,azıcık bir güneş göründü hemen parka gittik oğlumla.Güzel güzel oynuyorduk ki sürekli orada toplanan bir teyzeler topluluğu sinirimi bozdu.Sürekli "aaa benim torun çişini söylemeyi öğrendi,bak benimki bunu yapıyo seninki daha yapamıyomu hımmm,ee bu niye konuşmuyo" konuşmalarını duyduğumdan,mümkün mertebe uzak duruyordum.Çocukları kıyaslayanlardan hiç hazetmem.Fakat tek marifetleri bunla sınırlı değilmiş.Renkleride cinsiyetlerine göre ayırmışlar!
  Önce yaşlıca bir teyze "uşağum kaç yaşındasın?" dedi."Niye teyze yaşlımı duruyorum" dedim."Yok bebeği çok seviyosun,öpüyosun,geç anne olanlar bide zor anne olanlar bukadar sever" dedi.Daha teyzenin şokunu atlatamadan grubun genci,otuzlu yaşlarında olan;bebeği sevme bahanesiyle yanaştı."Kızmı bu,ama erkeğe benziyor,toka tak buna annesi" dedi.Erkeğe benzetiyorsun madem kızmı diye niye soruyorsun dicektim ki o konuşmaya devam etti."Böyle renkler giydirirsen kız sanılır tabi".Hey güzel Allahım sabır ver! Sizi ilgilendirmez,ben niye sizin kızınız günlerdir mor tütüyle ve topuklu çocuk ayakkabısıyla dolaşıyor diye soruyormuyum diyesim geldii,sustum.
  Suç onlarında değilmiş aslında.Her haltın başlarının altından çıktığı naziler;Musevileri damgaladıkları gibi eşcinselleride rosa winkel ile damgalamışlar.Ve pembeyi kız rengi yapmışlar.Buradan pembenin erkek rengi iken nasıl evrim geçirdiğini okuyabilirsiniz.
   Dünyanın en özgür varlıklarını saçma kalıpların içine sokmaya ne gerek var?
O kız işi,bu erkek işi diye bir ayrım mı var? Cinsiyet ayrımının,toplum tarafından çocuklarımıza bu gizli mesajlarla empoze edilmesi hoş değil.Onların sağlıklı kimlik geliştirmesine yardımcı olmak için davranışlarımızıda düzeltmeliyiz.Onlar bizim konuştuklarımızdan,anlattıklarımızdan değil, yaptıklarımızdan gözlemleyerek öğreniyorlar.
  Kız çocuğu anneye mutfakta yardım eder,oğlanlar araba yada topla oynar,erkek ağlamaz,erkek adam korkmaz...Kadın ve erkek arasındaki fark sadece biyolojiktir.Oyuncaklarda bile ayrım yapıldığını görüyorum.Erkek fatmamısın sen niye arabalarla yada topla oynuyorsun vs gibi.Mor tshırt mu olurmuş..Homofobikmisiniz arkadaşlar?? Bu nasıl bir bilinçsizliktir anlayamıyorum.
  Benim eşim benden renkli giyinir mesela.Annem ona doğum gününde kotondan keten açık pembe bir gömlek almış,bana siyah beyaz bluz:)
Bizler bebeklerin cinsiyetlerini giydikleri kıyafetlerin rengine,kullandıkları aksesuarlara bakarak mı anlamalıyız?Ataerkil bir toplumun yetiştirme tarzından kaynaklanıyor bunlar.Mağazalarda bile renk ayrımı okadar keskinki,erkek bebek-kız bebek diye bölmeye bile gerek yok.
  Ben çocuğuma genelde unisex kıyafetler aldım.Beyaz hakim olmak üzere,sarılar,yeşiller,kırmızılar..Kendim denizci temasını sevdiğim için kırmızı-lacivert bir sürü kıyafet aldım:)Kızım olsa pembe mecbur alırım mağazalar zaten pesbembe ama abartmam biriki şey.Başka renk mi yok,çocuklar sanki hep aynı şeyleri giyiyor gibi hissediyor insan.Zaten herşeyi mavi giyinen erkek yada üstlerine Pembe Panter kusmuş gibi dolaşan kız çocuklarından gına geldi..

Bu arada oğlanında bugün üstündeki nar çiçeği renk tulum buydu..


6 Haziran 2014 Cuma

Eğlenceli Atıştırmalıklar

    Arkadaşımın miniğinin doğumgünü yaklaşıyor.Bizde küçüklerin seveceği atıştırmalıklar bulalım dedik.İşte çocukların bayılacağı lezzetli,şirin,sağlıklı ve kolay sunumlar..




















5 Haziran 2014 Perşembe

Tam Zamanlı(!) Anneliğim

  Yıllarını boşa geçirme! Oda ne demekse..Çocuğumu büyütmek ne zaman boşa geçen zaman oldu?Geçen yıllar kayıp değil,her anı bambaşka bir kazanç,keyif.
  Mesela geçenlerde ilk defa yüzüstü dönmüştü,amann ne mutluluk soğuk füzyonu keşfetti bebe sanki:)
Hemen video çekip babasına,anneme,teyzesine yolladım.Bunun gibi daha okadar çok anısı olucakki kısmetse.İlk kelimelerini,ilk adımlarını bakıcısı görsün istemem.
   Çocuk sahibi olduktan sonra çalışmak yada çalışmamak bence tartışmaya açık bir konu değil.Tercih meselesi.Ben çalışma hayatına geri dönenlere saygı duyuyor,yadırgamıyorsam bende aynı saygıyı beklerim.Hem şuan çalışsam,kazandığımdan çok daha masraflı olabilecek bir durumdayım.Üniversiteye başladığımdan beri çalıştığım için olsa gerek,biraz yadırganıyorum."Çalışman lazım,iş hayatında olman lazım,herkes bırakıo boşver,ver bakıcıya gitsin,annene bırak...bıdıbıdı."Annem çalışıyor,kaynanamın umrunda değil.Olsada ben bırakmam.
Hem kendi arkadaşlarımdan,hemde okuduğum bloglardan gördüğüm kadarıyla;özellikle ailesine bırakanlar sürekli şikayet içindeler."Annem altını değiştirmeyi unutmuş,kızım dedikodu dinliyor,tüm gün aynı suluğu vermiş,ben çikolata yasak diyorum onlar veriyor.." Verirde yaparda çünkü onlar öyle görmemiş,çocuklarını böyle yetiştirmemiş..Bende sürekli onlarla kavga ediceğime,kendim bakarım daha iyi diye düşünüyorum.Mesela annem,ben oğluma çocuklara özel sudan veriyorum diye ne gerek var diyor.Pekmez kesinlikle yemiyecek diyorum,zararlarını anlatıyorum,ee sana verdim ama diyor.Okumuş etmiş kadın ama annelik farklı birşey işte.Kendi anneliği beğenilmiyormuş hissine mi kapılıyorlar bilemiyorum.
  Yani çalışıp şuçluluk duyan,yada kaliteli zaman geçirmek için(oda yeni moda oldu)o aktiviteden öbürüne koşan,evini,bebeğini,eşini aksatan biri olmak istemiyorum.Çalışanı,yakınlarına bırakmak zorunda olanı çok iyi anlıyorum.Kimi meslek sevgisinden,kimi kariyer merakından,kimi ekonomik zorunluluktan çalışıyor.Çalışsınlarda çok güzel ama çalışmayanada laf etmesinler.
   Ben çalışan bir annenin çocuğuyum.O çalıştığı için ben okul,kurslar ve spordan geriye kalan vaktimi babaannem ile geçiriyordum.Çok ilgiliydi,peşimden koştururdu ama yaşlıydı.Hee bide arnavuttu tabi:)Annemin yasak dediğini verir,babamın hayır dediğine izin verirdi.Elinde kocaman şişler,birşeyler örüp dururdu:)Birgün babam patlayıvermişti,bu evde iki çocuk var anne ya üstüne düşseler,oyun diye birbirlerine zarar verseler ne yaparız diye.Sonuç;o an kaldırdı,ertesi gün işe gittiklerinde yine çıkardı.O tvde Yalan Rüzgarı izledi,kardeşimle bende izledim.Ayyy ne büyük travma:)
İkilemler arasında çok kaldık kardeşimle,çocuğum kalsın istemiyorum.
  Kreşe başlayana kadar yanında olmak,gelişimini izlemek istiyorum.Yani tam zamanlı anneyim ve çokta mutluyum!!!
  Hayatı yaşamayı bırakmadan,doya doya,kendimi ihmal etmeden,geriye baktığımda çocuğumu iyi yetiştirmiş,evimede bakmış ama kendim için pek birşey yapmamışım diye düşünmek istemiyorum.Hayata bikere geliyorum,kendimede bakmalıyım dimi ama..Hergün aynaya bakmamı arzulatacak bir kadın olmalıyım.
Buradan xlarge ailenin annesinin konuyla ilgili beğendiğim bir yazısınıda okuyabilirsiniz.

4 Haziran 2014 Çarşamba

Yalnız Loğusalık

  Ay sonunda doğum yapıcak bir arkadaşım şuan çok dertli.Anneside,kardeşleride,kayınvalideside yanında olmak istiyor.Bi anlamda iyi gibi gözüksede çok karıştıkları için istemiyor,yalnızlıkdan da korkuyor.Ne inler,cinler,periler anlatmışlar kıza.Korkma arkadaşım:)Yalnızlık iyidir.
  Loğusalık bilindiği üzere yaklaşık kırk gün süren,vücudun doğum öncesi haline dönmeye çalıştığı bir süreç.Bu süreçte ki değişkenler kişinin bünyesi,çevresinin tutumu,eşinin desteği.Eş desteği en önemlisi bence.İmkan varsa annenizin bakması kaynana,bakıcı yada kardeşten daha iyi olabilir tabi.
  Benim annem çalıştığı için loğusalığımda yanımda olamadı.(Resimde görüldüğü üzere hastanede hep yanımdaydı.)O üzüldü telaşlandı,ben takmadıkça sinirlendi.Zaten hamileykende benim yerime endişelenirdi.Kaynanam dördüncü gün falandı geldi,üç gün sonra gitti.Yalnız kaldım ve çok rahat ettim.Neden?Anlatayım..
   Doğumdan çıktığımda ilk ağrı kesicide peşinden tak diye geldi.Hastanenin bakımı harika.Benimle ilgilenen,yürüten hemşirelerin dışında,iki saatte bir gelip bebeği kontrol eden biri,birde bebek emiyormu,yardım lazımmı diye gelen güleryüzlü bir hemşiremiz daha vardı.Akşamları yanımda sadece eşim kaldı.Çok destek oldu,bebeğe hep o baktı.İlk birkaç gün yürürken yavaştım,dikişlerim az az sancıdı(özellikle wcde).Hastalık ve naz niyazdan hoşlanmayan biri olarak hemen toparladım.İşimi gücümü,yemeğimi kendim yaptım.Eşim illa ki yemek hazır olsun demedi,dışardan söyledi yada kendi hazırladı.Ütüsünü kendi yaptı.Bebeğin altını arada oda değiştirdi.Zaten bebek iki yada üç saatte bir kalkıp emiyor ve hemen uyuyor.Bebeğin bakımında çokta korkulacak birşey yokki.
   Amaaa eşim yorulmayım,bebeğe biraz alışayım,bolbolll dinleneyim diye eve döndükten birkaç gün sonra annesini getirmişti.O da yanında kocasını.Ee ben nasıl evde rahat dolaşayım,emzireyim.
Sabah kahvaltısını istediğiniz saatte yapın işte beni niye kaldırıyorsunuz ile başladık.Komposto şekersiz olsun lütfen derim yoook süt yapan bol şekerli komposto ve tatlılarmış!Kilo yapan olmasın onlar.Emzirirken yalnız olayım diye kapıları kapatıp kaçıyorum yook oğlan ağlayınca pat yanımda saolsun.Sen beceremiyorsun,sütün yaramıyor,memeyi bırakıcak bu çocuk,babasıda 6ay zor emdi zaten.Sonuç; fışkıran sütüm stresten azaldı.Bebeğim gazlı ve öyle böyle değil.Ben nerdeyse tek tip beslenicem gaz yapıcak şeylerden uzak durayım,azda olsa etkiler diye.Onlar bana mercimek çorbası,bol soğanlı salata,sarımsaklı cacık,etli nohut..ohoo daha neler neler yedirmeye çalıştılar.Yaptıkları kötü niyetinden değil biliyorum ama bebeklerin kıyaslanmasını ve işime karışılmasını sevmiyorum.Akşamlarıda bizim acaip bulduğumuz dizileri izleyince baktım eşim dayanamadı aldı götürdü.Saolsun temizlik,bulaşık,yemekte yardımcı oldu ama ben yine hep kalkıp yardım ettim.Oturamam yaşlı kadın iş yaparken,böyle oluncada daha çok yoruldum.Sonrasında mı?
Bol bol uyudum,canım acıktıkça yedim,bol bol su içtim,ılık duş aldım.Dışarıya kulağımı kapattım.İşlerimi parça parça yaptım.Emzirirken hep bebeğimi izledim ve mutlu oldukça sütüm daha da çok arttı.Bir ay sonra kuzenim geldi daha da rahat ettim.O herşeyle ilgilendi,ben oğlumla.Çıktık gezdik,yedik içtik ve güzel şeylerden konuştuk.
   Naçizane tavsiyem eve geldiğiniz ilk gün yalnız olun.Anın keyfini bebeğiniz ve eşiniz ile aile olarak çıkarın.İllaki yanınızda bir yakınınız olucaksa o sadece sizinle ve evle ilgilensin,bebeğinizin bakımıyla siz ilgilenin.(Benim gibi bir kuzeniniz varsa anneden bile iyi olur:)Emzirirken yalnız olun.Ve en önemlisi hamile olduğunuzu gören yada yeni doğum yapmış olan size,kendi kötü loğusalıklarını anlatanlardan uzak durun!!!